Anasayfa / Köşe Yazıları / Mavi Vatan’dan rahatsız olanları sevindirenler

Mavi Vatan’dan rahatsız olanları sevindirenler

Mavi Vatan söylemi, AK Parti iktidarının dış politikayı askerileştirme ve biraz daha agresif bir hale getirmesine yardımcı olan bir söylem gibi. Mavi Vatan’ın tarifine baktığınız zaman, bu aslında egemenlik haklarının ötesinde bir alanı kapsayan ve bu şekilde egemenliğin daha geniş bir alana yayılmasını öngören bir konsept, bir kavram gibi. Türkiye’nin hava sahası, kara toprakları sınırları ve aynı zamanda karasuları tamamen egemenlik haklarına sahip olduğu bölgelerdir. Hiçbir şekilde buradan bir damla su da verilmez, bir karış toprak da verilmez. Ancak karasularımız 6 mil genişliğindedir. 6 milin ötesindeyse uluslararası hukuka dayalı olarak başka kavramlar vardır. Bunlardan bir tanesi kıta sahanlığıdır. Bir diğeri de ekonomik bölgedir. Bunlar aslında 200 mile kadar uzanan alanlardır. Mavi Vatan diye 200 mile kadar uzanan alanı da eğer kendi egemenlik alanınız olarak görürseniz, o zaman biraz saldırgan ve yayılmacı bir algı yaratırsınız.”

Bu sözler; CHP Genel Başkan dış politikadan sorumlu başdanışmanı emekli büyükelçi Ünal Çeviköz’e ait.

Daha önce de; Amerikan Alman Marshall Fonu (GMF) adlı düşünce kuruluşunun da yaptığı konuşmada; “Biden’ın Türk-Amerikan ilişkilerini onarmak için Türkiye’ye Trump’ın önermediği neleri önerebileceği” sorusuna, “Demokrasi” yanıtını vermişti.

Çeviköz, “Biden yönetiminden ilk beklentimizin şu olacağını düşünüyorum: Hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, yargı sisteminin siyasetten arındırılmasına, güçler ayrılığına, demokratik reformlara, medya, ifade, toplanma özgürlüğü gibi tüm temel hak ve özgürlüklere çok güçlü bir vurgu yapması” diye konuşmuştu. Adeta ABD’den, Biden’dan iç politikamıza, ülke yönetimine müdahale ister gibiydi.

Çeviköz aynı konuşmada; Türkiye’nin Libya’ya silah ambargosunu içeren BM Güvenlik Konseyi kararına uymamakla eleştirmiş, KKTC’de kapalı kent Maraş’ın kısmi şekilde yeniden açılmasını desteklemediklerini, bunun BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olmadığını da söylemişti.

CHP iktidar olduğunda da Rusya’dan satın alınan S-400’lerin iptal edileceğini duyurmayı da ihmal etmemişti. Kısaca Biden’ın ve ABD’nin derin yapılarının hoşuna gidecek her şeyi eksiksiz söylemişti.

Yine aynı isim, emperyalizmin garnizon devletçiğinin 30 yıldır işgal ettiği Karabağ’ın özgür kılınmasında kardeş ülke Azerbaycan’a, Türkiye’nin desteğinin yaşandığı günlerde de; “söylentilere göre cihatçı grupların Azerbaycan’a gönderildiği ifade diliyor “ demişti. Yine işgalci güçlerle aynı kaygıları dile getirmişti.

CHP Genel Başkanı da; “Türkiye’nin dış politikasını 180 derece değiştireceğim. Bu dış politika, Avrupa’ya da, dünyaya da zarar veriyor” demişti.

Hepsinin toplamı açıkça ortaya koyuyor ki, emperyalizmin dayattığı dış politika alanlarında Türkiye’nin kararlılığı tartışmaya açılıyor. Bu durum vahim bir tabloyu yansıtıyor.

Dış politikayı 180 derece değiştirmenin ilk sinyalleri böylece de verilmiş oluyor. Türkiye’nin Mavi Vatan kararlılığından rahatsız olan sömürgeci güçleri ve onların desteklediği ülkeleri cesaretlendirecek, umutlandıracak, sevindirecek, el sallamalar devam ediyor.

Mavi Vatan stratejisi, Türkiye’nin vazgeçilmezidir. Coğrafi gerçeklere ve uluslararası hukuka dayanılarak, haklılığının ve haklarının korunup kollanmasıdır. Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye dayatılmak istenen yeni sömürge planına karşı Türkiye’nin milli davasıdır. Vatanın ayrılmaz parçası olan deniz alanlarına sahip çıkma bilincidir. Tam bağımsız Türkiye davasının esaslarındandır.

Deniz yetki alanlarının belirlenerek korunması, doğal kaynaklarına, tüm canlı cansız ekonomik varlıklarına sahip çıkılması; Mavi Vatan stratejisinin esasıdır. Bu esası bozmak isteyenler, Yunanistan ve arkasındaki sömürgeci güçleri sevindirmek isteyenler Türkiye’yi, Türk Milleti’ni asla temsil edemezler.

Her şey çok açıktır. Türkiye’nin 462 bin km2’lik Mavi Vatan’ı, karadaki vatan toprağının devamıdır. Bir karış toprağının değeri neyse, bir damlası da aynı kıymettedir. Türkiye’nin Mavi Vatan’ını müzakereye açması demek, İstanbul, İzmir, Antalya’yı müzakereye açması anlamına gelir ki, bu durum asla düşünülemez.

Sömürgeci zihniyet sahada yaptığı sıkıştırmaları ve yıldırma çabalarını masada da, içimizdeki uzantılarıyla elbette deneyecektir. Ama esas olan Türkiye’nin kararlılığıdır.

Türkiye’nin kararlılığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu sözlerinden yansıyanlardır; “Bir asır önce vatanımızı parçalamayı hedefleyen Sevr’i nasıl yırtıp atmışsak, bugünde Mavi Vatan’ı aynı kararlılıkla koruyacağız.”

Bu böyle biline…

Önerilen Haber

Emperyalist refleks kimden nefret eder, kimi sever?

Türkiye’nin iç cephesine yönelik hamleler eksilmiyor. Küresel emperyalist refleks, Türkiye’nin direncini kırma hevesinden vazgeçmiyor. ABD …