Anasayfa / Köşe Yazıları / HDP’nin Millet İttifakı’ndan beklentisi

HDP’nin Millet İttifakı’ndan beklentisi

Türkiye’nin 2023 seçim atmosferi giderek ısınıyor. 24 Haziran 2023 için kalan 20 aylık süre esasen çok daha uzun bir süre değil. Bu süre zarfında aday belirleme sürecinin tamamlanarak, adayın fikirleri, tespitleri, gelecek öngörüsü, meseleleri ele alış biçimi ve çözüme dair yaklaşımları bu süre içinde en kapsamlı, en ince ayrıntısıyla bilinmesi gerekir.

Bu noktada ittifakların nasıl şekilleneceğine dair yaşanan seyir, aday belirlemenin en temel dayanağı durumunda. Bu durum Millet İttifakı açısından öne çıkıyor. Zira Cumhur İttifakı’nın adayı bellidir.

Millet İttifakı’nın aday belirleme sürecinde yaşadığı dalgalı seyir varlığını koruyor. Her şeyden önce tek adayla mı yani ittifakın çatı adayıyla mı çıkacaklar yoksa çoklu adayla mı seçime girmeyi yeğleyecekler sorusu ve tercihi henüz hiçbir şekilde belirginleşmiş değil.

Bu iki seçenekten hangisinin öne çıkacağını şimdiden net olarak söylemek güç. Zira asıl mesele de bu noktada öne çıkıyor.

Millet İttifakı’nın iki büyük bileşeni, CHP ve İyi Parti’nin yanına başka hangi partiler katılacaklar ki, ona göre adaylık seçeneğinde bir adım daha yol alınabilsin. Bu noktada temel düğüm, HDP’nin varlığıdır. Hem CHP ve hem İyi Parti bu konuda henüz ortak bir noktada değiller. Birbirlerini sınama evresindeler.

Ancak bu esnada HDP’nin beklentilerine dair ilk ifadeler peşi sıra gelmeye devam ediyor. Daha önce hemen yerel seçimler sonrası, artık kaçar göçer değil her şey şeffaf olacak tarzında açıklamalarla Millet İttifakı’ndaki yerine dair ilk beklentilerini ortaya koyarken şimdi aynı zaviyeden beklentilerini sürdürmeye devam ediyor.

Bugün de kapalı kapılar ardında ittifak olmayacak diyorlar. HDP eski eş başkanı Selahattin Demirtaş cezaevinden konuşmaya, ültimatom vermeye devam ediyor. Diyor ki;

“HDP’nin şakası yok, HDP blöf yapmıyor, taktik yapmıyor. HDP’nin demokrasi ilkelerini ciddiye alıp tartışmayacakları HDP de ciddiye almayacaktır.”

Bu ifadelere açıkça ortaya koyuyor ki, yerel seçimlerde yaşadıkları birlikteliğin, şimdi açık karşılığını istiyorlar.

Bu defa Millet İttifakı için HDP ile işbirliğinin; sadece görünür görünmez, ikircikli bir tavırla yani yerel seçimdeki ne gibi olması zor. HDP artık karşılığını istiyor. Asıl mesele de burada başlıyor.

Bunun da en hayati yanı; HDP’nin PKK terör örgütüyle kopmayan bağına rağmen, normal bir siyasi partiymiş gibi davranılmasına ve taleplerinin karşılanabilirmiş gibi beklentilerin ortaya konmasında düğümleniyor.

Zira bu durum sadece bir seçim ittifakı meselesi değil, bu mesele Türkiye’nin demokrasisini, siyasetini, seçmenlerini koruyabilme meselesidir.

Diyarbakır, Şırnak, Van annelerinin evlat nöbetindeki direnişine siyaseten kayıtsız kalmama meselesidir.

Önerilen Haber

Emperyalist refleks kimden nefret eder, kimi sever?

Türkiye’nin iç cephesine yönelik hamleler eksilmiyor. Küresel emperyalist refleks, Türkiye’nin direncini kırma hevesinden vazgeçmiyor. ABD …