Anasayfa / Köşe Yazıları / Tezkereye “Hayır” oyu verenlerin açtığı yol

Tezkereye “Hayır” oyu verenlerin açtığı yol

PKK terör örgütünün siyasi ayağı HDP seçim bildirgesini yayınlamış. Operasyonları durduracaklarını, Suriye ve Irak’tan askeri geri çekeceklerini belirtmişler.

Anlaşılan büyük bir özgüvenle, heyecanla iktidara hazırlanıyorlar. PKK’nın taleplerini iktidara taşımanın hevesindeler.

Kandil’de saklandıkları inlerinden dışarı çıkamayan terör örgütü elebaşları feryat ederek, seçimin sonucunu bekliyorlar. Daha doğrusu Kılıçdaroğlu’nun kazanmasını bekliyorlar.

Öyle ya; Mehmetçiğin, Suriye ve Irak’ta teröre karşı operasyonları için Gazi Meclis’ten istediği tezkereye, CHP yönetimi HDP ile “hayır” oyu vermişti.

Yani Mehmetçiğe; operasyonları durdur ve Irak ve Suriye’den geri dön demişti. Yani bugün HDP’nin seçim bildirgesinde yazıldığı gibi.

Üstelik tezkere oylaması öncesi HDP sözcüleri CHP’ye; “birlikte yol yürüyeceksek, bunun ilk sınavı tezkereye hayır oyu vermektir” demişlerdi.

Şimdi de kazanması halinde Kılıçdaroğlu üzerinden bu durumu iktidara taşımayı, uygulamaya sokmaya hevesliler. Yine HDP’nin seçim bildirgesinde “kayyum rejimine” son vereceklerini de söylüyorlar. Kılıçdaroğlu da HDP görüşmesi sonrası, “kayyumluğa son vereceklerini” söylemişti. 6’lı masanın ortak politikalar metninde de aynısı yer alıyor.

PKK’nın da istediği bu. Terör örgütünün sözde devlet yapılanması KCK’nın gereği olarak Kandil’in atadığı özellikle belediye eş başkanlarının örgüt adına; lojistik, finans ve insan kaynağı teminindeki rolleri sürsün isteniyor. Onlara hiç dokunulmasın. PKK’nın belediyeciliği aksamasın. İstedikleri bu.

Kılıçdaroğlu’nun verdiği bu söz, demokrasi maskesiyle açıklanabilir mi? Tek tek dosyaları incelemeden kayyumluğun kaldırılacağını söylemek hukuki mi? Ayrıca devlet politikasıyla uyumlu mu?

Şırnak Belediyesi’ne ait bir araca 10 ton patlayıcı yükleyerek, Cizre Emniyet binasına yapılan saldırıda 12 polisimiz şehit oldu. Mesela bunun dosyasına bakıldı mı?

Emperyalizmin terör silahı olarak PKK ve tüm unsurları seçime hazırlanıyorlar. Aday çıkarmayıp, Kılıçdaroğlu’nu destekliyorlar. ABD Genelkurmay Başkanı ve Merkez Kuvvetler (CENTCOM) komutanı orgeneral geçtiğimiz günlerde Suriye’nin kuzeyinde PKK/YPG terör yuvalarından birlikte resim verdiler.

Fransa Senatosu’nda PKK/YPG teröristlerine sözde onur nişanı verildi.

HDP’li zatlar, “100 yıllık Cumhuriyeti değiştireceklerini” , “Öcalan’ı serbest bırakacaklarını” söylüyor.

PKK bir yandan FETÖ öte yandan Kılıçdaroğlu’nun adaylığının ve seçimi kazanmasının heyecanı içindeler. Çok şey bekliyorlar Kılıçdaroğlu’dan.

Yargı, asker, suçlu suçsuz ayırmaksınız KHK’ların devlete geri döneceklerini de belirtiyorlar.

FETÖ’cülerle aşure yiyeceklerini söyleyenleri mi istersiniz. Kitlelerden hesap soracaklarını söyleyenleri mı istersiniz. Atatürk’e “100 yıllık avans aldı” diyerek, adeta rüşvetçi ilan edene bir karşı kelam edemeyen rozet Atatürkçülerinin hazin durumunu mu görmek istersiniz. Hepsi var.

6’lı masanın ortak politikalar mutabakat metninde terör ve güvenlik başlıklı bölümü okursanız, Türkiye’nin PKK/YPG, FETÖ sorunu olmadığını zannedersiniz.

Terör ve güvenlik başlığı altıda metin hazırlayacaksınız ama içinde PKK/YPG ve FETÖ ve diğer terör örgütlerinin adı hiç geçmeyecek. Bunu kim, kimler başardı?

PKK ve FETÖ hevesleri heyecan içinde sürüyor.

Bu şer hevesleri terör örgütlerinin kursaklarında bırakmak tabii ki mümkün. Kılıçdaroğlu’nun çıkıp açık açık anlayacakları dilden; “siz kim oluyorsunuz da benden medet umuyorsunuz. Bilesiniz ki size karşı mücadeleyi en fazla ben yapacağım. Bu kirli emperyalist oyunu ben bozacağım. Kandil’deki terör ağaları sakın ola benden bir şey beklemeyin. Sizin yapacağınız tek şey, silahlarınızla teslim olmaktır ve siyasi zemini, atmosferi kirletmekten vazgeçmektir. Demokrasi, millet düşmanı FETÖ’nün tüm unsurları siz de çok heveslenmeyin. Sizlere karşı en kapsamlı mücadeleyi ben yapacağım” dese şer heveslerini kursaklarında bırakmalarını sağlasa ne güzel olur değil mi?

Önerilen Haber

Siyasette “Normalleşme” diyenler ve olması gerekenler

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşme talebiyle başlayan siyasette yumuşama veya normalleşme sürecinin …