Anasayfa / Köşe Yazıları / Yeni hükümet sisteminde yeni siyasi iklim – Akşam Gazetesi

Yeni hükümet sisteminde yeni siyasi iklim – Akşam Gazetesi

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, Türkiye’nin siyasal iklimine yönelik çok önemli bir değişim fırsatı sunuyor. Her şeyden önce milletin siyasal süreçlere hem karar hem de denetim işleviyle doğrudan müdahil olmasının yolunu açıyor. Millet doğrudan hükümeti belirlemekle yürütmenin her odağında siyaset dışı unsurların zemin tutmasının, etkileyici, yönlendirici rol üstlenmesinin imkanını ortadan kaldırıyor.

Böylece dar kadro hareketleri, çıkar odakları, vesayet unsurları gibi siyaset dışı aktörlerin yeni sistemde sahne alması mümkün olmayacak. Bu durum; Türkiye’nin devlet kurumlarının yerli ve milli karakterini güçlendirecek ve küresel baronların Türkiye’ye yönelik denetimli ilişki düzeneğini yani asimetrik ilişki mekanizmasını ve onun imkanlarını ortadan kaldıracak. Zorlama, pazarlıklara dayalı, ülke ve millet çıkarlarını hiçe sayan dar çıkar odaklarının ve küresel baronların heveslerinin belirlediği zayıf, cılız, ürkek, kısa ömürlü, bol çekişmeli, bol sürtüşmeli hükümetler döneminin tekrarlanma ihtimali, riski, tehdidi ortadan kalkacak. Böylece Türkiye’nin mevcut sisteminin ürettiği yönetim krizleri, hükümet kurma veya kuramama krizlerinin demokrasiyi örseleme riski sonlanacak.

Yeni hükümet sistemiyleTürkiye’nin siyasi yaşamında çoğulculuk hakim olacak. Zira yeni sistemin esası % 50+1 oranına göre işleyecek. Hükümet olmak için ilk turda %50+1 oy almak gerekecek. Yani her kesimden, her yöreden, her cenahtan oy alabilmeyi başarmak gerekecek.

Böylece siyaset dışı aktörlerin belirleyici olduğu koalisyon lobilerinin çıkar hesaplarına göre yapılandırılmış zorlama, sahicilik ve samimiyet adına itibar yoksunu, esas dayanağının ülke ve millet çıkarları olmayan, yapay koalisyonlar riski ortadan kalkacak.

Bunun yerine sahici, samimi ve gerçekçi bir zeminde doğrudan halka, seçmen desteğine, milletin iradesine dayanan % 50+1 çoğulculuğuyla gerçek uzlaşma imkanı yakalanacak.

Hele de cumhurbaşkanı seçiminin yani hükümet seçiminin ilk turda hiç bir adayın % 50+1 oranını yakalayamaması durumunu düşünün, iki hafta sonra en çok oyu alan iki aday çok daha geniş bir seçmen kitlesini kucaklamayı hedefleyecek, dilini, söylemini daha uzlaşmacı bir niteliğe dönüştürecek, siyasi iklim çok daha fazla çoğulcu bir karaktere bürünecek.

Bu çoğulcu tablo hükümetin gerek bakanlar, gerek cumhurbaşkanı yardımcıları, gerekse üst düzey bürokratların belirlenmesinde mutlaka bir karşılık bulacak. Böylece istikrarsızlık üreten kısa ömürlü, sahte, yapay, zorlama koalisyonlar değil halkın itifakıyla, doğrudan iradesiyle, çoğulculuğa dayalı, gerçek, sahici uzlaşmalar sağlanacak. Siyasette kutuplaştırma, kısır çekişmeler, yapıcı olmayan siyaset tarzı karşılık bulamayacak. Türkiye demokrasisi kuvvetlenecek, insan kaynağı hem nicelik hem nitelik açısından güçlenecek.

Yeni sistemde siyasi iklimde yaşanabilecek olan bu değişim, hiç kuşkusuz siyasi partilerin seçmen ilişkilerini de belirleyecek. Yeni sistemde seçmenin, yerelin talepleri ve seçiciliği öncelik kazanacak, başarısız, zayıf, halktan kopuk liderlerin bugünkü sistemde her şeye rağmen sürdürebildiği lider hegemonyası hüküm süremeyecek. Zira yeni sistemde hükümet kurmak üzere cumhurbaşkanlığına aday olan ama en az % 50+1 alamayan parti liderlerinin sıkça sığınabileceği mazereti kalmayacak, adaylık tekrarları daha sınırlı olacak. Çeşitli mazeretlere sığınan başarısız liderliğin dinozorlaşma dönemi kapanacak.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, değişecek olan bu siyasi iklimin doğal sonucu olarak milletvekilliği asli işlevine odaklanacak, yürütmenin elinden alınan kanun tasarısı hazırlama yetkisini tek başına kullanarak, hem saygınlık kazanacak hem de hükümeti, cumhurbaşkanını denetlemiş olacak. Ayrıca yeni sistemde, hükümet parlamento tarafından belirlenip, içinden çıkmayacağı için milletvekilliğinin sürekli bakanlık beklentisine odaklanıp milletten çok liderine bağımlı olma dönemi kapanacak. Milletin kendi hükümetini cumhurbaşkanı eliyle doğrudan seçtiği için yönetimde istikrar sağlanacak ve bu durum temsilde adaletin hayata geçmesine zemin hazırlayacak. Zira mevcut sistemde parlamento da çok parçalı dağılım olmaması adına yani yönetimde istikrarı sağlama adına temsilde adalet ilkesini zedeleyen yüksek barajın yeni sistemde gerekliliği kalmayacak. Böylece yeni sistemin çoğulcu yapısı parlamentoya da yansımış olacak.

Türkiye’nin demokrasisini güçlendirecek olan yeni sistemin tüm bu kazanımlarının kolayca benimsenmesinin tek koşulu; halka güvenmek, onun iradesine her koşulda saygı duymak, onun hakemliğine ve onun kararlarına inanmaktır. Bu koşulu yerine getiremeyenlerin 16 Nisan’da evet demeleri çok güçtür…

Önerilen Haber

ABD’nin zamana oynaması

Türkiye açısından Suriye’deki gelişmeler hayati önemini korumaya devam ediyor. Bir yandan Soçi mutabakatı kapsamında İdlib’e …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir