Anasayfa / Köşe Yazıları / Türkiye’nin Rotası

Türkiye’nin Rotası

Türkiye’nin tarih tezi nettir. İmparatorluk bakiyesi bir devletin mazisinden yansıyan tarihi birikim, onun geleceğininrota belirleyicisidir. O tarihi birikim; hiçbir sömürge güce karşı boyunduruğa girmemeyi emreder. Aynı zamanda kendisininde hiç kimsenin dilini,dinini,kültürünü yok ederek, baskıyla, şiddetle, köleleştirerek sömürge düzeni kurmamayı, kuranlara da karşı mücadele etmeyi zorunlu kılar. Ecdadın bize emanet ettiği budur.Devleti yönetenler için de bundan daha büyük, daha kıymetli fikri ve manevi bir mirasolamaz.

Kimseyi ezmeden, sömürmeden, yaşama hakkını elinden almadan,zalimleşmeden güçlü olmayı başarmaktır. Bunun içinde; her zaman mazlumdan yana olmak ve mazluma nefes olmak, çözüm olmaktır Türkiye’nin tarihi birikiminin mirası.

Onun içindir ki, davası her daim istiklal davası olmuş, bugünde mücadelesi istiklal mücadelesi olarak sürmektedir.

Unutmamak gerekir ki; uluslararası ortam bir av sahası gibidir. Avcısı boldur ve av peşindedir. Bu haliyle uluslararası ortam, işbirliğinden çok keskin rekabete odaklıdır. Güç mücadelesine dayalıdır. Bilek güreşi içindedir. Alttan alta, yarı açık, yarıkapalı esas olan hep güç mücadelesinde üstün olma çabasıdır.

Uluslararası ortamda güç mücadelesi birinin kazanıp, diğerinin kaybetmesi esasına göre işler. Unutmamak gerekir ki; iddialı, hırslı devletler ajandalıdır. Paylaştığından fazlasını kendinde saklar. Hesap yapar. Stratejik aklı hep üst düzeyde tutar ve uygular. Muhtemel rakiplerini iyi saptar. Onları yakın takip eder. Enerjisinin bir kısmını onlara ayırır. Vaktinden önce önlerini kesebilmenin çabasına girişir.Gücünü her daim diri, canlı tutabilmekiçin etki alanını geniş tutmak ister. Bilir ki, birinin alan genişlemesi, bir başkası için alan daralması anlamına gelir. Hedefini her daim gözden geçirir. Diri tutar, canlı tutar. Hedefe yürüyeceği yol ve yöntemi en iyi zamanlamayla, en iyi güçle çok iyi hesaplar. Tüm bunları kurumsallaştırır. Kim gelirse gelsin, kim giderse gitsin bu hedef şaşmadan, yoluna devam edilsin ister Bunun içinde devletiyle milleti bütünleştirir ve ancak ozaman kalıcı, sürekli, kapsamlı bir güce dönüşeceğini bilir.

Türkiye’nin de yapması gereken budur. Bugün de bunu yapmaktadır. Özellikle son on yıldırTürkiye’nin rotası çok daha net olarak belirmiştir. Bu rota, güçlü Türkiye rotasıdır. Ekonomisiyle, siyasi yapısıyla, sosyal bünyesiyle topyekun kenetlenerek, geleceğin güçlü, aydınlık Türkiye rotasıdır. Bu rota, İstiklal rotasıdır. Kendi imkan ve kabiliyetlerini harekete geçirerek, her alanda yerli ve milli yapılanmasını,üretimini, tüm kurumlarını birbirine kenetleyerek, aynı hedefe kilitlemektir Türkiye’nin rotası.

Tüm bunları yaparken, 15 Temmuz kalkışmasının, kaos planının tahribatını süratle onararak, bir nesli yeniden harekete geçirmek esas olmalıdır. FETÖ ihanet şebekesinin en büyük tahribatı bir nesli yok etmesi ve tüm kurumlarımızın milli karakterini zedelemesidir. Her ikisinin de yeniden inşası en önemli çabamızdır. Bunun için liyakatli ve sadakatli kadrolara ihtiyaç vardır. Sadakati; bu topraklara, tarihine, inancına, milletine, kültürüne, ülküsüne,istiklaline,vatanına olan ama donanımlı, iyi yetişmiş, liyakatli kadrolarla belirlediği hedefine, rotasına daha kolayca daha az zahmetle erişecektir.

Bugünlerde Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Doç.Dr. Tümamiral Cihat Yaycı’nın görev yerinin değiştirilmesi üzerine istifasının üzüntüsü yaşıyoruz. Yaycı’nın gerek FETÖ mücadelesindeki cansiperane çabası, gerekse bilhassa Doğu Akdeniz konusunda ki fikri ve teknik katkıları ve öncülüğü hepimizin dikkatini çeken, takdirlerini kazanan boyuttaydı.

İstifasına ilişkin olarak, AK Parti 26. Dönem İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’e; “istifam asla Cumhurbaşkanımıza tepki değildir.Ona olan sadakatim ömrüm boyunca devam edecektir.Bana asılsız iddialarla kumpas kuranların gerçek yüzleri ortaya çıkacaktır” demiştir.

Dileriz ki, bundan sonra da liyakati ve ülkesine olan sadakatiyle Yaycı Amiral’in memlekete hizmetleri eksilmez ve ona destek olunur ve devletine ve milletine hizmet etmeye devam eder.

Zira biliyoruz ki; bu ülkenin istiklali için cansiperane çalışmanın mükafatı, millet vicdanında her zaman sarsılmaz mevkidedir…

Önerilen Haber

Yeni siyaset alanı ve siyasi ittifakların geleceği

Yeni hükümet sisteminin siyasete katacağı imkanları değerlendirmek yerine, onunla çatışarak, meseleyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yıpratmanın aracı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir