Anasayfa / Köşe Yazıları / Referandum sonrasının sisli hevesleri… – Akşam Gazetesi

Referandum sonrasının sisli hevesleri… – Akşam Gazetesi

Referandum süreci devam ederken, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine ilişkin 18 maddelik öneri paketinin içeriğini çok iyi bilmek, nerelerin değişeceğini ve bugünkü sisteme göre nasıl bir iyileşme olacağını çok iyi kavramak gerekiyor.

Zira açık bir şekilde bilinçli çarpıtma çabası devam ediyor. Özellikle gerçekleri örtmek adına sis perdesi çekilerek, neyin gerçek neyin yanlış olduğu konusunda bir netliğin oluşmamasına çalışılıyor. Bu yolu tercih edenler için 18 maddenin neleri kapsadığının bir önemi yok. Onlar için esas olan; 15 yıl boyunca sandık yoluyla, seçim ile mağlup edemedikleri AK Parti iktidarını zayıflatacak, cumhurbaşkanı Erdoğan’ı güçsüzleştirecek bir atmosferin ilk adımını atabilmek. İlk sis bombasını atabilmek.

Bu sisli ortamı arzulayan, o günleri dört gözle bekleyen siyaset dışı ve ülke dışı çok sayıda unsur ve aktör var. Şimdiden bunun için pozisyon almaya, hazırlık yaparak, Türkiye’nin geleceğini zedelemeye yönelik yeni hamlelerin peşindeler. Referandumun hayır ile sonuçlanmasına yatırım yapıyorlar.

Türkiye’yi yıllardır terör mücadelesinde yalnız bırakan, terör örgütlerinin para, insan ve silah trafiğini Türkiye aleyhine kullanmaları için çaba sarf eden bazı Avrupa ülkeleri şimdi büyük gayret içinde. Türkiye’nin referandum süreciyle ve sonucuyla çok ilgililer. Referandumdan hayır çıkmasını çok arzuluyorlar. Neden acaba? Nedir korkuları? Türkiye’nin hükümet sisteminden beklentileri nedir? Bu soruların cevaplarını vermek, Türkiye’nin referanduma götürdüğü hükümet sistemine ilişkin anayasa değişikliğinin bu ülkeleri neden bu kadar ilgilendirdiğini ortaya koymak gerekir.

Türkiye’nin bakanlarını ülkelerinde konuşturmamak, seçmenle buluşturmayıp, terör örgütlerinin propaganda faaliyetlerine destek olmak, darbe girişimi sonrası Türkiye’den kaçan FETÖ mensuplarına ve onların her türlü ağlarına etkin ev sahipliği yapmak nasıl yorumlanmalı? Başta Almanya olmak üzere bu ülkelerin açıkça anti-demokratik uygulamaları göze alacak kadar, biriktirdikleri kin, nefret ve hırsın kaynağı nedir?

Tüm soruların tek cevabı var. Bölgesinde güçlenen bir Türkiye istenmiyor. Güçlü bir Türkiye’nin coğrafyayı ve tarihi hareketlendirmesi istenmiyor. Güçlü bir liderin halkla kurduğu dolaysız gönül ve fikir bağının başardığı tek başına iktidarla elde edilen kazanımların kurumsallaşması, bu noktada tesadüflerin ortadan kalkması, kolay manipüle edilen, ayar verilebilen, kısa ömürlü, 15 yıl öncesi gibi zayıf koalisyon hükümetleri eliyle içerde idare edilen dışarıdan yönetilen bir iklimin tamamen ortadan kalkacak olmasını istemiyorlar. Böylece içerdeki uzantılarıyla oyun alanları daralacak. Parlamento üzerinden oyun kurma, oyun bozma imkanları kalmayacak. Ülke ve millet çıkarlarının önüne koydukları dar çıkar hesaplarını esas alan ve siyaset dışı aktörlerden oluşan koalisyon lobisi ortadan kalkacak. Bundan rahatsızlar. İçerdeki uzantılarının da derdi bu.

Topyekun bu kitle; referandumdan hayır çıksın, erken seçim baskısı başlasın, meşruiyet tartışmalarıyla yapay hükümet krizi üretilsin, erken seçim baskısı oluşturulsun hesabı içinde. Bu kitle; ”Erdoğan düşmanlığı” projesiyle yıpratılmak ve yıkılmak istenen bugüne kadar başarılamamış ne varsa tekrar gündeme gelsin ve ülkede belirsizliği artan kaotik bir atmosferle erken bir seçim yapılsın ve 15 yıl öncesi gibi, zayıf, cılız, dar çıkarlara dayalı hesaplı, kitaplı zorlama bir koalisyon hükümeti kurulsun hevesi içinde. Bu heves; FETÖ’nün yeni motivasyonu.

Kim hangi heves ve hesap içinde olursa olsun. Bu ülkenin geleceğine ipotek koyamayacaklar… Bu milletin Türkiye sevdasını köreltemeyecekler… Bu topraklarda ihanet şebekeleriyle, terör örgütleriyle kirli oyunlar oynayamayacaklar…

Bu millet her şeyi fark edebilecek ve cevabını verebilecek kadar ferasetlidir… Kararlıdır… Cesurdur…

15 Temmuz bunun en yakın örneğidir…

Önerilen Haber

ABD’nin zamana oynaması

Türkiye açısından Suriye’deki gelişmeler hayati önemini korumaya devam ediyor. Bir yandan Soçi mutabakatı kapsamında İdlib’e …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir