Anasayfa / Köşe Yazıları / Baerbock istedi, Çavuşoğlu söyledi

Baerbock istedi, Çavuşoğlu söyledi

Almanya’nın Dışişleri Bakanı Baerbock geçtiğimiz Cuma günü Türkiye’deydi. Ortak basın toplantısında Baerbock’un sözleri üzerine Türkiye’nin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu gerçekleri bir kez daha açıkça en etkili sözlerle ortaya koydu.

Baerbock konuşmasında; AİHM kararı kapsamında Osman Kavala’nın serbest bırakılmasını isteyerek, “dostluk yüzeysel sözler söylemek değil, dürüst olmak önemli” dedi.

Bu konuda ve ifade ettiği diğer hususlarda istediği “dürüst” açıklamaları, Bakan Çavuşoğlu çok net olarak ortaya koydu ve dedi ki;

“Kavala yorumları kendi yorumunuzdur. Yunanistan’dan geldiniz, 14 yıldır uygulanmayan kararları anlatsanız saygı duyardım. Türk azınlıkların hakları uygulanmıyor. Fransa’da 11 yıldır uygulanmayan haklar var. Norveç, çocuk haklarıyla ilgili AİHM kararları uygulanmıyor. Almanya’da AİHM kararı var. Hapishanede işkenceyle ilgili. 6 yıl önce alındı. ‘Benim ülkemde uygulanmıyor’ deseniz saygı duyarım. AİHM’in aldığı serbest bırakma kararı uygulanmıştır. Farklı suçlamalardan ceza almıştır. İç hukuk içinde mahkemelere başvurabilir. AİHM, Türkiye’de iç hukuk yolu tükenmeden karar alıyorsa, bu siyasi bir karar olur. Bu kadar karar uygulanmazken, niye Kavala konusunu gündeme getiriyorsunuz. Çünkü Kavala’yı fonluyorsunuz. destekliyorsunuz.

Baerbock, Türkiye’nin Suriye’de ki terör örgütlerine yönelik yeni bir sınır ötesi operasyon hazırlığına ilişkin de şu sözleri sarf etti;” Yeni bir askeri çatışma insanlara acı yaratacaktır. İstikrarsızlık DAEŞ gibi örgütlere yarayacaktır.”

Bakan Çavuşoğlu bu konuda da, Baerbock’ın istediği gibi “yüzeysel” değil, yine açık, net ve dürüstçe cevap verdi ve dedi ki; “NATO’da iki müttefik ülkeyiz. Terörle mücadeleye ilişkin bugün kaygılarımızı kendilerine aktardık. Son dönemlerde listelerini verdim. Almanya’da PKK faaliyetlerinde artış görüyoruz. Sembol ve paçavraları ile birlikte. Savunma sanayide kısıtlama devam ediyor. Müttefiklik anlayışına uygun olmadığını ilettik. Suriye’de Türkiye olarak tüm terör örgütlerine karşı şehitler verdik. bugün tehdit oluşturuyorlar. Müttefiklerimizden beklentimiz, ‘terör kaygılarını anlıyoruz’ derken, sadece sözle değil katkı vermelerini bekleriz. DAEŞ’le mücadele etmek istiyorsanız sahaya inersiniz. YPG DAEŞ’le mücadele etmiyor.”

Bakan Çavuşoğlu, Almanya’nın Yunanistan ve Doğu Akdeniz konusunda gerçeklere sığmayan taraflı tutumuna yönelikte yine açık, net ve “yüzeysel” olmayan, dürüstçe açıklamada bulundu ve dedi ki,“İhtilaflı konularda taraf tutmak doğru değil. Almanya’dan beklentimiz bu değil. Bizim Yunanistan ile ihtilaflarımız var. Barışçıl çözülmesi için görüşmeleri başlattık. BM’ye yazdığımız mektup açık. Adalar Yunanistan’a verildi. Bazı adalar için şart konuldu. Ama Yunanistan bu maddeleri ihlal ediyor, silahlandırıyor. AB üyesi diye yanlışa rağmen sahip çıkmak doğru değil. Yunanistan’ın verdiği cevap hukuki değil. Haksızsa ‘Haksızsınız’ diyemiyorsunuz, bunu diyemiyorsunuz. AB üyesi olmak her hakka sahip olmak değildir.”

Tüm bu söylenenler gerçek değil mi? Türkiye’nin bu haklı mücadelesinde yaşananlar açıkça ortada değil mi? Bu durumda ne yapılmalıdır? Yeri her geldiğinde bu gerçekler muhataplarının yüzlerine söylenmemeli midir? Var olanlar yokmuş gibi mi davranılmalıdır? Bu mudur gerçek diplomasi?

Diplomasi; açıkça konuşamamanın, gerçekleri ifade etmekten çekinmenin, ezilmenin, bükülmenin alanı değildir.

Türkiye’nin bugüne değin sözde müttefiklerinden ona yönelen küresel kuşatma çabalarına karşı verdiği mücadele sürüyor. Küresel vicdanı yok edenlere karşı gerçekleri ortaya koyarak, sahada da, masada da mücadelesi sürüyor.

Dün Davos’da,Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın,”one minute” çıkışıyla başlayan, diplomasinin gerçekleri gizlemeden ve ikiyüzlülükle perdelemeden yapılması hakikati ve kararlılığı sürüyor.

Alman Dışişleri Bakanı, söz konusu basın toplantısından sonra CHP-İYİ Parti ve HDP ile de görüşmeler yaptı. Basına kapalı yapılan bu görüşmelerde neler konuşulduğu merak konusu.

Bakan Çavuşoğlu’nun dile getirdiği gerçekler zemininde neler konuşulmuştur?Türkiye’ye yapılan haksızlıklar bir kez de onlar tarafından dile getirilmiş midir?

Türkiye’nin, terör örgütleri; FETÖ,PKK/PYD-YPG,DEAŞ’a karşı mücadelesini baltalamaya çalışanlar arasında Almanya’nın da olmasından ve yine Doğu Akdeniz’de, Mavi Vatan’da Türkiye’nin karşısında yer alanlar arasında Almanya’nın olmasından duydukları rahatsızlığı onlar da ifade etmişler midir?

Merak ediyoruz…Ne dersiniz? Etmeyelim mi?

Önerilen Haber

Annelerin yüreği emperyalizmin kirli oyununu bozacak

17 Ağustos 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleşen “Evlat Nöbeti “çalıştayının düzenleyicileri ve katılımcılardan oluşan bir heyetle …