Anasayfa / Köşe Yazıları / Üretimle geleceğimize tohumlar ekiliyor

Üretimle geleceğimize tohumlar ekiliyor

Türkiye ikinci çeyrekte %7.6 büyüme rakamına ulaştı. Petrol zengini Suudi Arabistan’dan sonra OECD ve G20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ikinci ülke oldu.

Yüz güldüren bu sonuç, Türkiye’nin geleceği açısından umutları büyütüyor. Her zaman altını çiziyoruz ki; Türkiye geleceğine ancak üretim gücünü artırarak sahip çıkabilir. Üretim gücündeki gerçek durumu yansıtan da üretime dayalı büyüme rakamlarıdır.

Türkiye’de üretim çarkları kuvvetlice dönüyor. İngiliz The Economist dergisi, Türkiye’nin büyüme hızına ilişkin değerlendirmeler yapıyor ve diyor ki; “Türkiye’nin ekonomisinde ters giden bir şeyler var: Yükselen enflasyona ortasında bile ekonomi büyüyor. Türk ekonomisi bu enflasyon karşısında nasıl büyüyebiliyor?” sorusuna da uzmanlarından aldığı cevapla; “Özelikle şirketler, bu tür parasal zorluklarla başa çıkmaya alışkın. Dolayısıyla çabucak uyum sağlayabiliyorlar “ tespitini yapıyor.

Neo liberal ezberleri bozan, Türkiye’nin benimsediği yolu destekleyen bir başka açıklama da; Nobel ödüllü, ünlü iktisatçı ABD Columbia Üniversitesi Profesörü Joseph Stiglitz’den geliyor.

Aynı zamanda Dünya Bankası’nın eski başekonomisti de olan Profesör Stiglitz diyor ki; “Faizleri artırmak arz tarafındaki sorunları çözmüyor. Aksine daha da kötüleştiriyor. Çünkü arz sıkıntılarına yönelik daha fazla yatırım yapması gerekiyor ama faizlerin artırılması bu yatırımları zorlaştırıyor. Faiz artırmanın daha fazla gıda, enerji üretimine ve arz sorunlarını çözmeye nasıl katkısı olabilir? Katkısını olacağını düşünmüyorum. Çünkü faiz artışı sorunların temeline inmiyor, durumu kötüleştirme riski barındırıyor.”

Evet Türkiye’de tıpkı ünlü iktisatçı Stiglitz’in işaret ettiği gibi; faiz artışıyla değil, meselenin özüne inerek, kapsamlı kalkınma iktisadının ilkeleriyle hareket ediyor ve üretim temelli büyüme, istihdam, ihracat hedefine kilitleniyor. Türkiye’nin neo liberal mikrofonlarının ezberleriyle bu üretim yolculuğunun Cumhuriyetin ilk yıllarında olduğu gibi yeniden köreltilmesine izin vermeden kararlılıkla hedefi doğrultusunda yürümek istiyor.

Küresel ekonomik türbülansa rağmen, Türkiye’nin aldığı yol geleceğin Türkiye’sinin umutlarını büyütüyor. Savunma sanayiinde başlayan hamleler, her geçen gün katlanarak büyüyor. Enerjiden ekonomiye tam bağımsız Türkiye hedefi için milli seferberlik ruhuyla geleceğimize sahip çıkma kararlılığı sürüyor.

Türkiye’nin enerjide ve yüksek teknolojide dışa bağımlılığını bertaraf etmek için hamle üstüne hamle yapıyor. Sismik arama ve sondaj gemi filosuna sahip sayılı ülke durumuna gelen Türkiye’nin Mavi Vatan’dan gelecek yeni müjdeler geleceğimize yeni tohumlar ekilmeye hazırlanılıyor.

Nükleer enerji ligine yükselmeye ramak kaldı. Yakın gelecekte kendi teknolojik birikimiyle, yeni santrallerle nükleer enerjide de geleceğimize tohum ekilmeye devam ediliyor.

Güneş ve rüzgar enerjisinde de teknolojik bağımlığımızı kırmanın önemli mesafeleri alınmış durumda. Konya Karapınar’da kurulan, 280 futbol sahası ve Monoca Prensliği’nin 3.5 katı büyüklüğünde güneş paneli tarlasına adeta ekilen çift başlıklı 3.5 milyon güneş panelinin %80’i yerli üretimin eseri. Bu alanda da geleceğe tohumlar ekiliyor.

Öte yandan; 6 yıldır süren 125 bin 193 sondaj sonucu Eskişehir Beylikova’da keşfedilen 694 milyon ton nadir toprak elementleri, geleceğimize bir başka güven tohumu daha ekiliyor. Bu miktar, Çin’den sonra (800 milyon ton) Türkiye’yi dünyada ikinci en çok rezerve sahip ülke konumuna taşıyor.

Nadir toprak elementleri fiber optikten, akıllı füzelere, uydu haberleşmeden, uçak sanayiine kadar yüksek teknoloji üretiminin çok temel ve çok önemli hammadde kaynağıdır.

Ayrıca yakında Türkiye’nin çağın en ileri teknolojiyle üretilmiş ilk yerli otomobili seri üretimiyle sahne alacak. Bu alanda da geleceğe bir tohum ekilmiş oluyor.

Baykar Makina da üretmeye devam ediyor. Selçuk Bayraktar 2023’ün ilk çeyreğinde Kızıl Elma uçağının müjdesini veriyor. Savunma sanayiimizdeki devlet-özel diğer şirketlerimizin de üretimleri göz kamaştırıyor. Yerli hava savunma sistemimiz yolda. Denizaltılar, gemiler, uçaklar ve daha niceleri üretim süreçleriyle geleceğimize onlar da tohum ekmeye devam ediyor.

Tam bağımsız Türkiye hedefinde tohumlarla büyümeye devam ediyoruz.

Önerilen Haber

Annelerin yüreği emperyalizmin kirli oyununu bozacak

17 Ağustos 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleşen “Evlat Nöbeti “çalıştayının düzenleyicileri ve katılımcılardan oluşan bir heyetle …