Anasayfa / Köşe Yazıları / Nobel Barış Ödülü saygınlığını artırabilir

Nobel Barış Ödülü saygınlığını artırabilir

Ukrayna savaşında barış arayışı sürüyor. Türkiye’nin barışın sağlanmasına yönelik çabası da olanca titizlikle sürüyor. Esasen barışa dair umudun yeşermesinin adımları da Türkiye’nin girişimiyle gerçekleşiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi liderliğinin öne çıkan iradesi, Rusya ve Ukrayna nezdinde karşılık buldu ve önce Antalya Diplomasi Formu’nda iki ülke dışişleri bakanları sonrasında ise iki ülke heyetlerinin İstanbul buluşması gerçekleşti.

Savaşın ilk gününden itibaren ifade ettiğimiz gibi; taraflar arasında müzakerelerden sonuç alınabilmesi için her iki taraf açısından güven duyulan aktif bir arabuluculuğa ihtiyaç vardı ve onu da yapabilecek tek ülke Türkiye ve tek lider de Cumhurbaşkanı Erdoğan’dı. Öyle de oldu ve olmaya da devam edecek.

Zira Türkiye, Ukrayna savaşına; özel çıkar dayalı karanlık ajandayla, insan hayatını hiçe sayan kirli hesap adına hukuk ve ahlak dışı bir zaviyeden asla bakmıyor.

Türkiye; yeryüzünde yerle bir edilen küresel vicdanın hakim olmasının mücadelesini veriyor. Türkiye; yeryüzünün neresinde olursa olsun adaletsizliğe karşı nasıl tavır alıyorsa, mazlumlara nasıl kol kanat geriyorsa Ukrayna meselesine de öyle bakıyor.

Türkiye; kendinden olmayanı ötekileştiren, sömürü damarını hep diri, canlı tutan, emperyalist reflekslere karşı hakkın, hukukun, adaletin savunucusu ve mazlumların sesi, nefesi olmaya devam ediyor.

Türkiye; ona yönelen küresel saldırılarda olduğu gibi, direne direne, çarpışa çarpışa; haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, teröre, darbelere, şiddete, sömürüye, işgallere, insanları köleleştiren hamlelere karşı inançla, kararlılıkla dimdik karşı durmaya devam ediyor.

Türkiye; Ukrayna halkının yaşamını değil de, küresel güç, küresel egemenlik çıkarlarını ve hesaplarını gözetenlerin bunun için savaşın çıkması ve uzun sürmesini isteyenlerin safında değil, barışın, adaletin safında ve bunun da önderliğinde irade ortaya koyuyor.

Türkiye; “Dünya beşten büyüktür” şiarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi iradesinin özellikle halklar ve bilhassa da mazlum halklar nezdinde oluşan küresel etkileriyle tarihin insanlık adına akışına yön çizmeye gayret ediyor.

Türkiye; insanlık adına, barış adına, hak, hukuk, adalet, küresel vicdan adına ilerlemeyen tarihin, kötülüğün tekrarlarıyla yaşanan tarihin, insanlığın huzuru, refahı, barışı adına ilerletilmesi için çaba sarf ediyor.

Türkiye; insanlığın geleceğine sahip çıkması için önderliğe devam ediyor.

İstanbul’da gerçekleşen Ukrayna ve Rusya heyetleri arsındaki tarihi zirvenin sonunda Hollanda’nın yüksek tirajlı gazeteleri arasında yer alan Algemeen Dagblad’ın başhaber sorumlusu Saskia Van Westhreenen, kaleme aldığı makalesinde Ukrayna-Rusya savaşının sona ermesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gösterdiği yoğun diplomasi trafiğine vurgu yaparak, girişimlerinden övgü dolu sözlerle bahsetti.

Hollandalı gazeteci, makalesinde, “Ukrayna-Rusya savaşının sona ermesi ve barışın sağlanması konusunda yaptığı çalışmalar nedeniyle Başkan Erdoğan’a Nobel Barış Ödülü verilebilir. Bu kimin aklına gelebilirdi?” ifadelerini kullandı.

Yüreği çoraklaşmamış olanların, zihni tutsak edilememiş olanların ve yüreğiyle zihni arasında bağı kuvvetli olanların hep aklındadır.

Mazlum halkların hep aklındadır. Küresel adaletin olmasının, küresel vicdanın yaşamasının mücadelesinde olanların hep aklındadır.

Nobel Barış Ödülü’nün saygınlığının artmasını isteyenlerin de aklındadır.

Türkiye’ye karşı yapılan haksızlıkların, küresel kuşatma gayretlerinin, saldırıların, terörle diz çöktürmeye çalışanların kimler olduğunu bilenlerin de hep aklındadır…

Önerilen Haber

Gezi kalkışması, 15 Temmuz’un önsözüdür

Gezi Davası’nda alt mahkeme kararını verdi. Şimdi de üst mahkeme süreci başlayacak. Alt mahkemenin kararı …