Anasayfa / Köşe Yazıları / İdlib kördüğümü

İdlib kördüğümü

Suriye düğümünün en zorlu yeri İdlib üzerinden ajandalı devletler büyük hareketliliğin içindeler. Bu hareketliğin içinde neredeyse olmayan ajandalı devlet yok. ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Almaya, İran, İsrail hatta Çin’in içinde olduğu geniş bir liste, İdlib üzerinden Doğu Akdeniz’in yükselen yeni enerji jeopolitiğinin çekim gücü içindeler.

Kuşkusuz bu liste içinde bizim de yerimiz ayrıcalıklı. Diğer birçok aktöre benzemeyen çıkarlarımız, çabalarımız, benimsediğimiz anlayışımız, attığımız adımlarımız var. Ayrıcalığımızın en önemli yanı; bölgeyi terörize edenlerin maşaları durumundaki tüm terör örgütlerine karşı birbirinden ayırmaksızın en dirençli, en samimi, en sahici mücadeleyi veren tek ülke olmamızdır. Çünkü bizim için Suriye’nin toprak bütünlüğü, Türkiye’nin toprak bütünlüğüdür. Suriye’de bizi doğrudan tehdit edecek bir parçalanma sürecine asla izin veremeyiz. Bu hassasiyetimizde diğer tüm ülkelere kıyasla ayrıcalığımızı ortaya koyan husustur. Bizim için Suriye ve Doğu Akdeniz; ekonomik çıkarlar uğruna kirli ve karanlık oyunların, gelgitlerin, her türlü gayri meşru ilişkilerin, bölge halklarını düşmanlaştıran hamlelerin coğrafyası değildir. Hiç kuşkusuz hakkın, hukukun, adaletin zemininin bize sunduğu tüm haklarımızı sonuna kadar koruyup, kollamak en temel duyarlılığımızdır. Ama bunun için halkları birbirine düşmanlaştıran, terör örgütlerini sahaya süren ve onlara her türlü desteği veren ülkelerin kirli ve karanlık hesaplarından uzağız.

Şimdilerde yine benzer karanlık oyunlar sahne almaya çalışıyor. İdlib üzerinden yeni hesaplaşmanın arifesindeyiz. Birçok istihbarat servisi İdlib’de cirit atıyor. Herkes birbirini kimyasal silah kullanacağı ithamında bulunuyor. Her kesim bu atmosferi müdahalenin meşruiyeti olarak önceden hazırlamaya yelteniyor. Tam bir maskeli balo sergileniyor.

Rusya için Suriye’de ve Doğu Akdeniz’de varlığını sürdürmek hayati önemde. Zira Doğu Akdeniz’in yükselen doğalgaz jeopolitiğinin yeni oyun senaryolarından dışlanmanın maliyetini yüksek görüyor. Esas meselesi bu. Bu noktada Esad-muhalifler çatışmasına göre aslında pozisyon belirlemiş olmuyor. Esad-muhalifler çelişkisi üzerinden Batılı rakiplerinin pozisyon almalarını ve Doğu Akdeniz’de mutlak hakimiyet kurmalarını engellemeye çalışıyor. Zira Rusya’da çok yakın takip ediyor ki, Esad özellikle son zamanlarda ikili oyunun içinde. Rus basınında Esad’ın CIA ile görüşmeler yaptığı yazılıyor.

Bu noktada; Doğu Akdeniz’de kalıcı varlığı kabul edilmiş, yeni kurulacak enerji oyunundan dışlanmamış bir Rusya için, Esad’ın varlığı, muhaliflerin etkin olup, olamaması hayati bir değer değildir. Bu yüzden de Türkiye ile ilişkileri sürdürülebilir niteliktedir.

ABD açısından İdlib üzerinden kopan fırtınanın bir boyutu da, Astana sürecinin zayıflatılabilmesine yöneliktir. Türkiye, Rusya ve İran üçlüsünün Astana sürecinde sürdürdükleri mutabakat zeminini dağıtabilmek, bu aktörleri İdlib üzerinden Suriye konusunda ilişkilerini tercihe zorlamak ABD’nin İdlib ajandasının satırlarıdır. Ayrıca ABD açısından PKK/PYD-YPG terör örgütünü meşrulaştırma, kalıcılaştırma çabası üzerinden de Şam rejimini köşeye sıkıştırmak, bu noktada Esad’ı tercihe zorlamak aynı ajandanın içeriğindedir.

İdlib’de başlaması muhtemel yeni bir savaş atmosferi; yeni göçler, yeni dramlar, yeni kördüğümler anlamına gelecektir. Türkiye bunun bilincindedir ve sahte yüzlerin, kirli ve karanlık oyunlarıyla, insanların yaşamlarını elinden alan saldırganlığına karşı elinden gelenin fazlasını yapan tek aktör durumundadır. Olmaya da devam edecektir…

Önerilen Haber

15 Temmuz ‘Milli Vuruş’ kitabında yaşıyor

15 Temmuz gecesinin tarihe işlenen gerçeklikleri, tüm canlılığıyla yaşamaya devam ediyor. 15 Temmuz iki farklı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir