Anasayfa / Köşe Yazıları / Yunanistan’a ve arkasındakilere verilecek cevaplar

Yunanistan’a ve arkasındakilere verilecek cevaplar

Yunanistan’ın Türkiye’yi tahrik etme gayretleri sürüyor. Şimdi de Gayri Askeri Statüsündeki Adalar (GASA) Midilli ve Sisam’a, ABD tarafından hibe edilen zırhlı askeri araçları sevk ettiği ortaya çıktı. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait insansız hava araçlarının Adalar Denizi’nde görev uçuşu yaparken ortaya çıkardığı bu gerçek karşısında Türkiye, Yunanistan’ın her zaman olduğu gibi uluslararası hukuku hiçe sayan tutumuna bir kez daha en sert tepkiyi gösterdi.

Esasen Yunanistan’ın bu hukuk tanımaz tutumu yeni de değil. 1960’lardan bugüne hem Lozan Antlaşması hem de 1947 Paris Antlaşması’na aykırı olarak bu anlaşmalarda yer alan 23 adadan en az 16’sını silahlandırdı. Ayrıca anlaşmalarda ismen belirtilmeyen birçok adada da askeri kuvvet bulundurmaya devam ediyor. Tüm bu hukuksuzluğunun dayanağı olarak da Türkiye’yi suçlayıp, tehdit edildiğini ve bunun için meşru müdafaa hakkını kullandığını söyleyerek, gerçek dışı bir gerekçeye sığınmaya çalışıyor.

Yunanistan basını da bu yalan rüzgarının en büyük harlayıcısı durumunda. Bir kez daha net olarak ortaya koymak gerekir ki, aslında Yunanistan ona yüklenilen işlevin gereğini yerine getiriyor. Bu noktada kabul edilmelidir ki; Yunanistan emperyalizmin karakol işlevli bir garnizon devletçiğidir. Doğu’daki simetrisi Ermenistan, Güney’deki simetrisi ise İsrail’dir.

Korunup kollanan, karakol işleviyle bulundukları coğrafi alanlarda emperyalist çıkarlar ve denklemler için aktif kılınan garnizon devletçiklerinden biridir. Bu arada belirtmek gerekir ki, bu garnizon devletçiklere bir yenisi de Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak isteniyor. Böylece emperyalizmin hiç eksilmeyen jeopolitik hakimiyet kurma hevesi, bu garnizon devletçikler eliyle hayat bulacak, aksamadan devam edecek.

Yunanistan’ın son günlerde artan bu kışkırtıcı tutumunun nedenleri geniş kapsamlıdır. Nedir bunlar? Sıralayalım;

-ABD tarafından son dönemde Yunanistan’ın nerdeyse bütünü üs haline getirilerek, Fransa’nın da teşvikiyle Türkiye’nin önünün kesilmesi çabasıdır.

-Doğu Akdeniz’de kurmak istedikleri yeni sömürge jeopolitiğini Libya hamlesiyle akamete uğratan Türkiye ile Yunanistan üzerinden hesaplaşma gayretidir.

– Suriye’nin kuzeyinde terör örgütleri eliyle oluşturulmak istedikleri yeni garnizon devletçiğine karşı Türkiye’nin hamlelerini engelleyebilme çabasıdır.

-Suriye’nin kuzeyine karşılık, Adalar Denizi- Doğu Akdeniz jeopolitik hattında yeni cephe açma gayretidir.

– Ukrayna- Rusya denklemini kendi çıkarları için değerlendiren ve değerlendirmeye devam eden ABD’nin, benzer bir tablonun Yunanistan-Türkiye arasında da oluşmasının sınanmasıdır.

-Enerjiden, ekonomiye tam bağımsız Türkiye hedefinde ki kararlılığının zayıflatılabilmesi umududur.

-Savunma sanayindeki milli teknoloji hamlelerini köreltebilme gayretidir.

-Son zamanlarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin(KKTC) tanınmasına yönelik yeni gelişmelerin ortaya çıkmasının rahatsızlığıdır.

-Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki, sahip olduğu varlıklarına yönelik yeni hamlelere hazırlanmasının huzursuzluğudur.

Tüm bu yapmak istediklerine karşı Yunanistan ve arkasındakilerin en iyi anlayacakları cevaplar da Türkiye’nin gündeminde. Nedir onlar? Sıralayalım;

-KKTC’nin Türkiye’nin öncülüğüyle tanınma seferberliğine girişilmesi.

– Rusya’nın KKTC’ye uçak seferlerini başlatması.

– Azerbaycan’ın KKTC’yi tanıması ve diğer yakın ilişkiler içinde olunan ülkelerinde bu tanıma sürecine katılması.

-Söz konusu Adaların ilgili antlaşma hükümlerine göre düzenlenmesi için Yunanistan’ın zorlayıcı diplomasiyle karşı karşıya kalması.

-Mavi Vatan’da tüm deniz varlıklarımıza tavizsiz sahip çıkılması ve yeni hidrokarbon keşiflerinin sağlanması ve işletmeye alınması.

-Askeri hazırlığın tamamlanmasına bağlı olarak, Suriye’de terör örgütlerine yönelik yeni askeri harekatın başlaması.

-Başta savunma sanayiinde olmak üzere milli teknoloji hamlelerine yenilerinin eklenmesi, diğer alanlara da yayılması.

-Enerjiden ekonomiye tam bağımsız Türkiye hedefinden zerre şaşmadan kararlılıkla mücadeleye devam edilmesi.

Yunanistan ve asıl olarak arkasındakilerin anlayacağı ve canlarını acıtacak olan cevaplar bunlardır.

Türkiye’de tüm bu cevapları verecek sağlam irade vardır ve “bir gece ansızın gelebiliriz ” demektedir.

Önerilen Haber

Diyarbakırlı gençlerin gönül penceresi

Pazar günü Diyarbakır’da büyük bir coşkuya şahitlik yaptık. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok sayıda eserin toplu açılışını …