Anasayfa / Köşe Yazıları / Asitli bünyeler sevinç üretemez

Asitli bünyeler sevinç üretemez

Meğer ne çok asitli bünye varmış içimizde. Cuma günü Cumhurbaşkanı Erdoğan, 320 milyar m3 doğalgaz keşfini müjdesini verir vermez, el birliğiyle asitli koro veryansın etmeye başladı. Türk Milleti’nin sevincini boğmak üzere asitli bünyelerinden zorlasalar da asla çıkamayacak olan sevinci, milletten mahrum etmek üzere çırpındılar.

Türkiye, dünyada az sayıda ülkede bulunan sondaj ve sismik araştırma gemileri satın alarak, yeni bir dönemi başlatmış. 462 bin km2 olarak belirlediği Mavi Vatan’ın da enerji kaynaklarının arama ve çıkarma faaliyetleri için seferber olmuş. Ona engel olabilecek şer odaklarına karşı donanmasını da seferber etmiş. Böylece sonuç alınmaya başlamış, ilk adım da, başlangıç olarak büyük bir umut doğmuş, hiç azımsanmayacak miktarda olduğu tahmin edilen rezerv bulunmuş, gerisinin geleceği de anlaşılmış. Ama ne çare bu zatların hiç hoşuna gitmemiş. Üstün bilgileriyle hemen yapıştırıvermişler o müthiş tespitlerini. Neler mi demişler? Kısaca göz atalım;

Mesela eski AK Partili yeni CHP’li bir milletvekili demiş ki; ” 320 milyar m3’lük küçük bir alanda, Karadeniz’de doğalgaz alanı varmış. Burada 320 milyar m3 gaz varmış, yokmuş geleceğimiz açısından büyük bir aydınlığı göstermiyor.” Gördünüz mü? Hükmü vermiş.

CHP’nin yeni Genel Sekreteri de kararını vermiş demiş ki; “ varsa o kaynak, Türkiye’ye kalkınma getirir mi sorusunun cevabı hayır olduğu için endişeliyim. Böylesi yatırımların faydası, ekonomik olarak halka yansımayacak.” Bakar mısınız bize dediğine? Sevinmeyin diyor. Gerisi gelecek umudunu da hiç önemsemiyor.

Bir başkası, muhalif bir gazetenin köşe yazarı ise bakın ne veciz sözlerle değerlendirmiş meseleyi; “Karadeniz’de gaz alarak, milletin de gazını alarak falan böyle bir yola giriyorlar. Karadeniz’de sen kime şov yapıyorsun” Nasıl beğendiniz mi? Durun acele etmeyin daha vecizleri var.

Bakınız eski CHP’li, yeni İYİ Partili bir milletvekili de ” 320 milyar m3 bir doğalgazla değiştirseniz, değiştirseniz sinemada sandalye değiştirirsiniz” bundan daha veciz bir değerlendirme zor duyarsınız.

Bir başkası, hükümet karşıtı yayınlarıyla bilinen bir TV’nin genel yayın yönetmeliğini yapan zat da; ” 320 milyar m3 olunca üzerinde konuşulmaya bile değmez. Sayın Erdoğan’ın müjdesi maalesef fiyasko çıktı. Yani olmadı bu müjde filan değil.” Bakar mısınız saptamanın bilimsel değerinin emsalsizliğine?

Bir Vakıf Üniversitesinde olduğu bilinen bir iktisat profesörü de katkı sağlamış demiş ki, “dünyanın en büyük rezervine sahip olan Venezuela’da, bir bidon petrol, bir tane Damak çikolata bile etmiyor” Gerçekten harika bir tespit değil mi? Ancak yine de insanın sorası geliyor. Bu müthiş analiz de, niçin Venezuela’nın böyle olduğu, Venezuela’nın yıllardır emperyalizmin baskıları, ambargoları, darbelerle boğuşması gerçeği ihmal edilmiş? Bunları bilmemesi mümkün değil de acaba ABD size de aynısını yapar demeye mi getiriyor? Kim bilir hangi refleks yazdırıyor bu muhteşem tespiti?

Bir başkası da CNNTürk TV’nin eski kadın ekran yüzlerinden birisi. Hiç kimsenin aklına gelmeyen bilimsel kaygısını dile getirmiş demiş ki; “mesele gazın ne kadar derinde bulunduğu ne kadar kolay çıkartılabiliyor olması. İşin astarı yüzünden pahalıya geliyorsa işin anlamı kalmamıştır.” Gördünüz mü bir başka bilimsel saptamayı?

TPAO acaba tüm bunları hesap etmiş midir? Bu değerli bilgilere itibar etmiş midir? Şaka bir yana ortada gerçekten trajikomik bir durum var.

Benim de bulunduğum bir TV programında eski bir TPAO çalışanı, bir iddia ortaya attı. Dedi ki; “TPAO’da çalışan liyakatli insanları işten çıkardılar. Gemilerde yabancıları çalıştılar. Sondajı da kendileri yapmadılar.” Bunun üzerine, TPAO Genel Müdürlüğü’nün bilgilerini paylaştığımda da itirazını sürdürdü. Sonunda TPAO Genel Müdürlüğü programa açıklama yolladı. Ne çare o bildiğini okudu. Beni de bilmemekle suçladı. TPAO’nun çalışanların özlük durumlarını tek tek bilmek, kimlerdir ve uzaklaştırılan varsa nedendir tabii ki bilmem mümkün de değil. Zira bu uzmanlık alanı değil, idari bilgi. TPAO Genel Müdürlüğü’nün bilgilerine de itibar edilmiyorsa geriye tek söylenecek şey; nedense gidenler değil de, gelenler bulmuş kaynağı. Herhalde gerçek olan da bu.

Uzun sözün kısası görünen o ki, bulunan doğalgazın sevincini köreltebilmek için her yolu deniyorlar, deneyecekler. Asitli bünyeler tabii ki sevinç üretemeyecek. Bir de insanın aklına hep şu sözler geliyor; ” Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa, bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok.” Bunu diyenler hiç sevinir mi?

Biz bunlara değil, Mavi Vatan’dan gelecek yeni keşiflere odaklanalım… Yeni müjdeleri bekleyelim…

Yolumuz aydınlıktır… 

Önerilen Haber

Türkiye’yi içeride yalnızlaştırmaya çalışanlar

Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelere bağlı olarak son zamanlarda muhalefet Türkiye’nin tutumunu, “yalnızlık” olarak nitelendirerek eleştiriyor. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir