Anasayfa / Köşe Yazıları / “Türkiye Yüzyılı’nda Kürtler”

“Türkiye Yüzyılı’nda Kürtler”

Demokrasi ve Birlik Derneği’nin (DEMBİR-DER) yurt genelinde düzenlediği,” Türkiye Yüzyılı’nda Kürtler” konulu konferanslar dizisinin geçen cumartesi günü icra edilen Mersin buluşmasına, DEMBİR-DER Genel Başkanı Mehmet Metiner ve Hukukçu Mustafa Kemal Çiçek’le birlikte konuşmacı olarak katıldım.

Yurt genelinde icra edilen bu buluşmalar; Türk-Kürt kan kardeşliğini zedeletmemenin, birlik ruhunun sağlamlaştırılmasının duyarlılığını taşıyor.

Mersin’de; Türkiye’nin istiklaline sımsıkı bağlı, vatansever, mert Kürt kardeşlerimizle birlikte olmaktan büyük mutluluk duydum. Son derece anlamlı, çok kıymetli buluşmaydı. DEMBİR-DER Genel Başkanı Mehmet Metiner’i ve tüm çalışma arkadaşlarını yürekten tebrik ediyorum.

Türkiye Yüzyılı’na girerken, verdiğimiz ve vermeye devam ettiğimiz mücadelenin bilincini taşıyoruz.

Direne direne, çarpışa çarpışa süren mücadele Türkiye’nin tam bağımsızlık mücadelesidir. Emperyalizme ve tüm tetikçilerine, maşalarına, uzantılarına karşı verdiğimiz mücadele tam bağımsız Türkiye mücadelesidir.

Terör örgütlerinin kuyruklarını birbirine bağlayarak, Türkiye’ye saldırtanlar emperyalist odaklardır. Bu yüzden altı çizilmelidir ki, terör örgütlerine karşı mücadele ediyoruz ama asıl terör örgütlerinin arkasındaki emperyalist devletlere karşı savaşıyoruz.

O emperyalist devletler ki; Türk-Kürt kan kardeşliğimizi hedef alarak, bir ev öbür eve düşman olsun diye çırpındılar. Kirli, kanlı ajandalarında yazılanları, PKK terör örgütü ve siyasi uzantısı eliyle hayata geçirmeye çabaladılar. Bu şer çabaları için bu ülkenin asli unsuru, Kürtleri kullanmaya yeltendiler.

Selahattin Eyyubi’nin ve Sultan Alparslan’ın bizlere vatan kıldığı topraklara düşmanlık, nefret tohumları ekmeye kalktılar. 1000 yıllık haçlı emperyalizmin kirli hesabını görmenin şer hevesine kapıldılar.

Tam bağımsız Türkiye’nin, tüm mazlum halklara umut olmasının rahatsızlığını yaşadılar. Bu umudu köreltebilmenin gayretine giriştiler. Yakın geçmişte yaşanan, 90 yıllarda süren inkarcı, dışlayıcı, asimile edici, ötekileştirici devlet anlayışıyla sonuç almaya çalıştılar. Devletin içine sızmış olan, ABD derin devletinin unsurları FETÖ’yü sahaya sürdüler. NATO içindeki gladyo yapılanmasını, Soğuk Savaş sonrasında FETÖ eliyle diri, canlı tutarak, Türk-Kürt kardeşliğini hedefe koydular.

Suriye’de kendisi gibi düşünmeyen Kürtlere zulmederek, emperyalizmin garnizon devletçik projesine taşeronluk yapan PKK terör örgütünün arkasına yığınak yapmaya devam ettiler. Terör dursun, kan akmasın, analar ağlamasın diye denenen her yolu, her çözümü baltaladılar.

Vatanın bölünmezliğinin teminatı, vatansever Kürtleri baskılayabilmek için her türlü şiddet, baskı yıldırma yollarını denediler.

Başaramadılar. Diyarbakır anneleri tüm korkuları yırtıp attı. Kürt anneleri duruma el koydu. Evlatlarının çalınarak, HDP ve PKK eliyle ABD’nin kirli emperyalist çıkarlarına kurban edilmesine isyan ettiler.

Unutulmamalıdır ki, devlet milletiyle bütünleşirse gerçek güç olur. Emperyalist kuşatma yarılarak, devlete sızmış, emperyalizmin tetikçileri temizlenince, emperyalizmin güdümündeki darbe nüvesi dağıtılınca devlet milletiyle bütünleşti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı mücadelesiyle gelinen noktada artık devlet kerim devlettir. Türk- Kürt kan kardeşliğinin devletidir. Türk-Kürt evliğiyle kurulmuş milyonlarca ailenin ve onların evlatları birliğimizin en sağlam güvencesidir.

Kürtlerin kültürel varlıkları; dili, edebiyatı, folkloru, müziği tüm kültürel unsurları, bu toprakların mahsulüdür ve bizim kültürel zenginliğimizdir. Onları korumak, geliştirilmesine, kuşaktan kuşağa taşınmasına katkı sağlamak, özgürlüğünü güçlü kılmak hepimizin asli görevidir.

Bu konuda hiçbir sıkıntı yaşanmamalıdır. Farklılıklarımız zenginliğimizdir. Bizi biz yapan tüm değerlerimiz emsalsiz değerdedir. Emperyalizmin kirli, kanlı hesaplarını yerle bir etmek hepimizin boynunun borcudur. PKK ve onun bizzat kurduğu siyasi ayağı, emperyalist kirli hesabın uzantısı olduğu sürece Kürtlerin asla temsilcisi olamaz. Vatansever, mert Kürt kardeşlerimiz emperyalizme maşa, yem yapılamaz.

Her zaman olduğu gibi bir kez daha HDP’yi yönetenlere sesleniyoruz. İnancımızda tövbe kapısı kapanmaz. PKK terör anatomisinden kopunuz. Emperyalizme ve onun maşası haline gelmiş olan PKK’ya karşı isyan bayrağını açınız. Diyarbakır annelerinin ortaya koyduğu cesaret damarına sımsıkı sarılınız.

Türkiye’nin siyaset kurumuna, aydınlarına da sesleniyoruz. PKK anatomisinden kopmadığı sürece HDP’yi yönetenlere değil, HDP’ye oy verenlere sahip çıkınız. Anaların yüreklerini birleştiriniz. Diyarbakır annelerinin, cumartesi annelerinin, şehit annelerinin yüreklerini birleştirerek, emperyalizme ve onun maşalarına karşı tüm dünyaya en gür şekilde haykırınız.

Bizi bölemeyeceksiniz… Başaramayacaksınız…

Önerilen Haber

Siyasette “Normalleşme” diyenler ve olması gerekenler

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşme talebiyle başlayan siyasette yumuşama veya normalleşme sürecinin …