Anasayfa / Köşe Yazıları / İran’da acı olayın sis perdesi

İran’da acı olayın sis perdesi

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi,

İran Dışişleri Bakanı Abdullahiyan, Tebriz Valisi Malik Rahmeti ve İran lideri Hamaney’in Tebriz Temsilcisi Muhammed Ali Al-i Haşim ve beraberlerindeki Devrim Muhafızları Ordusu mensubu 2 üst düzey askeri yetkili ile 3 mürettebat Azerbaycan’dan dönerken helikopterlerinin düşmesi sonucu hayatlarını kaybettiler.

Helikopterin enkazına ancak 15 saat sonra ulaşılabildi o da ancak Türkiye’nin yolladığı Akıncı İHA’sının olay yerini tespiti sayesinde olabildi.

Cumhurbaşkanı Reisi, İran-Azerbaycan sınırında bir barajın açılış törenine katılmıştı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile birlikte önemli barışçıl mesajlar vermiştiler.

Malum Zengezur Koridoru’nun açılmasına karşı İran’ın muhalefeti vardı. Bu konuda özellikle İran rejiminde önemli bir ağırlığı olan ve doğrudan dini liderAli Hamaney’e bağlı olan Devrim Muhafazları Ordusu’nun tehditkar nitelikte çok sert açıklamaları olmuştu.

Reisi’nin buna rağmen daha pragmatist bir yaklaşımla gerek Azerbaycan ile gerekse Türkiye ile daha iyi ilişkiler içinde olma arzusu da dikkati çekiyordu.

Bölgede barışın egemen olması, işin esası ve doğrusu da olsa bu atmosferi daha doğmadan öldürmeye kendini adamış şer yapı ve güçlerin her zaman pusuda olduğu da bilinen gerçektir.

Sisli hava koşullarında yaşanan bu elim olayda cevabını bekleyen çok sayıda sorunun varlığı, aynı zamanda bir sis perdesinin varlığına da işaret ediyor.

Olaydan hemen sonra dini lider Ali Hamaney’in alelacele; “ülke yönetimi etkilenmeyecek” açıklamasını yapması da dikkat çekiciydi. Zira olayın sonucuna dair ortada henüz hiçbir veri yoktu. Ölü, yaralı durumu belli değildi.

Açık olan şu ki; olayın sis perdesi bir dizi soru ve sorgulaması gereken birçok hususu içeriyor.

Her şeyden önce ilk akla gelen; olumsuz hava şartları önceden bilinmesine rağmen helikopter uçuşuna nasıl izin verilmiştir? Bu irade kime aitti? Cumhurbaşkanı Reisi’ye uçuş riski belirtilmiş midir? Böyle bir durumda pilotların tavrı ve iradesi ne kadar belirleyici olmuştur? Beraberindeki diğer iki helikopter salimen uçuşu tamamladıkları halde Cumhurbaşkanı’nı taşıyan helikopter neden sorun yaşamıştır? Helikopter oldukça eski olmasının yanı sıra bakımlarının yeterince yapılıp yapıldığı gibi teknik soruların cevabı nedir?

İran yıllardır yaşadığı ağır ambargoya rağmen savunma sanayiinde varlığını koruyan üretim kapasitesi düşünüldüğünde ve Rusya ile Çin gibi ilişkisi sorunlu olmayan bir durumda İran Cumhurbaşkanı’nı taşıyan helikopterin çok daha donanımlı olması gerekmez miydi?

Tüm bu soruları üreten olayın sis perdesidir. Bu sis perdesi ikna edici düzeyde dağılmadıkça suikast, sabotaj ihtimali asla ortadan kalkmaz. Aksine daha da güçlenir. İç çelişkilerin yanı sıra dış ellerin de içinde olabileceği bir durum olabilir. Reisi’nin Hamaney’in halefi olarak kabul edilmesi, iç bünyede ılımlı-radikal zıtlığının varlığı, Reisi’nin İran’ın etkisini ve çıkarını ilişkileri iyileştirmede görmesi gibi hususlar olayın içinde konuşulmasını gerektiren başlıklar olmaya devam edecek. Bunun yanı sıra dış ellerin şer hevesleri de yine konuşulmayı gerektiren hususları içeriyor.

Kısacası olayın sis perdesi aralanmadan gerçeğe ulaşmak imkansızdır ama sis perdesinin bütünüyle aralanması ihtimali de aynı oranda güçtür.

Önerilen Haber

Siyasette “Normalleşme” diyenler ve olması gerekenler

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşme talebiyle başlayan siyasette yumuşama veya normalleşme sürecinin …