Anasayfa / Köşe Yazıları / Zeytin Dalı Harekâtı’nın Yüzleştirdikleri

Zeytin Dalı Harekâtı’nın Yüzleştirdikleri

Zeytin Dalı Harekâtı tarihi bir adımdı. Uzun soluklu siyasi ve stratejik bir sürecin ilk hamlesiydi. Başarıyla tamamlandı. Bu ilk hamlenin sonuçları, devam edecek olan sürecin en önemli belirleyicileri olacak.

Her şeyden önce Türkiye’nin terör örgütleri eliyle geleceğine ipotek koymak isteyenler, buna Türkiye’nin boyun eğmeyeceğini çok açık olarak görmüş oldular. Türkiye’nin bu kararlılığının Afrin ile sınırlı olmayacağı da bir kez daha sahadaki başarıyla ilan edilmiş oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her zaman ifade ettiği biçimiyle Afrin-Münbiç-Fırat’ın doğusu terörden ve terör örgütlerinden arındırılıncaya kadar bu süreç devam edecek. Yeni hamleler her zaman gündemde. Bu hamlelerden mutlaka Irak’ın kuzeyindeki terör merkezleri de nasibini alacak.

Bundan sonraki en kapsamlı ilk hamlenin Münbiç olacağı anlaşılmaktadır. Bu noktada ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı’yla nasıl bir yaklaşım sergileyeceği merak konusu. Bugüne kadarki veriler, farklı bir tutum takınılacağı görüntüsünü vermiyor. Ancak Türkiye’nin Afrin ile ortaya konan kararlılığı, ABD’nin Münbiç konusundaki ısrarını esnetebilir. Bu durumda ABD tarafından atılacak her adım, Türkiye’nin Afrin ile sahada gösterdiği başarının, masadaki karşılığı olacaktır. Esasen kabul etmek gerekir ki; Türk Silahlı Kuvvetleri ( TSK) ile karşı karşıya gelerek, savaşmak durumunda kalmak, ABD’nin isteyebileceği en son şeydir. Bundan da çok başarıyla çıkamayacağını da bileceği ilk şeydir.

Bu noktada ABD için iki seçenek bulunmaktadır. Ya masada Türkiye’ye ,sahada Afrin’de olduğu gibi boyun eğecektir ya da meseleyi elden geldiğince oyalamak ve zaman kazanmak adına sürece yayacaktır. Birincisinde hiç şüphesiz kazanan yine Türkiye olacaktır. Sahadaki başarıdan sonra masada da başarıyı sağlamış olacaktır yani savaşmadan savaşı kazanmış olacaktır. Bunu da belirleyen hiç şüphesiz Afrin karalılığıdır.

ABD ikinci seçeneği yeğlerse, bu durumda bütün iş Türkiye’dedir. Zira ABD için hedef 2019 olacaktır ve bu süreye kadar Türkiye’nin iç cephesinde gedikler açmaya, yeni siyasi aktörleri desteklemeye yönelerek , “Erdoğan’sız Türkiye” projesini güçlendirmeye çalışacaktır. Bu bağlamda Afrin Zeytin Dalı Harekâtı’nın başarısının Cumhurbaşkanı Erdoğan’la anılmaması için adeta çırpınan bir muhalefet vardır. Bu çırpınışları öylesine çılgınca ki, kahraman Mehmetçiğin, TSK’nın kaydettiği başarının ve devam eden kararlılığın siyasi iradeden, güçlü liderlikten, milletin büyük desteğinden bağımsız olduğunu söyleyecek raddeye varmışlardır. Hatta bu zaferi; TSK’nın, AK Parti’nin Suriye’ye yönelik yanlış politikasının düzeltilmesi olarak ifade edebilecek kin ve nefret düzeyine vardırmışlardır.

Bu noktada bir başka şer hevesi de Hükümet-TSK arasına nifak sokma çabasıdır. FETÖ ihanet şebekesinden arındıkça güçlenen TSK, peygamber ocağı sıfatıyla kutlu davanın, bağımsızlık meşalesinin, mazlum halkların koruyucusu rolünün sarsılmaz kalesi olmaya devam edecek. Siyasi irade milletten aldığı büyük destekle, TSK’yı milletle her zamankinden daha fazla hem hal kılmaya devam edecek…

Terör örgütünün kuluçka merkezi yapılmış olan Afrin şehir merkezine “girmeyin” diyenler, Mehmetçik’le emperyalizme ve maşalarına karşı omuz omuza çarpışan Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) “terör örgütüdür” diyenler, PYD’nin bir türlü terör örgütü olduğunu kabul edemeyenler bu yüzden de “sınırımızda başkası olacağına PYD olsun. Bizce bir sakıncası yok” diyenler şimdi de bu başarının altında ezilmemenin çabasıyla ikiyüzlülüğün sınırlarını zorluyorlar.

Ülkenin en zor anında milletin fark ettiği tehdidi ısrarla görmeyen ve daha da vahimi özellikle görülmemesi için başkalarının çıkarlarına hizmet edebilmek adına misyon üstlenmenin siyasetteki karşılığı muhalefet değil ihanettir…

Yoksa bir ülke de iktidar kadar muhalefet de yerli ve milli karakterini tunç kılmak koşuluyla o ülkenin milleti için, geleceği için vazgeçilmez gücü, kıymeti, teminatıdır… Buna layık olana da helal olsun…

Önerilen Haber

ABD’nin zamana oynaması

Türkiye açısından Suriye’deki gelişmeler hayati önemini korumaya devam ediyor. Bir yandan Soçi mutabakatı kapsamında İdlib’e …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir