Anasayfa / Köşe Yazıları / PKK terör örgütünün kayyım oyunu

PKK terör örgütünün kayyım oyunu

PKK terör örgütünün siyasi kolu HDP/DEM seçim öncesi olduğu gibi seçim sonrasında da Kandil’in belirlediği stratejinin gereğini yapıyor.

Her seçimde olduğu gibi son yaşanılan yerel seçimde de terör örgütünün elebaşları örgütün siyasi kolu üzerinden siyasi zemini, demokrasiyi, hukuku zedelemeye devam ediyor.

Öncelikle siyasi kolunun aday listelerini belirliyor. Özellikle yerel seçimde soruşturma, kovuşturma sürecinde olan veya örgüt iltisakı kolayca tespit edilebilecek isimleri aday göstererek, halkın önüne koyuyor. Bu durumda olan sadece Hakkari Belediyesi değil, Van da dahil 20’inin üstünde belediyede aynı nitelikte adayların belirlendiği anlaşılıyor. Bu adayların seçilmesi durumunda anayasanın 127.maddesi ile 5393 sayılı Belediyeler Kanunu’nun 45,46 ve 47.maddeleri gereğince kayyım atanmasını zorunlu kılan aşamaya geçilmiş oluyor. İlgili kanunun 47. maddesinin ilk paragrafında; “Görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle haklarında soruşturma veya kovuşturma açılan belediye organları veya bu organların üyeleri, kesin hükme kadar İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılabilir” hükmü yer alıyor.

Buna göre atılacak adımı bekleyen terör örgütü, derhal propaganda aşamasına geçerek, demokrasi maskeli baloyu hazırlamış oluyor. Örgütün siyasi kolu başta olmak üzere seçim için, oy için o kolla kol kola girenlerde dahil hepsi derhal “demokrasi” tepinmesine başlayarak, halkla devleti karşı karşıya getirme hedefine hizmet etmiş oluyor.

Oysa seçmenin de, siyasi alanında hukuku vardır ve o hukuku koruyup kollayacak öncelikle siyasi partilerdir. Terör örgütünün anatomisinde siyasi rolünü sürdürenleri, bu rollerinden kopartamıyorsanız, onlara taşıyıcı annelik yapmak yerine seçmene giderek ve onların yüreğinde, zihninde olmanın çabasını göstererek, demokrasiye gerçek hizmeti yapmış olursunuz. Terör örgütünün siyasi kolu olmaktan vazgeçmeyen, bundan da zerre rahatsızlık duymayanlara taşıyıcı annelik yapmak yerine Diyarbakır Anneleri’ne destek olunarak, demokrasiyi, hukuku ve insan haklarını gerçek anlamda koruyup kollamış olursunuz.

Bunları yaparsanız; terör örgütünün kolu olanların demokrasiyi kullanarak, kirletmesinin önüne geçer ve demokrasiyi gerçek savunanı olursunuz. Bu sözler CHP’yi yönetenlere. Yeni genel başkan Özgür Özel’in önceki genel başkandan üslup ve yöntem konusunda farklılaşma çabasına rağmen içerikte, fikri zeminde, siyasi yaklaşımda tavrının önceki genel başkan Kılıçdaroğlu’dan hiç de farklı olmadığı anlaşılıyor. Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına yönelik yaklaşımı yine PKK terör örgütünü, baronlarını, HDP/DEM’i mutlu eden yaklaşımdır.

Öyle görünüyor ki, Suriye-Irak ve Libya tezkereleri Gazi Meclis’e geldiğinde CHP’nin yeni yönetimi öncekinden de farklı bir tutum izlemeyecek ve yine “hayır” oyu verecektir.

Tabii ki yanılmayı çok isteriz.

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan 2012’de milletvekilleriyle yapılan toplantıda Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Sayın Deniz Baykal’ın CHP’nin siyasi çizgisini MHP’ye yakın bir çizgiye oturtmuş, ben de BDP’ye (HDP) yakın bir çizgiye oturtmaya çalışıyorum” dediğini ifade etmişti.

Siyasette “normalleşme” arayan CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel’in bu konuda normale dönemeyeceğini, aynı çizgiyi sürdüreceği anlaşılıyor.

Bu da; “dışarda Türkiye’nin partisi olacağız” sözünü anlamsızlaştırıyor.

İnanın yanılmayı çok isteriz…

Önerilen Haber

Siyasette “Normalleşme” diyenler ve olması gerekenler

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşme talebiyle başlayan siyasette yumuşama veya normalleşme sürecinin …