Anasayfa / Köşe Yazıları / Suriye’de Maskeli Füzelerden Yansıyanlar

Suriye’de Maskeli Füzelerden Yansıyanlar

ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye’ye gerçekleştirdikleri füze operasyonuyla ilgili enine boyuna irdelenmesi gereken birçok husus var.

Her şeyden önce bir kez daha kabul etmeliyiz ki; görünenlerle veya özelikle gösterilmek istenenlerle yaşananları gerçeklik temelinde anlamamız mümkün değil. Unutulmamalıdır ki, uluslararası ilişkilerde güç mücadelesinde müdahaleci devletler ajandalı, içten pazarlıklı devletlerdir. Bizlerle paylaştıklarının çok fazlasını kendine saklayanlardır. Tarih boyu bu devletler; çıkarlarını maksimize edebilmek adına, sınır tanımayan, dizginlenemeyen egemenlik hırsları nedeniyle sürekli hukuk sorunları üreten, sömürü reflekslerini ve perspektifini diri tutan devletlerdir. Bu sınırsızlık çoğu zaman acı, gözyaşı, haksızlık, adaletsizlik, ikiyüzlülük üreterek zalimlik düzeyine varılmasına zemin hazırlamıştır. Bu yüzden gizlenmesi gerekenler vardır ve bu durum maskeli tutum ve davranışların oluşmasına yol açar.

Devletlerarası güç ilişkilerinde her şey göründüğü gibi olsaydı, işler çok daha kolay olur, meseleler çok daha zahmetsizce anlaşılır ve çözüme çok daha kolay erişilebilirdi. Maalesef uluslararası ortamın doğası gereği, güçler arası mücadelede üzeri örtülü olan gerçekler her zaman meselelerin özünü oluşturur.

O öze ulaşamadıkça dünya ve insanlık sadece çıkarların gölge oyunlarıyla, maskeli balolarla, tiyatral seremonilerle yetiniriz. Oysa bu oyun alanının perdesini açmak, perde gerisi gerçekleri, aktörleri, davranış biçimlerini ve nedenlerini anlamak meselelerin esasını kavramanın olmazsa olmazıdır.

ABD, İngiltere ve Fransa’nın bugüne değin eli kanlı, sicili bozuk Esad için hangi kapsamlı adımı ve Suriye’nin çözümüne ilişkin hangi samimi ve tutarlı stratejiyi uygulamıştır? Bunun cevabı tabiatıyla olumsuzdur ve cevabın içeriği, bu aktörlerin esasen Doğu Akdeniz enerji oyunundaki pozisyonlarıyla biçimlenir ve hiçbir şekilde ülkenin mazlum halklarının çıkarlarına dayalı değildir.

Bu ülkelerin Suriye’ye yönelik füze operasyonuyla neleri amaçladıklarını sıralayalım;

1- Her şey den önce bu hamleden esası, askeri değil siyasi ve stratejik amaçlıdır.

2- Bu hamle, Soçi’de başlayıp, Ankara’da devam eden ve Tahran’da sürecek olan Türkiye-Rusya ve İran üçlü zirvesine yönelik mesaj niteliklidir. Bu zirvenin bu ülkeler nezdinde yol açtığı rahatsızlığın dışavurumudur. Bu arada üçlü buluşma ve sonuçlarından Esed’in de mutlu olmadığını kaydetmek gerekir.

3- En temel rahatsızlık; bu üç ülkenin Suriye’nin toprak bütünlüğünde buluşan ortak baskın çıkarın ağırlığı karşında Esed çelişkisini ihmal etmeleridir. Onlar için Esed’in varlığı bu üç ülkenin ortak davranmasının engeli olarak aşılmamalı aksine kalıcılaşmalıdır. O yüzden İngiltere Başbakanı May ısrarla füzelerin hedefinin Esed olmadığının altını çizmiştir. Fransa cumhurbaşkanı Macron ise daha açık olarak “Esed rejimini vurarak Türkiye’yi Rusya’dan uzaklaştırdık” demiştir.

4- Böylece ABD’nin yanı sıra İngiltere ve Fransa da sahadaki varlığını daha görünür hale sokmak istemişlerdir.

5- Amaç Esed’in kanlı ve kirli sicili değil, bu ülkelerin çıkarlarına ilişkin ne kadar işe yarayıp yaramadığıdır. Bu hamle yine benzer çizgiyi kanıtlamıştır. Kimyasal silah bahanesiyle Doğu Akdeniz bu ülkelerin donanmaları ve petrol ve gaz arama gemilerinin cirit alanına dönüştürülmüştür.

6- Bu noktada bugüne değin sahaya sürülen terör örgütleri gibi aracı aktörlerin çabaları yetersiz kalınca, başarısız olmaya, sahada silinmeye yüz tutunca bu aktörlerin proje üreticileri ve baş kullanıcıları doğrudan çıkarları uğruna bizzat kendilerinin pozisyon almaları zorunlu hale gelmiştir.

7- Suriye’nin iç savaş sürecinin başlangıcında babadan oğula geçen baskıcı rejimin tüm mağdurlarının siyasi duruşlarını ete kemiğe büründürmeye başladıkları dönemde onları şiddet kullanarak durdurmaya başlayan Esed için İsrail’in, “bildiğimiz şeytan bilmediğimizden iyidir” yaklaşımı Esed’in konumunun muhafazasına zemin hazırlamıştır. Asıl olarak Esed’in varlığı değil ondan sonra geleceklerin varlığı ve niteliği tıpkı Mısır’da olduğu gibi bu aktörleri için korkutucu olmuştur. Bu son hamle bu çizginin sürdüğünün kanıtıdır.

Önerilen Haber

ABD’nin zamana oynaması

Türkiye açısından Suriye’deki gelişmeler hayati önemini korumaya devam ediyor. Bir yandan Soçi mutabakatı kapsamında İdlib’e …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir