Anasayfa / Köşe Yazıları / Halkın demokratik kazanımını elinden almak

Halkın demokratik kazanımını elinden almak

6’lı masa anayasa taslağı yayınladı. Taslağın temel amacı; halk oylamasıyla kabul edilmiş olan mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni (CHS) ortadan kaldırmak. Yerine de adına Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem (GPS) dedikleri eskinin sistemini getirmek.

Aslında önerdikleri sistemin, tam anlamıyla parlamenter sistem olduğu da söylenemez. Zira önerdikleri taslakta cumhurbaşkanı halk seçecek ama yetkileri olmayacak. Diğer bir ifadeyle sembolik olan ve yürütme yetkisi olmayan cumhurbaşkanını halk %50+1 çoğunlukla seçecek ama 6’lı masada yer alan temsil gücü çok düşük olan parti başkanlarının gözetiminde görev yapacak. Adeta 6’lı masanın vesayetinde bir konum olacak. Nitekim önerilen taslağın, 6’lı masanın taraflara ve destek bekledikleri HDP’ye yarayacak hassasiyetle hazırlandığı anlaşılıyor.

Ayrıca önerdikleri cumhurbaşkanı pozisyonu, eskinin sıkıntılı iki başlılığa yol açmaya neden olacak nitelikte. Aslında önerdikleri sistem; ne tam parlamenter sistem, ne de tam yarı başkanlık sistemidir. 6’lı masanın ve HDP’nin istikbali için zorlama bir durumu sistem diye Türkiye’nin önüne koymak, Türkiye’yi yeniden geçmişin sıkıntılarıyla başa baş bırakmaktır.

Daha önce sıkça vurguladığımız ve bu köşede kaleme aldığımız gibi halkın doğrudan kendi hükümetini belirleme yetkisini elinden almak, halkın demokratik kazanımını yok etmektir.

Halkın doğrudan hükümet kurma yetkisini elinden alarak, halkın doğrudan seçemediği, onun yerine genel başkanların seçtiği vekiller üzerinden hükümetin parlamentoda oluşmasını hedeflerseniz, geçmişte olduğu gibi siyaset dışı aktörlere de pozisyon açmış olursunuz. Diğer bir ifadeyle eskinin vesayet odaklarının yeşermesini sağlayacak iklimi üretmiş olursunuz. Tıpkı geçmişte olduğu gibi.

Unutulmamalıdır ki; siyasi tarihimizde geçmiş sistemin ürettiği 2 sorunlu başlık vardır. Birincisi; hükümet kurma krizleri. Diğeri ise; kısa ömürlü hükümetler dönemi başlıklarıdır. Her ikisi de yürütmede istikrarsızlığın yaşanmasına yol açmıştır. Bu yüzden de hükümet olanlar, daima başkanlık sistemine geçişi düşünmüşlerdir.

Mevcut sistemde bu iki sorun bildiren başlık tarihe karışmıştır. Artık hükümetler için kriz başlığı atılamaz. Hükümet kurma krizleri yaşanamaz. Halkın iradesiyle 5 yıl için seçilen cumhurbaşkanı doğrudan halktan aldığı güçle halkın hükümetini istikrar içinde yürütecektir. Bu durum yürütmede sağlanan istikrardır ve Türkiye için çok kıymetlidir.

Israrla somut konularda (Tezkereler, İstanbul Sözleşmesi gibi) farklı fikirlerini, yönetimde olma durumunda nasıl sentezleyeceklerini ifade etmeyen 6’lı masa, şimdi de anayasa taslağıyla seçime gitmeye hazırlanmakta aslında ülkeyi belirsizliğe itmektedir.

6’lı masa cumhurbaşkanlığı için ortak aday belirlemeye niyetliyse adayını hangi sisteme göre belirleyecektir? Önerdikleri sisteme göre belirleyecekseler, yetkisi olmayan cumhurbaşkanı, 6 genel başkan tarafından yönetilen bir isim olacak. Önerdikleri sisteme geçişi sağlayacak imkanı bulamazsalar mevcut sistemin yetkilerini kullanamayan cumhurbaşkanı durumuna düşecek.

Belirledikleri cumhurbaşkanı adayı, seçim meydanlarında halka neler yapacağını, neler vaat edeceğini nasıl söyleyecek? Yoksa geçmişte olduğu gibi, yetkisi olmayacağı halde; “ekmek için Ekmeleddin” sloganlarıyla mı halktan yetki isteyecek?

Şimdiden karmaşaya ve giderek krize dönüşmeye aday bir süreci, sistem değişikliği adıyla kamuoyuna sunmak, Türkiye’ye yapılacak iyilik değildir.

Oysa mevcut sistemin; yürütmede istikrar sağlayan ve siyasete alan açan ve kapsayıcılığı genişleten niteliğinin kıymetini bilerek koruyarak geliştirmek gerekir.

50+1 gibi; her yöreden, her cenahtan, her gönülden, her düşünceden tercih edilebilmeyi gerekli kılan aritmetiğin değerini bilerek, fikir üretmek ve fikirleri sentezlemek, Türkiye’nin yararına olandır ve temel ihtiyacıdır.

Tüm bu kazanımların değerini önemsememek, halkın demokratik kazanımlarını yok saymak, asla demokratik tavır değildir. Olsa olsa yeni vesayetlere yelken açmaktır.

Önerilen Haber

2023 için emperyalizmin şer hevesini artıranlar

Türkiye’nin 2023 seçimine yönelik ilgi artıyor. İngiltere merkezli The Economist Dergisi de büyük ilgi gösteriyor. …