Anasayfa / Köşe Yazıları / Seçimin aldatıcıları ve halkın feraseti

Seçimin aldatıcıları ve halkın feraseti

Seçim sonuçları; sadece kimlerin, kazanıp kimlerin kaybettiğini ortaya koyan sonuçlar üretmedi. Aynı zamanda son derece çarpıcı başka sonuçlarında daha açık olarak anlaşılmasına vesile oldu.

Her şeyden önce seçim sonuçlarının aritmetiğinden yansıyanların anlamlarını netleştirmek gerekir. Her türlü manipülasyona rağmen halkın çok büyük çoğunluğu neyin gerçek neyin kurgu, neyin sahici neyin sahte olduğunu her zamanki ferasetiyle, irfanıyla ayırt edilebildi. Sonuçların aritmetiğinde bu durumun gerçekliğini görmek gerekir. Zira seçim sürecinde bazı çevreler özel yöntemlerle büyük çaba sarf etti. Her şeyden medet umuldu. Kredi derecelendirme kuruluşlarıyla işaret fişeği atılarak, seçim gündemi boyunca sadece ekonomi konuşulsun ama o da istedikleri biçimiyle, yönleriyle konuşulsun arzuladılar. Türkiye’nin yakaladığı büyüme rakamları gibi makro ekonomik dengelerine ilişkin veriler gibi hususları dile getirmeden kendilerinin belirlediği ve manipüle ettikleri ekonomi gündemiyle konuşulsun istediler. Böylece piyasa manipülasyonlarıyla zihinlere yanlış algıları yerleştirerek, seçime yönelik yapay reflekslerin oluşturulmasını planladılar. Patates, soğan fiyatları üzerinden dahi büyük beklentiler oluşturdular. İktidarı bu yolla zedelemeyi hesapladılar. Her türlü manipülasyonların sahaya sürülmesi ve kitleleri bu manipülasyonların yönlendirmesi için çırpındılar. Türkiye dışından da eklemlenen şer hamleleriyle, olamayan varmış gibi, var olan yokmuş gibi gösterilmeye çalışılarak, gerçeğin önüne konulan algılarla kitleler manipüle edilmeye çalışıldı.

Ekranlara yerleştirilen sinsi aktörlerle, sinsice Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığı ince yöntemlerle, özenli filtrelerle, tarafsızlık maskesiyle, kılıfıyla yaygınlaştırılmaya çalışıldı. Açıkça eleştiriler yerine bu yolla zihinsel yanılgılar, zihinsel karışıklıklar hedeflenerek, gerçekler örtülmeye çalışıldı.

Yeri geldi karalayıcı bir dil, yeri geldi yıpratıcı bir üslup tercih edildi. Türkiye’nin önündeki temel hassasiyetlere perde çekebilmek için, seçim meydanlarında hiç dile getirmemek için özel bir titizlik gösterildi. 15 Temmuz gerçeği, FETÖ ihanet şebekesinin hâlâ canlı, diri olan küresel ağı ve küresel ağa babaları ve onlara karşı verilmesi gereken mücadelenin seyri ve geleceğine hiç değinmediler. Değinilmesini de hiç haz etmediler.

PKK/PYD/YPG terör oluşumuna karşı nasıl mücadele yapacaklarını anlatmayanlar, seçim meydanlarında kahraman bir komutanın apoletlerini sökmeyi, kitlelere yuhalatmayı tercih ettiler. Terör örgütüyle bağını kesmeyen, kesmediğini de her fırsatta tutum davranışlarıyla ortaya koyan, sözde bir partiyi demokrasi kılıfı altında Gazi Meclis’e taşımayı kolayca benimsediler. Bunun içinde seçim meydanlarında ayrıntılı terör mücadelesinden hiç söz etmediler.

Kitleleri aldatabilmenin her yolunu denediler. Ekranlarda insanların gözünün içine baka baka sözde akademisyenler, sözde kamuoyu araştırmacıları, sözde seçim stratejistleri gibi unvan ve kimliklere sığınanlar eliyle zihin bulandırmaya, neyin doğru olduğu değil, “halkın neye inandırıldığı önemlidir” anlayışla davranmaya büyük gayret sarf ettiler. Siparişle anket sonuçları açıkladılar. Doğruyu değil, beklentiyi karşılasın istediler. Mesleki hiçbir ahlaki sınırlılık tanımadan aldatmayı yeğlediler. Sonrasında da bu durumu büyük bir pişkinlikle TV ekranlarında itiraf ettiler.

Başaramadılar… Halkın ferasetini, irfanını, sağduyusunu aşamadılar…

https://www.aksam.com.tr/yazarlar/prof-dr-yasar-hacisalihoglu/secimin-aldaticilari-ve-halkin-feraseti/haber-749970

Önerilen Haber

CHP’de ne değişecek? (2)

CHP üst düzey yönetiminden yansıyan; “Afrin’e girmeyin”, Mehmetciğe mihmandarlık yapan PKK/PYD-YPG terörüne karşı Suriye’de birlikte …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir