Anasayfa / Köşe Yazıları / Covid-19 mücadelesinde sorumluluğumuz

Covid-19 mücadelesinde sorumluluğumuz

Covid-19 mücadelemiz sürüyor. Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere devletin tüm organları seferber olmuş durumda.

Virüsün yayılımını azaltabilmek ve enfekte olmuşların hastalık süreçlerini en iyi şekilde yönetebilmek ve kayıpları durdurabilmek mücadelenin esasını oluşturuyor.

Bunun için herkese büyük rol düşüyor. Sağlık çalışanlarının fedakarca sürdürdükleri çalışma şartlarını öncelikli olarak desteklemek en büyük görevimiz. Teknik altyapının eksiksiz kılınmasının yanı sıra bizlerin sağlığı için günlerini geçirdikleri sağlık kuruluşlarından yaptıkları çağrılara kulak vermeliyiz. Bu noktada bize düşen; zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayarak, ev de kalmamız.

Sağlık Bakanlığının belirlediği önlemler paketine harfiyen uymak en büyük sorumluluğumuz. Küresel tehditle karşı karşıya olduğumuzu bilerek davranmak, gelişmiş birçok ülkenin bu mücadele de yetersiz kaldığını hesap ederek, elimizden gelenin azamisini göstererek, sosyal izolasyonumuzu ve kişisel temizliğimizi titizlikle yerine getirmeliyiz. Bilmeliyiz ki, corona ailesinin yeni tip bir virüsüyle karşı karşıyayız. Sars ve Mers’ in kuzeni sayılan yeni tip corona virüsün (Covid-19) davranış biçimi, etkileri ve etkinliğinin en ince ayrıntısı henüz tam olarak bilindiği söylenemez. Çin deneyiminden yola çıkılarak ve buna ilişkin yapılmış yeni bilimsel tespit ve kanıtlarla yol almaya çalışılıyor. Virüsün mevcut durumunu en ince ayrıntısına kadar anlama çabası bir yana, mutasyona uğrama olasılığı da ayrıca varlığını koruyor.

Bir yandan da aşı ve ilaç geliştirme çabaları, çeşitli ülkelerde ve Türkiye’de de sürüyor. Bu konuda ki gelişmelerin, en iyimser tahminle Sonbaharı da daha net ortaya çıkacağı ifade ediliyor.

Tüm bu koşullar altında en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; gerçek, doğru, bilimsel bilgiyle buluşmamız. Ancak bugüne değin sosyal medyanın sabıkası maalesef çok kötü.

Nitekim bu zorlu günlerde de gördük ki; sadece sansasyon yaratabilmek için sosyal medyada yazılan, çizilenler bir yana, özellikle şer amaçlarıyla, verilen mücadeleyi baltalamak isteyenler de boy gösterdi. Bu tablonun TV ekranlarına ve köşe yazılarına yansıyanları da vardı.

Bu noktada Türkiye olarak, verdiğimiz topyekun mücadelede siyasi kiniyle davrananların asitli beyanlarından uzak durmamız gerekiyor. Bilerek, isteyerek devletin çökmesinden, milletin perişan olmasından çıkar uman haysiyetsizlerin mikrop saçan paylaşımlarını yok etmeliyiz.

Bu noktada esas olan, sadece bilimsel bilgiye odaklanmamızdır.

Bunun içinde; virüs hakkında şu ana kadar bilinen, kanıtlanmış, bilimsel süreçlerden ve süzgeçlerden titizlikle geçmiş, gerçek bilimsel bilgiyle buluşmamız için konunun gerçek uzmanlarının, araştırmacılarının beyanları esas olmalıdır.

Özellikle TV ekranlarında sadece sağlık bilimleri alanında akademik unvanlarına dayanılarak, konuk edilenlerin öncelikle bu titizliği göstermeleri, bilimsel hassasiyete bağlı kalmaları çok önemli.

Maalesef bunun yeterince yerine getirildiğini görmüyoruz. Çoğu zaman bir akademisyenin söylediğini diğeri yalanlıyor. Bu son derece yanlış ve sorumsuzluk örneği bir durumu yansıtıyor. Böyle zamanlarda gerçek bilimsel bilgi yaşam kurtarıcıdır.

Bu noktada; en azından Corona virüsleri konusunda çalışması olan, Covid-19’ a derinlemesine yoğunlaşanlar ve Covid-19 un ilk görüldüğü Çin deneyimini en iyi takip eden ve oranın bilim çevreleriyle teması olan bilim insanları konuşmalı.

Ayrıca bu konuda Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu içinde bilimsel tüm bilgi ve tüm veriler sürekli tartışılarak, güncellenerek, kamuoyu ile paylaşılır noktaya geldiğinde zihin karıştırmayan, kanıtlanmış gerçek bilimsel bilgiler halka sunulmalıdır. Bunun dışında da konuşan olmamalıdır.

Sonuç olarak; zorlu bir sürecin içinde olduğumuzun bilinciyle, fark etmeliyiz ki; bilgi bilince dönüşürse işe yaramaktadır. Bize sunulan doğru bilgileri bilincimize kazımak en önemli görevimizdir. 

Önerilen Haber

İdlib kördüğümünün çözümü

İdlib mutabakatında öngörülen ateşkesin sahadaki uygulamasına ilişkin beklenti sürüyor. Zira ne denli uygulanabileceği konusunda kaygılar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir