Anasayfa / Köşe Yazıları / Yerel seçim hesapları

Yerel seçim hesapları

Yerel seçime yönelik partilerin hazırlıkları sürüyor. Partiler için hazırlık süreci; hem birbirinden bağımsız, hem de birbiriyle etkileşimli yönleriyle işliyor. Her parti bir yandan kendi anlayışı, hedefleri, iç dengeleri açısından değerlendirmelerini yoğunlaştırırken, bir yandan da diğer partilerin stratejilerine odaklanarak kendi rotasına yön vermeye çalışıyor.

Bu noktanın en önemli yanını hiç kuşkusuz ittifaklar konusu oluşturuyor. Cumhur ittifakının fikri buluşmayla harmanlanan ortak hedefte buluşma pratiği, sağlam altyapısıyla sürüyor. Bu sağlam bütünleşme halinin yerel seçimlere öyle ya da böyle yansımaması mümkün değil. Görünen odur ki, bu ittifak zemininin iki partinin teknik bir çalışmaya dayalı kurumsal bir mutabakata bağlı olmadan daha çok sandıkta seçmen iradesi ve tercihine yönelik gönül ittifakı biçiminde olması ağır basıyor.

CHP’nin başını çektiği, 24 Haziran seçimlerinde oluşturulan millet ittifakının yerel seçimde yeniden toplanması ise öncekine göre çok daha güç görünüyor. Bir yandan yerel seçimin doğası gereği ittifaka yönelik teknik hususların aşılmasında güçlükler, diğer yandan 24 Haziran seçiminden çıkan sonuçların değerlendirilmesinde millet ittifakının içindeki partilerin fikri farklılıklarının ortaya çıkardığı yeni pozisyon almalar, kurumsal nitelikte bir ittifak zemininin oluşmasını zorlaştırıyor. Ancak yine de çabaların eksilmeyeceği görünüyor. Özellikle CHP ile HDP’nin bu noktada kurumsal olmasa da öncekilerde olduğu gibi yarı açık, yarı örtülü üst çatının yakınlaşma eğilimlerinin iki partinin seçmenlerine yansıtılması ve böylece sandık ittifakına yönelmelerinin cesaretlendirilmesi yolunun benimseneceği görülüyor. Özellikle İstanbul için bu yolun mutlaka devreye sokulacağı söylenebilir. CHP açısından bu tercih, İstanbul adayının belirlenmesinde göz ardı edilmeyecek bir kriter olacağını saptamak mümkün.

Öte yandan AK Parti’nin geçen hafta sonu 27.istişari ve değerlendirme toplantısının yapıldığı Kızılcahamam kampından yerel seçime yönelik çıkan sonuç, aday belirlemedeki esas ve usuller açısından her zamankinden çok fazla titizliğin gösterileceği yönündedir. Bugüne değin hizmet siyaseti olarak, belediyelerden başlayan başarıların iktidarlarla boyutlanması bir yana adaylarda liyakat esasının her şeyden üstün tutulacağı anlaşılıyor. Bu noktada adayların birikimleri ve becerilerinin yanı sıra kişilik özelliklerinin özellikle de halkla başından sonuna kadar iç içe olmanın, her ne koşul altında olursa olsun makam, mevki buluşmasını kibir odağına dönüştürmeyecek karakterlerin tercihi büyük önem taşıyacaktır.

Son dönemde özellikle ekonomide Türkiye’yi zayıflatma çabalarına karşı dört koldan, seferberlik direnci ve kararlılığıyla mücadele etmek, yerel seçimin başarısının ve siyasi gündeminin en önemli belirleyicisi olacaktır. Bu noktada Türkiye’yi McKinsey üzerinden IMF’ye muhtaç olmuş gibi göstererek, gri propaganda tekniklerini sahaya sürenler için yerel seçimler, Türkiye’nin istiklal yürüyüşüne çengel atmanın fırsatı olarak görülecek. Bu zeminde hiçbir açık vermemek, bir toplu iğne başı kadar hiçbir piyasa enstrümanının ülkenin makro ekonomik dengelerini ve gelecek hedeflerini sarsacak birer silah olmalarına müsaade etmemek Türkiye’nin önceliği olmalıdır.

Unutmayalım ki, bugüne değin özellikle de son 5 yıldır hiçbir seçim sıradan bir seçim olmamıştır. Aksine her seçim, Türkiye’nin istiklal yürüyüşünün etkisi altında gerçekleşmiştir.

Bu defa da farklı olmayacaktır…

Önerilen Haber

ABD’nin zamana oynaması

Türkiye açısından Suriye’deki gelişmeler hayati önemini korumaya devam ediyor. Bir yandan Soçi mutabakatı kapsamında İdlib’e …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir