Anasayfa / Köşe Yazıları / Enerjiden ekonomiye Türkiye gerçeğini ıskalayanlar

Enerjiden ekonomiye Türkiye gerçeğini ıskalayanlar

6’lı masanın özellikle ekonomik ve siyasal alanda ortak anlayışının neler olacağı beklenirken, CHP’nin son vizyon toplantısında ortaya konulanlar tartışılırken esas olan, Türkiye’nin içinde olduğu mücadelenin ve buna bağlı hedeflerin bir kez daha çok net bir biçimde ortaya konulmasıdır.

Özellikle son 10 yıldır Türkiye’nin yaşadıklarından bağımsız hiçbir ekonomi ve siyasi analiz tam olarak gerçeği yansıtamaz. Ne yaşadığını, nasıl yaşadığını bilen toplumlar için gelecek vardır. Bunu başaramayanların gelecekleri başkalarının güdümündedir.

Son 10 yıldır Türkiye dozu giderek artan düzeyde küresel saldırılara maruz kaldı. Direne direne, çarpışa çarpışa bu saldırılar püskürtüldü. Terör örgütleri eliyle başka devletlerin kirli karanlık hesapları sahaya sürüldü. Netice alınmaya çalışıldı ama başarılamadı. Pes mi, edildi? Hayır ve hâlâ gizli-açık Türkiye’yi hedefe koyan şer çabaları sürüyor.

Emperyalizmin; terör, kur, demokrasi silahları yıllardır Türkiye’ye doğrultulmuş durumda. Unutulmamalıdır ki, emperyalizmin en iyi anlayacağı dil; ona gösterilecek direnç ve mücadele kararlılığıdır. Başaramayacağını anladığı anda pragmatist yanı devreye girer ve ilişkilerin büsbütün kopmaması için mütekabiliyet esaslı ilişkiyi kabullenir.

Türkiye’nin ekonomideki mücadelesi, enerjide ve yüksek teknolojide dışa bağımlılıktan kurtulmasıdır. Her iki alanda da çok önemli mesafe alındı ve alınmaya da devam ediyor. Mavi Vatan stratejisi kapsamında 462 km2 deniz alanlarının zenginliklerine sahip çıkabilmek için büyük bir çabanın içinde. Dünyada çok az sayıda ülkenin sahibi olduğu yüksek teknolojili sismik arama ve sondaj gemi filosuna sahip. Bu devrim niteliğindeki imkanı kullanıp, deniz alanlarının her noktasına sahip çıkarak, hidrokarbon zenginliğine kavuşması mümkün olacak. Mevcut keşiflere yenileri eklenerek, Türkiye’nin geleceği güvence altına alınacak.

Türkiye’nin, denizlerinin yanı sıra karada da hummalı çabası sürüyor. Özelikle Güneydoğu bölgesinin potansiyel alanlarında büyük işaretler alınmaya başladı. En son olarak Şırnak Gabar Dağı’nda petrol keşfine dair Enerji Bakanı Fatih Dönmez’in; ” karada yapılmış en büyük keşiflerden biri olabilir” açıklaması büyük heyecan uyandırdı.

Öte yandan nadir toprak elementlerine ilişkin yıllardır sürdürülen sondajlar sonunda, Çin’ den sonra dünyanın en büyük rezervinin Türkiye’de olduğunun keşfedilmiş olması da, özellikle ileri teknoloji alanında hammadde konusunda yüz güldüren gelişme oldu. Yenilenebilir enerjide de büyük gelişmeler yaşanıyor. Güneş enerjisi panellerinin üretiminde büyük aşama kaydedildi. Aynı gelişmenin rüzgar tribünü üretiminde de olması bekleniyor.

Diğer yandan Türkiye nükleer enerji ligine girmeye hazırlanıyor. Tüm bunlar Türkiye’nin artan üretim gücüne karşın enerji kaynaklarında dışa olan bağımlılığının yol açtığı cari açık sorununu ortadan kaldıracak gelişmeler.

Öte yandan savunma sanayiinde yüksek teknoloji hamlelerinde alınan mesafe, Türkiye’yi silah pazarı olmaktan çıkararak, kendi kendine yeter ülke konumuna taşımaya başlamış hatta bu alanda ihracatçı ülke pozisyonuna getirmiştir.

Yerli ve milli otomobil markası olarak TOGG da yakında dünya piyasalarında hak ettiği yeri alacak ve markalaşma mücadelesinde de diğer alanlara yönelik öncü rol üstelenecek.

Tüm bu gelişmelere gözünü kapatanların, ekonomik ve siyasal analizleri gerçeklerle çelişkilidir.

Şablon yaklaşımlar Türkiye’nin derdine derman olamaz. Emperyalizmin hedefine koyduğu ve buna karşı mücadele kararlılığının sürdüğü gereceğini yok sayanların da Türkiye’nin geleceğine katkısı olamaz.

Kim olursanız olun esas olan; enerjiden ekonomiye tam bağımsız Türkiye’nin yol haritasını bilmeniz ve ona katkı sağlamanızdır.

Bu gerçeği ıskalayanlar, Türkiye’nin geleceğini de ıskalayanlar olmaya mahkumdur.

Önerilen Haber

2023 için emperyalizmin şer hevesini artıranlar

Türkiye’nin 2023 seçimine yönelik ilgi artıyor. İngiltere merkezli The Economist Dergisi de büyük ilgi gösteriyor. …