Anasayfa / Köşe Yazıları / Enerjide seferberlik

Enerjide seferberlik

Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığından kurtuluş mücadelesi sürüyor. Dünyanın yaşadığı küresel enerji krizine ve onun yıpratıcı etkilerine rağmen bu mücadele sürüyor ve başarıya ulaşmak zorunda.

Milli ekonomik seferberlik kararlılığıyla yürütmemiz gereken bu zorlu mücadelenin tek seçeneği var. O da başarmak. Bugün yaşanan küresel krizin etkilerinden en az zararla çıkmanın yolu da buradan geçiyor.

Kendi potansiyellerini aktif kılarak, en verimli, çok seçenekli kaynakların aktif güce dönüşmesi kaçınılmaz. Kalkınma iktisadı disipliniyle, kararlılığıyla çağın en ileri teknolojisini üretmeyi hedefleyerek, enerjide kendi kaynaklarına sahip çıkarak, coğrafi konumunun değerini çok iyi kıymetlendirerek ve yöneterek geleceğimize sahip çıkmamız vazgeçilmezimizdir.

Bu zemindeki kararlılık ve mücadele sürerken, akut sorunların çözüme kavuşturmak da kaçınılmazdır. Elektrik faturalarının el yakan boyuta gelmesinin önüne geçilmesi, yeni tedbirler alınması, dar gelirliyi, ücretlileri, emeklileri, çiftçi ve esnafları taşıyamayacağı bu yükün altında bırakmamak esastır.

Devlet tüm araçlarıyla, silahlarıyla ve varlık nedeniyle bu ateşi söndürmek için seferber olmalıdır. Bu bağlamda bugüne kadar yaptığı önemli desteklerin yanı sıra yenilerinin de devreye girmesi beklenmektedir.

Bu konuda bu günlerde önemli adımların atılacağı biliniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu duruma ilişkin kararlılık açıklamaları, “vatandaşlarımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz” sözü herkesin en önemli umudu.

Türkiye’nin milli enerji politikası kapsamında yatırımlar da sürüyor. 2023 yılında işletmeye alınacağı belirtilen Karadeniz’de keşfedilen 540 milyar metreküplük gazın, konutların 25 yıl, sanayinin 10 yıllık ihtiyacını karşılayacağı hesaplanıyor. Yeni keşiflerle de doğalgazda dışa bağımlılığımızın giderileceği günleri umutla bekliyoruz. Bekliyoruz zira artık kendi sismik arama ve sondaj gemilerimizden oluşan filomuz var ve kendi denizlerimizi kendimiz arayacağız, bulacağız, çıkartacağız ve işleteceğiz. Bu imkana kavuşmamız, devrim niteliğindedir.

Unutulmamalıdır ki, ülkelerin ulusal hidrokarbon teşkilatları, ulusal istihbarat teşkilatları kadar önemlidir ve üzerine titrenir. Bu konuda Türkiye’nin yolu açıktır, iradesi sarsılmazdır.

Nükleer enerji de devreye girecektir. Akkuyu’nun 4 üniteli santral inşası devam ediyor. Nükleer santralin ilk enerji üretimi 2023’te olacak ve 2026 yılında tamamı devreye girecek ve yılda 35 milyar kilovatsaat elektrik üretilecek.

Bir başka son derece önemli yatırım da; Çin Devlet Şirketi olan Shanghai Electric Power Ltd. Company ile Türk şirketi EMBA Elektirk Üretim A.Ş. ortaklığında yakında faaliyete geçecek.

Adana’nın Yumurtalık ilçesi sınırlarında tamamlanma aşamasına gelen “Hunutlu Termik Santrali”, iki üniteden oluşan 1320 MW (2x660MW) gücünde.

Sabit yatırım tutarı 2,17 milyar dolar olan Hunutlu Termik Santrali, %100 öz sermaye ile gerçekleştiriliyor yani Türkiye Cumhuriyeti’nde bankalardan hiçbir kaynak kullanılmamış.

Santral kömürün %50 sini yerli kömür Soma’dan sağlayacak.

Yılda 8.000 saat kesintisiz üretim yapacak şekilde kurulan santral, yılda 11,5 milyar kilovatsaat elektrik üretecek. Sadece bu imkan ile bile arz güvenliği açısından yakın geçmişte yaşadığımız elektrik kesintileri sonlandıracak düzeyde.

Santralin arazisi kamulaştırma yapılmadan, arazi sahiplerinden satın alınarak temin edilmiş. Yatırımcıların ortaya koyduğu teknik bilgiye göre de çevre dostu olan bir tesis niteliğinde. Yatırımda hiçbir teşvik kullanılmamış ve yatırımcılar tarafından devletten alım garantisi de talep edilmemiş. Görünen o ki, yatırım sadece Türkiye ekonomisine ve Türkiye’deki siyasi istikrara güvenerek yapılmış çok kıymetli bir yatırım.

İlk ünite nisan ayında, ikinci ünite ise ağustos ayında üretime başlayacak olan santralin resmi açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping birlikte de yapması planlanıyor.

İnanıyor, güveniyoruz gelecek Türkiye’nin yükselişini kaydedecek. Bu sürecin sonunda da tarih; tam bağımsız Türkiye davasının inananları ve başaranlarıyla, tam bağımsız Türkiye davasıyla zıtlaşanların ve yenilenlerin tarihi olacak.

Önerilen Haber

Gezi kalkışması, 15 Temmuz’un önsözüdür

Gezi Davası’nda alt mahkeme kararını verdi. Şimdi de üst mahkeme süreci başlayacak. Alt mahkemenin kararı …