Anasayfa / Köşe Yazıları / 100. yıla 5 kala

100. yıla 5 kala

Cumhuriyetimizin 95. yılındayız. 100. yıla 5 kala inançla, dirençle yaşattığımız istiklalimizin uzun, meşakkatli yürüyüşü emin adımlarla, kararlılıkla sürüyor.

Bulunduğumuz coğrafyanın siyasi ve stratejik değeri yüzyıllardır hiç eksilmedi. Günümüzde yeni anlamlarla kıymeti daha da arttı. Bu coğrafyanın tarihi birikimi ise; ne bilinç düzeyindeki canlılığıyla, ne tarih sayfalarındaki yaşanmışlıkların değeriyle hiçbir kayba uğramadı. Bugün de tarihin yaşattıklarının yansımalarıyla iç içeyiz. Bu yüzdendir ki, aynı zaman da tarihi heveslerin yörüngesindeki hesaplaşmalarla da yüz yüzeyiz.

Bugün de, dün olduğu gibi kürenin siyasi ajandasının stratejik eğilimleri hep aynı coğrafyalarda geziniyor. Egemenlik projeleri hep aynı coğrafyalar için hazırlanıyor. Bilek güreşi hep aynı coğrafyalar için veriliyor. Türkiye bu coğrafyaların merkezindeki konumuyla hem kilit, hem de anahtar ülke durumunda. Tarihte de böyleydi bugün de böyle.

Üzerinde bulunduğumuz coğrafyayı yönetmenin zorluklarını bilerek, güçlü olmanın, en ufak bir zaafa imkan vermemenin bilincini taşımak tarihsel sorumluluğumuzdur. Attığımız her adımın bölgesel hatta küresel etkisini fark ederek, tarih boyu öncü rolümüzü unutmamak gerek.

Mazlum halkların tarih boyu umudu, sığınağı, tutunacak dalı olmanın güncel sorumluluğu sürüyor.

Bugün de mazlum halkların umuduyuz, nefes kaynağı, özgüveniyiz. Bu bizim coğrafi ve tarihi gerçekliğimizdir. Bu gerçeği yok sayanların bu ülkeye verebileceği fazla bir şey yoktur. Bu gerçeği yok sayanların elinde Türkiye; kabuğuna çekilen, güçlü ülkelerin etkisine giren, varlığını başkalarının insafına terk eden bir ülke konumuna teslim olur. Tarih içinde zaman zaman bu durum zayıf yönetimler eliyle yaşanmıştır ama milletçe asla teslim olunmamıştır. Bugün bu bilinç çok daha diridir, canlıdır. Milli mücadelenin ruhu yeniden ayaktadır. 15 Temmuz bu ruhu tazelemiştir.

Suriye üzerinden Türkiye’nin; dirliğini, bütünlüğünü dağıtmayı hedefleyenlerin, oyunları da, karanlık ve kirli yöntemleri de, gerçekte kim oldukları da Türk Milleti tarafından çok iyi bilinmiştir, kavranmıştır. Hiçbir maske bu gerçeği örtememiştir.

Terör maşalarıyla diz çöktürmeye çalışanlar, ekonomik saldırılarla direnç kırmayı deneyenler, iç cephede siyasi zemini kullanarak gedik açmak isteyenler daima milletin ferasetine yenilmiştir. Bu ülkenin evlatları ecdatlarının neleri, hangi şartlar altında göğüs germeyi başardığını çok iyi bilmektedir. Bu durum adeta genetik bir sürekliliktir. Hiçbir gücün esaretine hiçbir koşul altında girmemektir bu süreklilik.

Türkiye’nin istiklal yürüyüşü sürüyor.

Fırat’ın doğusundan Türkiye’yi tehdit edenlerin kirli oyunlarını bozana kadar, tüm terör maşalarının kökü kazınana dek, Türkiye’nin yükseliş kararlılığını hazmedemeyenlerin pes edeceği ana dek, ekonomik saldırılara karşı topyekun seferberlik ruhuyla yeni ekonomik hamlelerin kalıcı, güçlü meyvelerini elde edene dek bu yürüyüş sürecek.

Cumhuriyetimiz 95. yılında İstanbul’da açılan dünyanın en büyük havalimanı bu direncin, inancın, Türkiye’yi Türkiye’den yönetme kararlığının simgesidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkanı Erdoğan’ın dediği gibi; “Bu sadece bir havalimanı değil, bir zafer anıtıdır”

2023’e 5 kala inançla, dirençle, azimle daha nice zaferlere…

Önerilen Haber

15 Temmuz ‘Milli Vuruş’ kitabında yaşıyor

15 Temmuz gecesinin tarihe işlenen gerçeklikleri, tüm canlılığıyla yaşamaya devam ediyor. 15 Temmuz iki farklı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir