Anasayfa / Köşe Yazıları / Kaybettirmeye çalışanların ittifakı

Kaybettirmeye çalışanların ittifakı

HDP Eş Başkanı Sezai Temelli; “Kürdistan’da kazanacağız, batıda da AKP ve MHP’ye kaybettireceğiz… 31 Mart seçimleri AKP-MHP bloğuna karşı demokrasi güçlerinin adayı bizim de adayımızdır. Oyunuzu ona basın. Herkes anladı mı? AKP-MHP ittifakına kaybettireceğiz. Hangi partiden olursa olsun, bugüne kadar hangi partiye oy vermişse bugün yan yana geleceğiz” diyor.

HDP’yi yönetenlerin bu yaklaşımı; CHP, İP ve Saadet Partisi’nin içinde bulundukları yerel seçime yönelik siyasi iklimi tarif ediyor. Aslında bu iklim yeni yapılanmadı. Gün yüzüne anayasa değişikliğine ilişkin referandum sürecinde çıktı ve 24 Haziran seçimlerinde boyut kazandı ve bugüne taşındı.

Görünür ana aktörler olarak bu dört siyasi partinin yapılandırdığı siyasi iklimde; ittifaktaki partilerin yan yana duruşunda enine boyuna harmanlamış bir fikri buluşma, ülke geleceğine dair derinlemesine fikri yaklaşımlar, ülke çıkarlarına dayalı özen gösterilecek söz ve eylemler yer almıyor. HDP’yi yönetenlerin dillerinden düşmeyen sözde “Kürdistan” vurgusundan rahatsızlık duyulmuyor. Hatta CHP’nin bir ilçe belediye başkan adayı, “oyumu Kürdistan’a vereceğim” diyen şahsa “o zaman bize vereceksin” diyebiliyor. Bir CHP milletvekili “PKK’lının da oyuna talibiz” diyerek, bu sözün vicdanlardaki yerini ve toplumsal karşılığını hiç önemsemiyor.

Demokrasiyi, barışı, insan haklarını, küresel sömürü ve terör baronlarının maşaları olarak kurşunlayan PKK terör örgütünün elebaşlarının terminoloji olan sözde “demokratik güçler”vurgusu, HDP’yi yönetenlerce AK Parti-MHP yani Cumhur ittifakına kaybettirmeye çalışanlar için kullanılıyor ve bundan da rahatsızlık duyulmuyor.

Bütün mesele kaybettirmek üzerine kurulu. Öne çıkan bu dört partinin arzuladıkları hedef için benimsedikleri yöntem, kazanmaktan çok kaybettirmek. Kazanmayı öncelikli sayan yöntem ile kaybettirmeye odaklı yöntem arasında önemli farklar var. Sıralayalım;

• Kaybettirmeye dayalı yöntemin içeriğinde fikri derinlik, kabul edilebilir ve çok iyi tespit edilmiş çözüm önerileri öncelikli değildir. “Siz olsanız daha iyi nasıl yapardınız?” sorusu bu yöntemi benimseyenlerin ajandalarında önemsizdir. Esas olan kaybettirmek istediklerinin istisnasız her yaptıklarını kıyasıya kötülemektir. Bu yöntemin varacağı sınır da yoktur. Bazen yöntem karalamaya varan koyuluğa erişebilir.

• Kazanmaya çalışanların beraberliği, fikri zeminde harmanlanmayı, buluşmayı gerektirirken, kaybettirmeye çalışanların ittifakında her şey sonraya bırakılır ve bugün için düşmanlaştırılmış karşıtlık üzerinden kaybettirme esasına odaklanılır. Bu durum gelecek için belirsizliğe yol açar ama bu sorunu propaganda teknikleriyle örtmenin yolları denenir.

• Kaybettirmeye dayalı yöntemde karşıtlığın düşmanlaştırma çabası hakim olur ve buna göre; olmayanı varmış gibi, var olanı yokmuş gibi gösterebilmeye varan kin ve nefretin dışavurumuyla zihin tutulması, göz kararması baş gösterir. Bazı kavramları önemsizleştiren, değersizleştiren, bazı kavramları da olağanlaştıran (Kürdistan, PYD/YPG gibi) düzeye varacak kadar sınırları aşabilir.

• Kaybettirmeye odaklı yöntem gözü kara içeriğiyle ülke dışından da desteğe açıktır.

“HDP’yi yönetenlerin “kaybettireceğiz” nutuklarının esası, sıraladığımız bu hususların uzantısı, içeriği, yansımasıdır. Görmek isteyenler için artık her şey çok açıktır…

Önerilen Haber

Hendek terörünü unutturmaya çalışanlar (1)

PKK’nın siyasi ayağı olarak varlığını korumak isteyen HDP’ye, ısrarla taşıyıcı annelik yaparak, sözde demokrasi havarisi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir