Anasayfa / Köşe Yazıları / Ukrayna krizinin bildirdikleri

Ukrayna krizinin bildirdikleri

Dünya 3. savaşını mı yaşıyor? Soruları artarken aslında bitmeyen savaş Birinci Dünya Savaşı; açtığı ve hâlâ kapanmayan parantezin içine yeni savaşları, yeni çatışmaları, yeni gerilimleri sığdırmaya devam ediyor.

O parantezin içinde 2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş yer aldığı gibi daha birçok bölgesel savaşlar ve çatışmalar da yer aldı ve almaya devam ediyor. Zira yeryüzünün paylaşım mücadelesi de, sınırlar ötesinde egemenlik arayışları da, işgaller de, yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ele geçirme hevesleri de hiç eksilmedi. Aksine yeni savaş ve çatışma yöntem ve teknikleriyle daha da arttı.

Bu haliyle dünya sürdürülebilir dünya olmaktan giderek uzaklaşıyor. İçinde bulunduğumuz uluslararası ortam sistemsizlik krizi yaşıyor. Belirsizliğin hakim olduğu, güç dengesinin etkin olamadığı, yeni küresel kurumların oluşamadığı, eskilerinin dertlere derman olamadığı ve bu haliyle de uluslararası sistemin tarifinin zorlaştığı bir fazın içinde jeopolitik gelgitlerle yol alınmaya çalışılıyor.

Küresel çatı kabul edilen Birleşmiş Milletler’in (BM) 5 daimi üyesinin kendi çıkarlarını öncelediği bir mekanizmayla küresel kucaklayıcılığın olamayacağı görünen gerçek. Bu mekanizmasıyla da dünya barışını ve güvenliğini korumaktan sorumlu bir kurum olma işlevini yerine getirmesi mümkün değil.

Öte yandan NATO simetrik örgüt olarak karşıtı Varşova Paktı’nın bloklu dünya sistemi içinde varlığının ortadan kalkmasına rağmen yoluna devam ediyor. Savunma örgütü olmaya ve Atlantik’in savunma işlevini sürdürmek istiyor. Bunu yapmak isterken ideolojik temelli eski Sovyet tehdidinin yerine yerleştirilmeye çalışılan Rusya ve ona eklenen Çin tehdit algısı, eskinin ideolojik içerikli Sovyet tehdit algısı kadar Atlantik ittifakını özellikle de Avrupa ayağındaki önde gelen ülkelerini aynı oranda ortak kaygıda kenetlenmesine yol açamıyor. Kurumsal yapılı bloklu dünya sistemi çözüldükten sonra Avrupalı güçlerin her birinin ülke çıkarlarının önüne geçebilecek ve ortak çıkarda kolayca buluşturabilecek bir iklim henüz tesis edilemedi. O yüzden de Atlantik çatlağı bir türlü onarılamadı. ABD Başkanı değişince yeni Başkan Biden’ın şimdilerdeki gayreti de bu durumu yeterince sağlayamadı.

Bugün yaşanılan Ukrayna krizinin en somut durumu da bu tabloyu ortaya koyuyor. Yıllardır NATO’ya ve Avrupa Birliği (AB)ne dahil edileceği hayaliyle Rusya’ya karşı kışkırtılan Ukrayna’nın Rusya tarafından askeri müdahaleyle karşı karşıya kaldığı tablo karşısında ABD, NATO ve AB etkisizliği, bu gerçeği ortaya koyuyor.

Bir yandan NATO’nun doğuya ilerleyişiyle Rusya’yı çevreleme çabaları ve Rusya’nın buna sert cevapları diğer yandan adeta oyun alanı olarak kullanılan Ukrayna, bu yaşanılan savaşın acı, kirli, karanlık yüzünü bir kez daha ortaya koyuyor. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin şu sözleri ibretliktir ve hazin bir tablonun dışavurumudur. “Yalnız kaldık. Kimse bizim için savaşmak istemiyor, Bizi NATO’ya almak istemiyorlar, güvenlik garantisi vermekten korkuyorlar.”

Bu sözler; NATO, ABD ve AB’nin güvenilmezliğini, dillerinden düşürmedikleri “demokrasi” vurgusunun kendileri dışındakiler için çıkar ajandalarında yazılanlarla sınırlı olduğunu esas olan daima kendi çıkarları olduğunu ortaya koyduğu gibi, bir ülkenin kendi iradesi dışında hiçbir gücün iradesiyle geleceğini istediği gibi inşa edemeyeceğini de ortaya koyuyor.

Bu kriz bir kez daha göstermiştir ki; yeryüzünün savaş hali sonlanmayacak. İşgaller, emperyalist hevesler, egemenlik projeleri güç mücadelesinin ana omurgası olmaya devam edecek.

Bu arada iki kutuplu siyasal sistemin çözülmesinden sonra yerine nasıl bir dünya düzeni oluşacağı sorusuna ilişkin cevaplar da netleşiyor. Görünen odur ki, ABD’nin küresel gücündeki aşınmayı Avrupalı müttefiklerini geçmişte olduğu gibi yeniden konsolide ederek durdurabilmesi zorlaşıyor.

Yeni bir dünya düzenine geçişin sancıları sürüyor. Yeni güçler kendilerine alan açmaya devam ediyor.

Önerilen Haber

Gezi kalkışması, 15 Temmuz’un önsözüdür

Gezi Davası’nda alt mahkeme kararını verdi. Şimdi de üst mahkeme süreci başlayacak. Alt mahkemenin kararı …