Anasayfa / Köşe Yazıları / Onlar da 2023 seçimine hazırlanıyor

Onlar da 2023 seçimine hazırlanıyor

AB’nin, Avrupa’nın ve özellikle ABD’nin Türkiye’nin iç politikasına ilişkin yakın ilgisi ve beklentisi sürüyor. 2023 seçimine onlar da hazırlanıyor. Daha doğrusu muhalefet adayının belirlenmesinde irade ortaya koymaya çalıştıkları artık bir sır değil. Üstelik bu durumun muhalefet cephesinde de karşılığı olduğu anlaşılıyor.

AB, Avrupa ve özellikle ABD çevrelerinden gelen yüksek sesli, açık seçik muhalefet desteğine dair açıklamalara da aynı açıklıkta ve yüksek tonda muhalefet cephesinden reddedici cevaplar verilmemesi de bunun işareti. Ayrıca son zamanlarda büyükelçilerin görüşmelerinin sıklaşması da bunun bir başka işareti olarak görülüyor.

Bu arada İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun 6 muhalefet partisinin hazırladığı bildiriyi bir büyükelçiye düzeltmeye gönderildiği iddiası, taraflarca reddedilse de, hatta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İçişleri Bakanı hakkında suç duyurusunda bulunacağını ifade etmiş olsa da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geri adım atmayarak; suç duyurusundan memnuniyet duyacağını söyleyip, “Türkiye önümüzdeki günlerde bu konularda çok yeni şeyler duyar” ifadelerini kullandı.

Şayet bu durum ispatlanırsa gerçekten oldukça vahim bir duruma işaret eder ve 6 muhalefet partisinin bildirisinin düzeltilmesiyle yetinilmeyeceğini ortaya koyar ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında muhalefet adayının kim olacağına ilişkin aktif rol üstlenecekleri anlamına gelir.

Bu süreç ABD Başkanı Biden’ın adaylık sürecinde sarf ettiği sözlerle boyutlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bu defa seçimle devirmenin yolunun muhalefeti açık açık desteklemekten geçtiğini açık seçik olarak ifade eden sözlerle boyutlandı. Peşinden birçok temas, birçok beyanat, birçok rapor destek sürecine dahil oldu.

Bugünlerde ABD’li bir Kongre üyesinin Türkiye için sarf ettiği sözler çok dikkat çekici. ABD Kongresi’nin Dış İlişkiler Komitesi’nde 31 Mart 2022’de düzenlenen “Doğu Akdeniz’de Fırsatlar ve Sınamalar: ABD’nin Çıkarlarını ve Bölgesel İşbirliğini İncelemek” konulu oturumda toplantıya başkanlık eden Kongre üyesi Bill Keating konuşmasının önemli kısmını Türkiye’ ye ayırarak, Türkiye’nin nasıl kontrolden çıktığına ve buna karşı ne yapılması gerektiğine ilişkin görüşler ileri sürüyor. Keating konuşmasında diyor ki;

“Türkiye’nin Rusya’yla kurduğu bağlantı mantıklı değil. Teknoloji konseyi, tedarik zinciri konuları, bu ekonomik meselelerde AB müttefiklerimizle daha yakın çalışacağımızı düşündüğümüzde Türkiye’nin değişmeyeceğini düşünmek hiç mantıklı değil. Değişecekler, gün gibi açık. Yerel olarak da İstanbul’da ve diğer bölgelerde demokratik çabalar var. Gidişat belirli bir doğrultuda ve gelecekte varacağı yer çok açık.

ABD olarak yaptığımızdan farklı ne yapabiliriz?’ diyerek Keating, cevabını şöyle veriyor;

“İstanbul Belediye Başkanı’yla, başka insanlarla oturumlar için görüştük. Bence bu artık oynamamız gereken bir kart. Türkiye’nin bu noktaya gelmesi için bekleyemeyiz. Onları bunun içine çekmemiz lazım. Onların öz çıkarları için, onların egemen çıkarları için. Gerçek çıkarlarının nerede olduğunu fark etmeleri için ABD mutlaka harekete geçmelidir.”

Geçip de ne yapacak? Yine neyi, nasıl planlıyorlar? Kimden bu cesareti alıyorlar? 15 Temmuz’dan ders çıkarmadılar mı? 2023 seçimi onlar için neden bu kadar önemli?

Şüphesiz bu sorunların cevabını bilmeyen yok.

Ama ABD’den gelen bu sözler ve bugünlerde yayınlanan ABD’nin İnsan Hakları raporunda Türkiye’ye ilişkin asılsız beyanlara dayalı saldırgan ve hasmane tutum bir kez daha ortaya koyuyor ki, her zaman ifade ettiğimiz gibi; Türkiye’nin iç politikası, ABD’nin dış politikası olmaya devam ediyor.

ABD ve Batı Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan için hangi şer planı tasarlarsa tasarlasınlar son sözü Türk Milleti verecektir.

Ancak ABD ve Batı’dan gelen bu şer hamlelere karşı içimizdeki siyasilerden ve siyasi yapılardan sempatiyle eğilim gösterenler, ilgi duyanlar, heveslenenler çıkarsa bilsinler ki, tam bağımsız Türkiye hedefinin hasımları olarak tarihe işlenirler.

Önerilen Haber

Gezi kalkışması, 15 Temmuz’un önsözüdür

Gezi Davası’nda alt mahkeme kararını verdi. Şimdi de üst mahkeme süreci başlayacak. Alt mahkemenin kararı …