Anasayfa / Köşe Yazıları / Sanırsınız ki, Venezuela için çırpınıyor…

Sanırsınız ki, Venezuela için çırpınıyor…

Sanırsınız ki; ilgi duyduğu ülkenin refahını artırmanın, halkının demokratik haklarının yükselişinin derdinde.

Sanırsınız ki; daima hakkın, hukukun, adaletin tesisi için mazlumların dertlerine derman olmanın kaygısını duyuyor.

Sanırsınız ki; bu kaygıyı yeryüzünün her yerinde taşıyor ve gereğini yapıyor.

Sanırsınız ki; hep mazlumlardan yana zalimlere karşı hukukun gereğiyle mücadele önderliği yapıyor.

Sanırsınız ki; hiçbir ülkenin kaynağında, pazarında, geleceğinde gözü yok.

Sanırsınız ki; damarlarından emperyalizmin tüm izleri kazınarak silinmiş ve artık insan hakları için çırpınan tüm dünya halklarının takdirini kazanan, gerçek anlamda saygıdeğer bir dünya önderliği yapıyor.

Sanırsınız ki; dünyanın her yerinde sahici, samimi, kalıcı, kurumsallaşmış düzeyde demokrasinin yerleşmesinin, tüm halkların kendi kaynaklarına sahip çıkarak, geleceklerini inşa edebilmelerinin neferliğine soyunmuş.

Sanırsınız ki; bugüne kadar hiçbir ülkeyi işgal etmemiş, hiçbir ülkeye iç müdahalelerde bulunmamış, seçilmiş hükümetlere karşı darbeler tezgahlamamış, ülkelerin içinde kendi çıkarlarının takipçisi olacak muhipler oluşturmamış.

Sanırsınız ki; ülkelerin hep özgür iradelerinin gelişmesinin, millet iradelerinin güçlenmesinin takipçisi oluyor, halkları cezalandırmak anlamına gelecek çıkarları için ambargolar uygulamıyor, sandıktan çıkan sonuçlara saygı duyuyor, kukla rejimleri, baskıcı yönetimleri, demokrasi dışı aktörleri kendi çıkarlarıyla çelişse bile asla desteklemiyor, sevmiyor, sevilmesini istemiyor.

Sanırsınız ki; tüm terör örgütlerine karşı sarsılmaz mücadelenin ne pahasına olursa olsun sahici ve samimi önderliğini yapıyor.

Sanırsınız ki; ülkelerin mevcut hükümetleri kendisine yönelik karşıtlık gösterse bile, o ülkenin kendi özgür iradelerine dayanılarak, demokratik tercihleri değişene kadar meşru hükümet kabul ederek, saygı duymaya devam ediyor, o ülkenin muhalefetini fonlayarak, alttan alta destekleyerek, demokrasi dışı yöntemleri kullanmaktan geri durmayarak, gerekirse sokak eylemlerinin önünün açılmasına asla destek olmuyor.

Sanırsınız ki; Venezuela’da son yaşanan krizde de yine aynı davranıyor. Yani insanlığı önceliyor. Venezuela halkının geleceğini onlardan çok düşünüyor. Dünya petrol rezervinin %25’i ne sahip olmasına, kıymetli altın rezervlerinin varlığına ve dolara karşı kullanılmasına hiç önem vermiyor varsa yoksa mazlum, fakir Venezuela halkının zenginleşmesi için çırpınıyor. Kendisine karşı duran bir hükümete yönelik; Venezuela’yı ambargo altında bırakarak, daha fazla fakirleşmesinin yolunu açarak, boyun eğmesini, emperyalizmin her türlü tekniğine karşı direncinin kırılmasını asla istemiyor.

Seçilmiş devlet başkanının yerine kendini başkan ilan eden muhalif kişiyi tanıdığını duyururken bile sanırsınız ki, her şeyi Venezuela’nın demokrasisi ve refahı için yapıyor.

Yüreği çoraklaşmamış, zihni ele geçirilmemiş, insani değerlerini yitirmemiş, vicdanlılar, yürekliler her şeyin sanılandan farklı olduğunu çok iyi biliyor… Ve tarih onların eliyle yeniden yazılmayı bekliyor…

Önerilen Haber

“Diplomatik Vahşet”

“ Ben kadavralar üzerinde çalıştım. Kesmeyi iyi bilirim. Şimdiye dek hiç sıcak beden üzerinde çalışmadım …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir