Anasayfa / Köşe Yazıları / Kaos senaryolarının şer hevesi

Kaos senaryolarının şer hevesi

Türkiye’nin her alanda topyekun mücadele duyarlılığıyla davranması gereken bir yılın içindeyiz. Özellikle son 10 yıldır ivmesini artıran küresel saldırıların şer arzularına yeterince ulaşamamasının sancıları sürüyor.

Türkiye’yi sıkıştırma çabalarında siyasetten, ekonomiye, toplumsal yapıdan, güvenlik alanına hemen her fırsatta yeni cepheler açma eğilimi eksilmiş değil. Küresel salgının Türkiye yansımalarından çıkar devşirme çabasıyla geçen son 2 yıl içinde yine arzuladıklarına erişemediler. Türkiye bu süreci başka ülkelere kıyasla çok daha başarılı düzeyde yönetti. Bu alandaki mücadele de olanca hızıyla ve yoğunluğuyla sürüyor. Dünyada aşı geliştiren 9 ülkeden biri durumuna gelen Türkiye, İstanbul ve Ankara’da yeni teknolojilerle donatılmış aşı araştırma ve üretim merkezlerini de yakında devreye sokarak, sağlık altyapısını güçlendirmeye devam ediyor.

Milli teknoloji hamleleriyle beslenmeye devam eden milli ekonomi mücadelesinde de duraksamadan yoluna devam ediyor. Her türlü karalamaya, engellemeye, köreltmeye, özgüveni zedelemeye yönelik çabalara rağmen her geçen gün övünç duyduğumuz yerli üretim başarıları kaydedilmeye devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllar önce Başbakanlığı döneminde belirlediği yerli otomobil üretimi hedefine ulaşılmış durumda. O yıllarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın; “yerli otomobil üretimde babayiğitler arıyorum” çağrısına, özellikle TÜSİAD çevrelerinden dudak büküldüğünü hatırlıyoruz. Hatta daha ileri gidilerek; ” yerli otomobil intihar olur” cevapları verildiğini de hatırlıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ısrarını sürdürünce de küresel sermayenin içimizdeki taşeronlarından; “bağlılıklarımız var, biz yapamayız” itirafının da geldiğini çok iyi hatırlıyoruz.

Bu caydırma çabalarına kulak asılmadı. Cumhuriyetin ilk yıllarında yerli otomobil Devrim arabalarının başına gelenlerin, nasıl köreltildiğinin bilinciyle yola devam edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlılığı sonuç aldı. Türkiye’nin yerli otomobili TOGG görücüye çıktı ve büyük beğeni kazandı. Böylece Devrim otomobilinin intikamını almış oldu.

Daha çok alacağımız mesafe var. Çağın en ileri ve stratejik teknoloji üretimine dahil olmak ve üretmek istiyoruz. Savunma sanayinde başardıklarımızla kazandığımız özgüvene ve bilgi birikimine yenilerini eklemek istiyoruz.

Piyasa araçlarının istikrar bozucu niteliğinden medet umanlara karşı yükselen üretim gücümüzle cevap vermek boynumuzun borcudur. Unutmayalım ki, en güçlü silah sabır ve zamandır. Bunun farkında olanların Türkiye’nin iç cephesine yönelmeye devam ettiklerini görüyoruz. Fitne fesat yayarak, özellikle gençler üzerinden gerilim atmosferi oluşturmaya gayret ettiklerini görüyoruz. Gezi kalkışmasından bugüne bu şer çabayı diri canlı tutmanın arayışı sürüyor. Üniversitelerle yetinmeyerek, liselere, orta dereceli okullara kadar devşirdikleri öğretmenler eliyle sivil itaatsizlik refleksleriyle gerilim atmosferine katkı sunmanın şer gayretleri sürüyor.

Birkaç önce ABD Dış İlişkiler Konseyi’nin yayın organı Foreign Affairs’te Soner Çağaptay imzalı makalede Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığının vardığı vahim nokta dikkat çekiyor. Öylesine gözleri kararmış durumdalar ki ve 2023 seçimine ilişkin aslında öylesine kaygılılar ki, şimdiden kaos senaryolarını dile getirmekten çekinmez hale geldiler. Muhalefeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan karşıtlığında bütünleştirerek sonuç almanın peşindeler. ABD Başkanı Biden’ın; ” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yenebilmek için muhalefeti açıkça desteklemeliyiz” çağrısını yapılandırmaya çalışıyorlar.

Kazakistan’da bu günlerde denediklerini, yıllardır besledikleri, fonladıkları yapılar eliyle sokakları savaş alanına çevirmeye yönelik kaos oyunlarını, Türkiye için de heveslendikleri dikkat çekiyor. Gezi’de, 17-25 Aralık’ta, 15 Temmuz’da başaramadıklarının yeni versiyonunu, yeni varyantını hazırlamanın şer hevesleri dikkat çekiyor.

Bu yüzdendir ki; bir kez daha iç cephemizi güçlü tutmanın, iç cephemizi tunç kılmanın vazgeçilmez ve ihmal edilemez değerinin altını çiziyoruz. Tam bağımsız Türkiye davasından geri dönüş yok. Yılmayacağız… Teslim olmayacağız.

Önerilen Haber

Gezi kalkışması, 15 Temmuz’un önsözüdür

Gezi Davası’nda alt mahkeme kararını verdi. Şimdi de üst mahkeme süreci başlayacak. Alt mahkemenin kararı …