Anasayfa / Köşe Yazıları / Ukrayna’nın savaş atmosferinden yansıyanlar

Ukrayna’nın savaş atmosferinden yansıyanlar

Ukrayna krizi savaş atmosferiyle sürüyor. Rusya için jeopolitik değeri vazgeçilmez olan Ukrayna’nın kaderi de, küresel güç mücadelesinin geleceği de bu zorlu sürecin sonuçları olarak ortaya çıkacak. Rusya’nın güç kullanımıyla başlattığı savaş atmosferinin nereye ulaşacağı, ne gibi sonuçlar üreteceği tartışılırken açık olan bir gerçek var ki, o da; Rusya’nın Ukrayna konusunda ısrarının süreceğidir. Rusya’nın, sahada Ukrayna’dan beklemediği orandaki direnişine rağmen, bu ısrarının süreceği çok açık.

Bu ısrarın, hem askeri hem de siyasi zeminde süreceğini görmek gerekir. Diğer bir ifadeyle Rusya; Ukrayna’nın siyasi çizgisi, Rusya güvenlik algısıyla bütünleşmediği sürece Ukrayna’nın bugününe ve geleceğine müdahale etmeye devam edecek.

Ancak savaşın 5. gününde görünen de odur ki, Rusya için Ukrayna kolay lokma da olmayacak. Putin’in “Rus ordusunun nükleer caydırıcı güçlerini özel savaş görevi durumuna geçirmesini emrediyorum” sözleri de bu zorluğu görmesinden kaynaklanıyor.

Soğuk Savaş döneminin sonuna doğru 1979 yılında Rusya’nın Afganistan işgalinde yenilmesi sonrası Afganistan için “Rusya’nın Vietnam’ı” denilmişti. Ukrayna’da da benzer bir durumun olma ihtimalini artık Putin’in de değerlendirmeye aldığını söyleyebiliriz.

Rusya açısından gelinen nokta böyle iken, öte yandan Biden’lı ABD’nin, İngiltere’nin, Kıta Avrupası güçlerinin ve NATO’nun, Rusya’ya yönelik hamleleri de süreç içinde farklılaşarak sürecek. Yaptırımların çerçevesi bugün için genişleme eğilimine girmiştir. Finans açasından ağırlık kazanan yaptırımlara yenilerinin eklenmesine de bağlı olarak Rusya’nın ekonomik açıdan dayanabilme kapasitesine ilişkin her ne kadar hazırlıklı olduğu söylenebilse de, yıpratıcı olacağı da aşikardır. Tabii özellikle Kıta Avrupası açısından bilhassa da Almanya için Rusya’nın enerji kaynağı tedarikçisi olma ağırlığı da, hâlâ masadaki ve sahadaki Rusya kozu olarak varlığını koruyor. Buna Kıta Avrupası’nın kısa vadede çözüm bulması çok güç.

Ukrayna krizinin bugüne değin yaşanılan kısmıyla ortaya çıkan bazı sonuçlarında altı çizilmelidir. Her şeyden önce daha önce sıkça vurguladığımız gibi uluslararası ortamın sistemsizlik krizi, daha da belirginlik kazanmıştır. Küresel güvenlik çatısı olması gereken Birleşmiş Milletler’in (BM) 5 aktörünün çıkarlarıyla kilitlenmiş olduğunu ve bu yüzden de derde derman olma işlevini yerine getiremediğini bir kez daha görmüş olduk.

Öte yandan NATO’nun dünya barışına katkı sağlamak bir yana, küresel güç mücadelesinin aracı olarak ve silah endüstrisinin etkisiyle de, varlığını sürdürebilmek için düşman arayışının sonunda bulduğu Rusya’ya karşı sıkıştırma çabaları onu yeni savaşların besleyici rolüne sokmuştur.

Öte yandan Ukrayna krizi, bir başka gerçeği daha ortaya koymuştur. Batı’nın kendinden görmediğini ötekileştirme damarı bir kez daha dışa vurmuştur.

Batı’nın gazetecilerinin Ukrayna’dan yaptıkları yayınlarda sarf ettiği şu sözler ırkçılığın çirkin yüzünü yansıtmaktadır; kimisi, ” şimdi başlarına düşünülemez bir şey geldi ve bu gelişmekte olan bir üçüncü dünya ulusu değil, burası Avrupa” derken, diğeri; “mavi gözlü, sarı saçlı Avrupalı insanlar öldürülüyor. Bunlar Suriyeli değil, bunlar bizimki gibi arabalara binen Avrupalılar” demiştir.

Bir başkası ise; “burası on yıllardır kaosla yaşayan Irak veya Afganistan değil. Burası böyle şeyleri görmeyi hiç ummadığınız medeni Avrupalılara has bir kent” demiştir.

Bir diğeri de; “Putin’in desteklediği Suriye rejiminin bombalarından kaçan Suriyelilerden bahsetmiyoruz, Avrupalıların bizimkine benzeyen arabalarla kendilerini kurtarmak için ayrılmalarından bahsediyoruz” diyebilmiştir.

Bir başkası da; “21. yüzyıldayız, bir Avrupa şehrindeyiz ve sanki Irak’ta ya da Afganistan’daymışız gibi seyir füzesi ateşi var, hayal edebiliyor musunuz!” ifadelerini kullanmıştır.

Tüm bunlar da savaşın çirkin yüzünün bir başka yansıması olarak hafızalarımıza bir kez daha kazınmış oldu.

Önerilen Haber

Gezi kalkışması, 15 Temmuz’un önsözüdür

Gezi Davası’nda alt mahkeme kararını verdi. Şimdi de üst mahkeme süreci başlayacak. Alt mahkemenin kararı …