Anasayfa / Köşe Yazıları / ABD’nin Rand raporuna göz kırpanlar

ABD’nin Rand raporuna göz kırpanlar

Bu yılın başında ABD’de yayınlanan bir rapordan daha önce söz etmiştik. ABD’de de Pentagon ve CIA ile yakın ilişkileri olan hatta CIA’in uzantısı kabul edilen, RAND Corporation isimli kuruluşun hazırladığı rapordu.Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceğine dair 200 sayfayı aşan bu raporda çarpıcı hususların varlığına daha önceki yazılarımızda değinmiş, rapordan yansıyanları ele alıp,yorumlamıştık.

Raporun başlığı da çarpıcıydı; “Türkiye’nin milliyetçi rotası ABD-Türkiye ilişkilerini nasıl etkiliyor.” Rapora göre, Türkiye’nin milliyetçi rotası sorunlu.Rapor milliyetçi vurgusuyla Türkiye’nin olumsuz bir tercihte bulunuluyormuş gibi algıda da bulunuyor. Sanki ABD’nin, Almanya’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin, rotası çıkarları doğrultusunda milliyetçi değilmiş gibi bir algı çalışması yapılmış oluyor. Aslında sorunlu buldukları gerçek; Türkiye’nin Türkiye’den yönetilme kararlılığıdır. Dertleri bu direnci kırabilmek. Bunun içinde hedef Cumhurbaşkanı Erdoğan. Raporun esası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iktidarının nasıl devrileceği üzerine kurulmuş. Raporun içeriğinden bir yandan, Türk Silahlı Kuvvetleri(TSK) içinde darbe odaklı fitne arayışının sürdürüldüğünü anlıyoruz. Diğer yandan “demokratik muhalefet” diyerek, 3 partiyi işaretleyip, bu partilere akıl verdiklerini, yol gösterdiklerini görüyoruz.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’i, tasavvuufi İslam hareketinin gönüllü sürgündeki lideri olarak takdim eden,Türkiye yönetimini otoriterlikle suçlayan bu raporda; 3 muhalefet partisine yol gösterilerek, akıl verilerek deniliyor ki; “ Önümüzdeki beş ila on yılda MHP’li ortaklarının teşvikiyle Erdoğan’ın, Birleşik Devletler ve diğer NATO müttefiklerinin çıkarlarına çeşitli ölçülerde ters düşen, savunma ve güvenlik işbirliğinin eskiden beri süregelen boyutlarına zarar veren daha iddialı bir dış politika ve savunma politikası gütmesi muhtemeldir. Eğer bu dönemde Türkiye’de varlığını sürdürebilecek bir koalisyon oluşacak ve 2023’ten sonra Erdoğan ve AK Parti’yi iktidardan edecekse üç öncü muhalefet partisinin 2018 seçimlerinde NATO müttefikleri ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkileri canlandırma çağrısında bulundukları konuşmalarındaki gibi daha uzlaştırıcı bir yaklaşımın ortaya konması gerekmektedir. “

Son günlerde özellikle bazı CHP yöneticilerinin beyanları, bazı yazar-çizer takımının kullandığı üslup, raporun öngördükleriyle çok uyumlu görünüyor. Rapora uygun bir iklimin inşası içinde olunduğu izlenimi oluşturuyor. Örneğin CHP grup başkan vekili özetle diyor ki; “saray rejiminin sonu geliyor…. Türkiye Cumhuriyeti Devleti gelir saat gibi işlemeye başlar” Kimdir bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti? Nereden gelecektir? Bugünkü devlet Türkiye Cumhuriyeti’nin Devleti değilmidir?

CHP İstanbul İl Başkanı da; “Bir erken seçimle veya başka bir şekilde” iktidardeğişikliğinden söz ediyor. Demokrasilerde seçim dışında hangi başka şekilde, hangi yolla iktidar değişir? Bir yandan da Ragıp Zarakolu köşesinden,“makus kaderden çıkış yok” başlıklı yazı kaleme alıyor ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile rahmetli Adnan Menderes’i kaderlerinin aynı olacağına ilişkin vurgularda bulunuyor.

Hepsi aynı iklimden beslenen ve aynı iklimi besleyen bir dil, üslup ve anlayış içinde. Raporun adeta beklentileri yapılanıyor. ABD’nin Foreign Policy dergisinde CHP İstanbul İl Başkanı’na yapılan övgüleride bu bütünün parçası olarak görmek mümkün.

15 Temmuz ve sonrasına ilişkin süreç analizinde, kullanılan dil veterminolojide CHP Yönetiminin tercihleri, anlaşılan o ki, ABD’nin müesses nizamının çok ilgisiçekiyor.

Bu genel şer ikliminin bir parçası olarak görülmesi gereken bir başka hamlede, birkaç gece önce İngiltere merkezli finans şirketlerinin TL’ye yönelik 4.kur saldırısı düzenlemeleriyle yaşanmıştır. Ellerinde TL olmadığı halde dolarla talep oluşturup, dolar kurunun yukarıya tırmanmasına yol açmışlardır. Ancak Merkez’in swap hamlesiyle suçüstü yakalanan 3 yabancı bankanın Türkiye’de işlem yapması yasaklanmıştır.

Görünen o ki; ne bu tür küresel şer hevesleri, ne de bunlara karşı bizim direncimiz ve mücadele azmimiz eksilmeyecek…Başarmayacaklar…  

Önerilen Haber

Türkiye’nin Çocukları, İstiklalin Umutları

Türkiye’nin çocukları, bu yıl 23 Nisan Bayramını çok farklı, çok renkli, çok içten duygularla kutladılar. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir