Anasayfa / Köşe Yazıları / Türkiye’nin bağımsız iradesini hedef alanlar

Türkiye’nin bağımsız iradesini hedef alanlar

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Putin’le yaptığı Soçi buluşmasında önemli kararlar alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Soçi dönüşü yaptığı açıklamada; “Sayın Putin ile ruble üzerinde mutabık kaldık” dedi. Ayrıca Putin’in daveti üzerine eylülde Şanghay Beşlisi’nin Özbekistan’da yapacağı toplantıya katılacağını da duyurdu.

İki lider, Türkiye-Rusya ikili ilişkilerinin gündeminde olan konularda kapsamlı değerlendirmelerde bulunduklarını ifade ettiler. Buna göre iki lider; ülkeleri arasındaki ticaret hacminin artırılması, enerji ve ekonominin diğer alanlarında da iki ülkenin beklentilerinin karşılıklılık ilkesi çerçevesinde yerine getirilmesi ve bu bağlı olarak işbirliğinin daha da güçlendirilmesi hususlarında mutabık kaldıklarını da açıkladılar.

Bunun yanı sıra iki lider; Suriye’de terör örgütlerine karşı verilen mücadelede de dayanışma ve eşgüdüm içinde olacaklarının altını bir kez daha çizdiler.

Soçi buluşmasında bu konular öne çıkarken, bazı Batı ülkelerin basınında buluşmaya ilişkin yapılan yakıştırmalar dikkat çekiciydi. Örneğin Almanya basınında (Mitteldeutsche Zeitung,); “Erdoğan ve Putin ne tür bir anlaşma yaparlarsa yapsınlar, her halükarda bu kirli bir anlaşma olacaktır” cümleleri çarpıcı bir telaşı ve kaygıyı ortaya koyuyor.

Bunun gibi birçok Batılı yayın organında benzer yaklaşım dikkat çekici. Türkiye’nin kendi çıkarları doğrultusunda Rusya ile işbirliği yapmasından çok rahatsızlar.

Bu durum açık bir biçimde; Türkiye’nin bağımsız davranma iradesini hedef alma halidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir türlü içerilerine sindirememeleri, bu bağımsız iradenin odağı olmasındandır.

Beklentileri çok açık. İstiyorlar ki; küresel krizlerin Türkiye yansıması, Ukrayna-Rusya savaşının olumsuz etkileri Türkiye’yi yönetilemez hale getirsin ve Türkiye’nin geleceğine kendileri hükmetsin.

Türkiye için kimin tehdit olacağına onlar karar versin. Suriye’nin kuzeyinden terör örgütleri eliyle yürüttükleri saldırılarla sonuç alınsın ve Suriye darmadağın olsun. Böylece Türkiye’yi köşeye sıkıştıracak bir terör koridoru yerleşik hale gelsin ve bu hat üzerinde onların çıkarlarına hizmet edecek bir garnizon devletçiği kurulsun.

Tüm bunlar için de istiyorlar ki; Türkiye’nin yeni ilişki kanaları edinmesi engellensin. Türkiye asla dolarizasyon kıskacından çıkamasın, gerektiğinde kur saldırılarıyla ekonomisine yön verilsin. Bağımsız davranma iradesi köreltilsin ve Rusya veya bir başka güç zeminiyle Türkiye, çıkarına da olsa asla bağ kuramasın ve gelecek Türkiye’nin bağımsız iradesiyle değil, onların iradeleriyle ve onların mutlak çıkarlarıyla uyumlu şekilde belirlensin.

Her zaman belirttiğimiz gibi; bugün için güç mücadelesinde güçler, ittifakların içine girerek birbirini kontrol etme eğilimindedir. Bunun için NATO’daki varlığımız, bir başka ittifak içine girmemize engel değildir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi; Şangay İşbirliği Örgütü ve bunun yanı sıra, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin üyesi olduğu kısa adı BRICS olan işbirliği örgütüne de Türkiye’nin yakın ilgi göstermesi ve giderek üyeliğinin sağlanması gerekir. Bu durum yani Türkiye’nin coğrafi konumunun; doğu-batı arasında bir köprü değil, merkez olma, sentez olma gerçeğinin stratejik zorunluluğudur.

Türkiye’nin yeni işbirliklerini güçlendirmesi, ticaretin özellikle ulusal paralarla yoğunlaşması ve yaygınlaşması, Türkiye için; sadece ekonomik açıdan değil, aynı zamanda güvenlik açısından da hayati önemdedir.

İnanıyoruz, güveniyoruz… Türkiye’nin bağımsız iradesine hiçbir güç ipotek koyamayacak…

Önerilen Haber

Annelerin yüreği emperyalizmin kirli oyununu bozacak

17 Ağustos 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleşen “Evlat Nöbeti “çalıştayının düzenleyicileri ve katılımcılardan oluşan bir heyetle …