Anasayfa / Köşe Yazıları / ABD’de açılan Twitter dosyasında Türkiye de var mı?

ABD’de açılan Twitter dosyasında Türkiye de var mı?

ABD’de Elon Musk satın aldıktan sonra Twitter sosyal medya platformunun peş peşe skandal niteliğinde kirli çamaşırları ortaya serildi.

Aslında çok da şaşırtıcı olmayan bu durumun; verilerle, itiraflarla, somut olaylarla, kanıtlarıyla ortaya çıkması şüphesiz önemli değerlendirmelerin yapılmasını zorunlu kılıyor.

Twitter dosyası olarak, dünya kamuoyuna yapılan sıralı açıklamalarla anlıyoruz ki, Twitter gizli siyasi operasyon aracı olarak kullanılmış. 6 Ocak 2021’de Trump taraftarlarının ABD Kongre binasına yaptıkları işgal girişiminde Trump’ın hesapları kapatılmıştı. Bunun dışında şimdi net olarak ortaya konuluyor ki, Trump’ın hesabı ve paylaşımları epeydir kontrol altında tutulmuş.

Twitter kendince gizli bir kara liste hazırlamış. Kara listede olanların büyük bölümü Cumhuriyetçilerden oluşuyor. Somut olarak ortaya çıkan bir başka durum da; ABD Başkanı Biden’ın oğlu Hunter Biden’la ilgili. Hunter Biden’ın bilgisayarında bulunan bazı skandal bilgilerin başkanlık seçimi sürecinde baba Biden’a zarar vermemesi için Twitter platformunda sansürlenmiş.

Yine ortaya çıkan bilgilere göre; Trump’ın kaybettiği başkanlık seçimi sürecine ilişkin Twitter özel bir hazırlık yapmış ve bu süreçte ABD’nin istihbarat birimleriyle yakın ilişki içinde olmuş. Buna bağlı olarak içerik incelemeleri yapılarak, nelerin sansürleneceğine, nelerin dolaşım kapasitesinin kısılacağına karar verilmiş.

Bunun yanı sıra oluşturulan gizli kara listede yer alanlar için titiz çalışmalar yapılmış. Listede olanların paylaşımlarının trend olmaması için uğraş verilmiş. Gizli filtrelemeler yapılmış, paylaşımlarının yaygınlaşmaması ve yukarıya doğru yükselmemesine özen gösterilmiş. Buna karşın kimler öne çıkartılması gerekiyorsa onun paylaşımlarının viral olması için büyük çaba sarf edilmiş. Tüm bunlar için stratejik çalışma ekipleri kurulmuş gerek ABD için, gerekse küresel düzeyde etkinlik için bu ekipler, operasyonel unsurlar olarak işlev üstlenmiş.

Spam ve dolandırıcılık mücadele etmek için tasarlanan araçlar, siyasilere hizmet için kullanılmış. Twitter ABD’de; Cumhuriyetlere karşı Demokratların yararına çalışan bir siyasi platforma dönüşmüş.

Bu kapsamda ABD seçimleri sırasında, 300 binden fazla tweet’in yanlış bilgi yaydığı tahmin ediliyor. Bu yolla ve sansürlenen paylaşımlarla ABD Başkanlık seçimini Biden’ın kazanması için titiz, gizli ve karanlık bir çabanın sarf edildiği anlaşılıyor.

Sonuç olarak, özgürlük alanı diye yansıtılan Twitter platformu, bırakınız özgürlük alanı olmayı yeri geldiğinde; sansür alanı, manipülasyon alanı, siyasi tetikçilik alanı, siyasi sabotaj alanı olarak bizzat yönetenleri tarafından kullanılmış.

Öyle anlaşılıyor ki, ABD derin devletinin kontrolünde, kime, kimlere yakın olunacağını, kimlere karşıtlık oluşturulacağını belirleyerek Twitter kullanılmış. Dünyada 1.5 milyar kullanıcı olduğu ifade edilen ve daha çok siyasi tartışma, açıklama, değerlendirme, yorumlama alanı olarak öne çıkan Twitter, adeta siyasi bir silah olarak kullanılmış.

Hedef alınan kişiler, kurumlar kuşkusuz ABD içiyle sınırlı değildir. Zaman içinde ABD dışındaki ülkelerdeki kirli çamaşırların da ortaya dökülmesi belki mümkün olabilir.

Hatırlamak gerekir se, Tunus’ta bedenini ateşe veren seyyar satıcıyla alevlenen Arap isyanları döneminde özellikle Mısır’da yaşananlarda sosyal medya araçlarının rolü çok öne çıkmıştı.

Ülkemizde ise; acaba nelerin, kimlerle gizli kapaklı ilişkiler kurulduğu, kimlerin kara listeye alındığı, kimlerin parlatılmak istendiği, kimlerin kitleleri etkilemek için özel algı tasarımlarıyla şişirildiği, takip sayısı artırıldığı, paylaşımlarının yükseltilmesi ve yayılması için özel çabalar sarf edildiği, Türkiye’nin iç cephesine yönelik, iç siyasetine dair hangi hesapların görüldüğü, hangi iletişim operasyonlarının yapıldığı ve yapılmak istendiği de merak konusu.

Twitter’ın kirli çamaşırları içinde Türkiye bölümü de ortaya saçılır mı? Biden’ın seçilmesi için canhıraş çalışan Twitter yönetiminin , “Erdoğan’a karşı muhalefetin liderlerini desteklediğimizi açık şekilde belirtmeliyiz. Geçmişte yaptığım gibi, onlarla (muhalefet) doğrudan iletişimde olup, hâlâ var olan unsurlarını destekleyip onları Erdoğan’ı mağlup etmeleri için cesaretlendirebiliriz” cümlelerini sarf eden Biden adına Türkiye’ye ilişkin elinden geleni yapmayacağını kim söyleyebilir?

Türkiye’ye karşı terör örgütlerini destekleyen, darbeler tezgahlayan, silah ambargoları uygulayan, Mavi Vatan’da haklarını engellemeye çalışan derin ABD’nin, fırsat bulursa kontrolündeki iletişim araçlarını da Türkiye’ye karşı bir silah olarak kullanmayacağını kim söyleyebilir?

Bu yüzdendir ki; bugün Türkiye’de verilen mücadele hakikat mücadelesi, özgürlüğün katledilmesine karşı hakkın, hukukun, adaletin mücadelesi ve hepsinin toplamı olarak verilen mücadele, tam bağımsız Türkiye mücadelesidir.

Önerilen Haber

2023 için emperyalizmin şer hevesini artıranlar

Türkiye’nin 2023 seçimine yönelik ilgi artıyor. İngiltere merkezli The Economist Dergisi de büyük ilgi gösteriyor. …