Anasayfa / Köşe Yazıları / Türkiye’nin siyasetine ABD’nin müdahalesini isteyenler

Türkiye’nin siyasetine ABD’nin müdahalesini isteyenler

Hep söylüyor, hep yazıyorduk ki; Türkiye’nin iç politikası, ABD’nin dış politikasıdır.

Trump döneminde özelikle derin ABD’nin tüm unsurları, Türkiye’nin dış politika stratejisine kendi çıkarları doğrultusunda yön verilmek için büyük çaba sarf etti. Bu çaba; Türkiye’nin hayati meselelerdeki duruşunu zedelemeye, geri adım attırmaya dayalıydı.

FETÖ, PKK/PYD-YPG terörüne karşı verilen mücadelede Türkiye’nin geri adım atmasını istediler. Suriye’de PKK eliyle oluşturulmak istedikleri garnizon devletçiğini Türkiye’nin kabul etmesini istediler.

Türkiye’nin hava savunma sistemi ihtiyacına yönelik olarak da aynı tavrı sergilediler. PKK terör örgütünü binlerce TIR dolusu silahlarla ücretsiz olarak donatırken, Türkiye’ye Patriotları satmadılar. Bunun üzerine Türkiye, ihtiyacını Rusya’nın S-400’lerden sağlayınca da, kullanmasını istemediler. Üstelik F-35 uçaklarının parası ödenenleri bile vermek istemediler. Kapsamlı bir ambargo hazırlığı yaptılar. Açıkça Türkiye’nin hava savunma sistemi olmasın istediler.

Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin coğrafi gerçeklere ve uluslararası hukuka dayanan haklı çizgisini de zedelemek istediler. Yunanistan’ın ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hukuk dışı taleplerini desteklediler. Türkiye’nin Mavi Vatan stratejisine muhalefet ettiler.

Ermenistan’ın 28 yıldır hukuk dışı, ahlak dışı işgaline karşı hem kılını kıpırdatmayıp, hem de Azerbaycan’ın, Ermenistan’ın işgaline karööşı başlattığı haklı mücadelesinin yanında duran Türkiye’yi, bu desteğinden dolayı yıldırmaya çalışıp, hedef haline getirdiler.

Şimdi ABD, Biden’lı döneme hazırlanıyor. Biden’ın daha aday adaylığı döneminde, Türkiye’de muhalefeti destekleyerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçimde devirmenin planını yapan sözleri ortaya çıktı.

Obama’nın 2.döneminden itibaren boyutlanan ve Trump döneminde de eksilmeyen Türkiye’yi sıkıştırma çabalarının, şimdi yeni bir döneme girilirken nasıl bir düzeyde seyredeceği görülecek.

Bu noktada iktidarın tavrı kadar önemli olan muhalefetin tavrının ne yönde olacağıdır. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi Biden’lı dönemde Türkiye’de siyaset kurumu yeni bir sınava girecek.

Tam da bunları konuşurken, CHP’nin Dış İlişkilerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz’ün, Türkiye’ye ilişkin Biden’dan neler beklediklerini ifade ettiği konuşması kamuoyuna yansıdı.

VOA (Amerika’nın Sesi) haberine göre; Çeviköz Amerikan Alman Marshall Fonu (GMF) adlı düşünce kuruluşunun da yaptığı konuşmada; “Biden’ın Türk-Amerikan ilişkilerini onarmak için Türkiye’ye Trump’ın önermediği neleri önerebileceği” sorusuna Çeviköz, “Demokrasi” yanıtını vermiş.

Çeviköz, “Biden yönetiminden ilk beklentimizin şu olacağını düşünüyorum: Hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, yargı sisteminin siyasetten arındırılmasına, güçler ayrılığına, demokratik reformlara, medya, ifade, toplanma özgürlüğü gibi tüm temel hak ve özgürlüklere çok güçlü bir vurgu yapması” diye konuşmuş. Bir bakıma ABD’den, Biden’dan iç politikamıza, ülke yönetimine müdahale talep etmiş.

Ayrıca Çeviköz; Türkiye’nin Libya’ya silah ambargosunu içeren BM Güvenlik Konseyi kararına uymamakla eleştirmiş, KKTC’de kapalı kent Maraş’ın kısmi şekilde yeniden açılmasını desteklemediklerini, bunun BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olmadığını da söylemiş.

CHP iktidar olduğunda da Rusya’dan satın alınan S-400’lerin iptal edileceğini duyurmayı da ihmal etmemiş. Kısaca Biden’ın ve ABD’nin derin yapılarının hoşuna gidecek her şeyi eksiksiz söylemiş.

Öyle görünüyor ki; Biden’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı muhalefete çizdiği rotaya CHP yönetimi uygulamak üzere dört elle sarılacak.

Türkiye’nin Türkiye’den yönetilmemesi için yeni bir küresel saldırının zemini hazırlanacak.

Bugüne değin emperyalist kuşatma çabaları içinde her yolu denediler.15 Temmuz’a kadar denenenlerde ve 15 Temmuz’da devreye sokulmak istenen kaos planında istediklerini elde edemeyenler yeni arayışa girdiler.

Emperyalizmin yeni arayışlarının uzantısı olmaya niyetlenenler bizden olamazlar, bu toprağın çocuğu olamazlar.

Kim ne ararsa arasın, kimler bu arayışın piyonları olmaya niyetlenirse niyetlensin. Hiçbir kuvvet Türkiye sevdalılarının istiklal yürüyüşünü durduramayacak. 

Önerilen Haber

“Kontrollü Darbe” karalamasının maksadı hasıl olmuştur

15 Temmuz gecesinden itibaren safını belirleyenlerin vatan sınavı sürüyor. Aynı duyarlılıkla, aynı kararlılıkla emperyalist kuşatmaya …