Anasayfa / Köşe Yazıları / İsveç, Finlandiya NATO’ya üye yapılmak isteniyormuş

İsveç, Finlandiya NATO’ya üye yapılmak isteniyormuş

ABD’nin planı doğrultusunda, Rusya-Ukrayna Savaşı bahane edilerek İsveç ve Finlandiya NATO üyeliğine hazırlanıyor.

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg;”Finlandiya, üyelik başvurusu yapmaya karar verirse NATO’da memnuniyetle karşılanacak, katılım süreci sorunsuz ve hızlı olacaktır” dedi. Stoltenberg, yetkisini aşarak, tüm NATO üyesi ülkelerin onaylarını almadan peşinen bu cümleleri kurması, NATO mevzuatına aykırıdır. Üye ülkelerin iradelerine saygısızlıktır. Bu ülkelerden en önemlisi Türkiye’dir. NATO’ya üye yapılmak istenen ülkeler; PKK/PYD-YPG terör yapısına açıktan destek olan ülkelerdir. Özellikle İsveç’in PKK desteği konusundaki açık ve pervasız tutumu çok iyi bilinmektedir.

İsveç Dış İşleri Bakanı Ann Linde; PKK/PYD-YPG’li isimlerle görüşerek, onlara, “İsveç, sizinle aktif partner olmaya devam ediyor” demiştir. Nitekim İsveç, PKK/PYD-YPG terör örgütüne maddi yardımın 2023 yılında 376 milyon dolara çıkarılmasını kararlaştırmıştır. Öncesinde de terör örgütüne İsveç’in 210 milyon dolarlık destek yaptığı biliniyor.

Aynı Bakan, daha önce de Suriye’nin kuzeyinde PKK terör örgütüne karşı Türkiye’nin düzenlediği askeri operasyonlardan rahatsızlık duyarak, “Türkiye Suriye’den çekilsin” ifadesiyle hadsizliğini ortaya koymuş, Dış İşleri Bakanı Çavuşoğlu’dan hak ettiği karşılığı almıştı.

Şimdi aynı İsveç, NATO’ya üye olmak istiyor. Kararların oybirliğiyle alındığı NATO’da Türkiye’nin tavrı belirleyici olacak. Bir ülkenin; teröre, terör örgütlerine destek olması, kaynak aktarması insanlığa karşı suçtur ve kabul edilemez, sineye çekilemez. Türkiye de çekmeyecektir. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan;Şu anda İsveç ve Finlandiya ile ilgili gelişmeleri takip ediyoruz ama olumlu bir düşünce içinde değiliz. İskandinav ülkeleri terör örgütü misafirhanesi gibi oldu” dedi.

Öte yandan ABD’nin PKK/PYD-YPG terörüne verdiği destek de olanca ağırlığıyla sürüyor. En son olarak ABD Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşarı Büyükelçi Victoria Nuland, ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusunda yabancı firmaların yatırımlarını yaptırımlardan muaf tutacak bir muafiyet lisansı çıkaracaklarını duyurdu. Bu adım Suriye’de ‘SDG’ ismini kullanan YPG/PKK terör örgütünün büyük ölçüde ABD desteğiyle işgal ettiği bölgeler için geçerli olacak.

Bu açıklamaya karşı da Cumhurbaşkanı Erdoğan, ” ABD’nin yanlışı kabullenmemiz mümkün değil. Son dönemlerde gelen yönetimler PKK terör örgütüne karşı her türlü maddi desteği vermişlerdir söylemememize rağmen geri dönmemişlerdir. Bize dost görünen ülkelere de söylüyoruz yanlış yapıyorsunuz adımlarınızı doğru atın. PKK neyse YPG odur. Irak’ın kuzeyinde ne yaptıysak Suriye’nin kuzeyinde de aynısını yaparız. İşte burada bakın, şu anda Pençe Kilit’te dün itibarıyla 82 tane terörist etkisiz hale getirilmiştir. Ve bu tabii havaların olumlu seyri halinde bu rakam çok daha ilerilere inşallah devam edecektir. Çünkü bizim bu teröristlere göz açtırma lüksümüz yok. Ve bunu bütün bize dost görünen ülkelere de söylüyoruz. Yanlış yapıyorsunuz, adımlarınızı doğru atın” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin kararlılığını oraya koyan bu ifadelerin zeminde Türkiye’nin, NATO’ya üye olmak isteyen ülkelerden ve NATO’dan; PKK anatomisinin bir parçası olan PYD-YPG’ nin terör örgütü olarak tanınmasını, PKK/PYD-YPG terör örgütlerine destekten vazgeçildiğinin sağlam, bağlayıcı güvencesinin verilmesini, Suriye’nin sadece DEAŞ’tan değil, aynı zamanda PKK/PYD-YPG işgalinden de kurtarılmasını ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün sağlanmasında Türkiye’ye NATO olarak destek verilmesini istemesi en doğal hakkıdır. Bu koşullar sağlanmaması durumunda Türkiye’nin tavrı nettir.

Terörün hedefinde tutulan Türkiye’nin verdiği mücadele esasen insanlık mücadelesidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi, Türkiye’ye dost görünen ülkelerin bu gerçekle yüzleşmeleri -şayet bünyelerinde bir nebze kaldıysa- hukukun, adaletin, insanlığın gereğidir.

Önerilen Haber

Emperyalizmin İstiklalimize saldırısı

Beyoğlu’nda İstiklal Caddesi’ne yapılan hain terör saldırısı bir kez daha ortaya koymaktadır ki, terör maşalarını …