Anasayfa / Köşe Yazıları / Beşşar Esed’in yapması gerekenler

Beşşar Esed’in yapması gerekenler

Suriye, 2011 yılından bugüne içine düştüğü girdabın kıvranışı içinde.

2010 yılında Tunus’ta bedenini ateşe veren seyyar satıcı, esasen Ortadoğu halklarının biriken öfkesini de ateşlemiş oldu.

Bereketli toprakların yoksul çocukları olmak istemeyenlerin isyanı; babadan oğula geçen baskıcı rejimlerine, emperyalizmin kukla yönetimlerine, darbelerle, zorbalıkla iktidarları ele geçirenlereydi. Zira Ortadoğu halklarının siyasi kimyalarıyla, iktidarların siyasi kimyalarının uyumu yoktur. Emperyalist refleks buna engel olmuş, topunu, tankını, tüfeğini çekmiş ama geride kendine bağlı kukla yönetimler bırakmıştır.

Tunus’tan başlayan isyan dalga dalga yayılmış, Mısır’da sonuç almış ama o da uzun ömürlü olamamıştır.

Bu dalga Suriye’ye de yansımış, siyasi talepler iktidar tarafından şiddet kullanılarak bastırılmaya çalışılmış, o gün bugündür Suriye içine düştüğü iç karmaşadan kurtulamamıştır.

Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’in çok bilinen; “Mısır’sız savaş, Suriye’siz barış olmaz” sözü, geçerliliğini bugün de korumaktadır. Zira Suriye’nin jeopolitiği, Ortadoğu’nun stratejik denklemlerinde belirleyici önemdedir.

Nitekim Suriye’nin içine düştüğü iç kaosun hem nedenleri, hem de sonuçları arasında, farklı ülkelerin ve onların uzantılarının Suriye yönelişi vardır. Bu aktörlerin bölge üzerindeki stratejik hedeflerinin kör düğümleri, Suriye’nin üzerine atılmış, olan Suriye halkına olmuştur.

Suriye süreç içinde adeta terör tarlası haline getirilmiş, emperyalizmin emanetçi işgalcileri olarak terör örgütleri alan hakimiyetleri kurmuştur. PKK/PYD-YPG terör örgütü ABD komutasında sözde DEAŞ terör örgütüne karşı mücadele ediyor bahanesiyle desteklenmiş ve Suriye’nin en kıymetli topraklarını işgal etmiştir.

Terörün tahterevallisi kurulmuş, bir ucuna PKK/PYD-YPG terör örgütü, diğer ucuna DEAŞ terör örgütü oturtularak, birbirini besleyen mekanizma devreye sokulmuştur. Buna göre; PKK/PYD-YPG terör örgütünün yerleşmesi gereken yerlere önce DEAŞ terör örgütü gitmiştir. DEAŞ, PKK/PYD-YPG terör örgütünü meşrulaştırma aracı olarak kullanılmıştır.

DEAŞ’ın Irak’tan Suriye’ye yönelişinin de gayesi budur. Emperyalizm; kontrolü altında kurulan terörün tahterevallisi eliyle, Suriye’nin ufalanmasını hedeflemiştir.

Nitekim Mısır’da İhvan’ın önünü kesenler, Suriye’de DEAŞ’ın önünü açanlardır.

Aynı irade, aynı gaye için kirli ve kanlı planını işletmiştir.

Suriye’nin toprak bütünlüğünü hedef alan bu planın, istenilen düzeyde ve istenilen zamanda gerçekleşmesini Türkiye tek başına engellemiştir.

Önce DEAŞ terör örgütüne karşı Fırat Kalkanı askeri harekatını yapmış ve böylece önce PKK/PYD-YPG terör örgütünü destekleyenlerin gerekçesine hamle yapmış, sonra da peş peşe PKK/PYD-YPG terör örgütüne askeri harekatlar gerçekleştirmiştir.

Bugün de bu süreç devam etmektedir. Pençe Kılıç hava harekatı sonrası şimdi de kara harekatının başlaması an meselesidir.

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Beşşar Esed hakkında yaptığı açıklamalar öne çıkmış, Suriye ile üst düzey ilişkilerin başlaması gündeme gelmiştir.

Şurası kesindir ki; Esed ülkesinin parçalanmasına seyirci kalmak istemiyorsa, topraklarında emperyalizmin güdümünde ve kontrolünde garnizon işlevli kukla bir devlet kurulmasını istemiyorsa, Türkiye’nin teröre karşı verdiği mücadeleye samimi olarak doğrudan destek olmalıdır.

Adana mutabakatının ve sonrasında daha da gelişen teröre karşı işbirliğinin zeminini hatırlamalı ve Türkiye’ye koşulsuz destek vermelidir.

Meselenin özü budur. Esed’le görüşme, Suriye ile ilişkilerin başlaması, ancak bu zeminde yapılanırsa anlamlı olur.

Emperyalist işgalin ve saldırıların sona erdirilmesi için Esed’in Türkiye’yle, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teröre karşı mücadele kararlılığıyla hemhal olması şarttır.

Öyle ya; Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumaya çalışan, bölünüp parçalanmasını engellemek için mücadele eden Türkiye’ye hasmane tutumunu değiştirmesi gereken de Beşşar Esed’dir…

Bekleyip göreceğiz…

Önerilen Haber

2023 için emperyalizmin şer hevesini artıranlar

Türkiye’nin 2023 seçimine yönelik ilgi artıyor. İngiltere merkezli The Economist Dergisi de büyük ilgi gösteriyor. …