Anasayfa / Köşe Yazıları / PKK/HDP ve MEDYA

PKK/HDP ve MEDYA

Türkiye’nin teröre karşı mücadelesi, sadece güvenlik güçlerinin işi değildir. Bu mücadele yüreği ve zihni bu topraklarla sımsıkı bağlı olan herkesin içinde olması gereken mücadeledir. Şüphesiz herkese düşen görev farklıdır. Silaha silahla karşılık verecek olan güvenlik güçleridir. Terörün şiddetini, saldırılarını, oluşumunu, harekete geçişini, eleman akışını, suç ağını ortadan kaldıracak olan güvenlik güçleridir.

Ancak terörün toplumsal yapı üzerindeki etkilerinin birçok açıdan ele alınması ve buna ilişkin mücadelenin eksiksiz verilmesi gerekir. Mesela medya, terörün, terör örgütlerinin vazgeçilmezidir. “Medya terörün oksijenidir” denir. Eski İngiltere Başbakanı Demir Leydi Thatcher’a ait bu söz çok doğrudur. Zira medya terörün propaganda ihtiyacının hücresidir. Hücresidir çünkü çoğu zaman medyadaki uzantılarıyla çok özenli yöntemlerle, alttan alta, inceden inceye propagandasını icra ettirir.

Terör örgütleri için; medyanın dili, etki gücü vazgeçilmezidir, ilgi odağıdır. Zira kitleler üzerinde yaymak istediği korkuyu, baskıyı, yaptırımı ve tüm bunlara dayalı algısını bu yolla yerine getirir. Siyasi alanı da bu yolla daha kolay kullanır.

Yıllardır Türkiye’nin PKK terörüne karşı verdiği mücadelenin vardığı nokta, bu durumu şimdilerde geçmişle kıyaslanmayacak düzeyde açığa çıkarmıştır. Neden mi?

PKK terör örgütünün kendisine, terörüne maske olarak kullanacağı hiçbir unsur kalmamıştır. Geçmişin Kürt kimliği üzerindeki inkarcı yaklaşımlar, askeri darbelerin hukuksuzlukları, faili meçhul cinayetler, şebekeleşmiş yapıların hukuk dışılıkları gibi eski iklimin unsurları ortadan kalkmıştır. Hakkını herkesin teslim etmesi gerekir ki, ancak AK Parti iktidarlarında bu karanlık iklim ortadan kaldırılabilmiştir. Bu durum, bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın inisiyatifiyle başarılmıştır.

Ama PKK, teröründen vazgeçmemiştir. Her zaman hatırlatırız ki, esasen devlet desteği olmadan hiçbir terör örgütü yaşayamaz. Bir terör örgütü; silah, para ve insan kaynağı olmadan yaşayamaz ve bu üç kaynak da ancak devletlerin iradeleriyle sınır aşan karakter kazanır. Bu yüzden de her zaman ifade ederiz ki, terörün aslında tarifi açıktır. Terör; devletler arası güç mücadelesinin silahlı diplomatik yoludur. PKK’nın yıllardır arkasında kimler olduğunu bilmeyen kalmamıştır. PKK terörünü ve HDP bağını yıllardır olduğu gibi bugünde tartışıyoruz. Ama bugün daha farklı bir zeminde bunu yapıyoruz. Bugün siyaset için alabildiğine alan açıldığı halde, parti kapatmalar daha zor hale getirildiği halde HDP asla PKK dan bağımsızlaşmıştır. Aslında bağımsızlaşmasını da beklemek hayalle iştigaldir. Zira Demirtaş; “HDP, Öcalan’ın projesidir” demiştir ve onun gereğini yerine getirmektedirler. Bu yüzden HDP’li yöneticilerinden, PKK terör örgütüdür demelerini hiç kimse beklememelidir. Artık bu maskeli balo bitmelidir. Siyaset alanını istediği gibi kullanmak isteyen terör örgütüne asla izin verilmemelidir. Medya da üzerine düşeni yapmalıdır.

Kendini bu toprakların aydını sayanlar seferber olmalıdır. Ülke, millet bütünlüğüne sarsılmaz bağlı olan siyasetçiler ve siyaset kurumu bu maskeli baloya asla alet olamamalıdır.

Neymiş HDP’ liler medyaya çağrılmıyormuş. Bazı gazeteciler de bunun doğru gazetecilik olmadığını savunmaya devam ediyorlar. Başta dediğimiz gibi teröre karşı mücadele de herkese ihtiyaç var. Medya da görevini yapmalıdır. Çok açıktır ki; terörün anatomisinden kopmayan, bu konuda önüne konan her türlü imkana rağmen bunu yapmayanlara dünyanın hiçbir demokrasi ve hukuk devletinde propaganda imkanı verilmez.

Terör insanlığa karşı suçtur. Teröre terör, terör örgütüne terör örgütü diyemeyenler, terör örgütünün ve terörün o çok ihtiyaç duyduğu propagandistleridir. Onlar da suçudur, onlar da günahkardır. Karnındaki bebeğiyle havaya uçurulan hamile annenin kanı onların da ellerindedir. Hiç kimse bu gerçeği perdelemeye, maskelemeye kalkmasın ve demokrasi pozlarına bürünmesin. Zira bu gerçek öylesine kuvvetli ki; Diyarbakır da HDP’ nin önünde evlat nöbeti tutan Annelerin ana yüreğinden, her geçen gün daha fazla yükseliyor… 

Önerilen Haber

HDP-PKK ilişkisinde CHP’ye düşen görev

Kürt Sorunu devam ettiği sürece, gerillaya da katılımlar olacak, çatışmalar da olacak, savaşlar da olacak”. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir