Anasayfa / Köşe Yazıları / Türkiye’nin emsalsiz jeopolitiğini hedef alanlar

Türkiye’nin emsalsiz jeopolitiğini hedef alanlar

Türkiye neden yıllardır terörün hedefindedir? Kimlerdir terörün arkasındakiler? Kimler nasıl, niçin kullanılmaktadırlar? Yeryüzünde başka bir yer var mıdır bu denli hedef haline getirilen? Nedir Türkiye’nin farklılığı? Ne istiyorlar Türkiye’den?

Bu soruları sormak ve cevaplarını aramak hakikatle buluşmanın zorunluluğudur. Tüm terör örgütlerinin kuyruklarını birbirine bağlayarak sahaya sürenler, onları donatanlar, silahını verenler, aklını, parasını ve insan kaynağını sağlayanlar; Türkiye’nin geleceğinden ürkenlerdir.

Yıllardır hep tekrarlarız ki, terör örgütlerinin arkasında devlet desteği olmadan yaşaması mümkün değildir. Çünkü bir terör örgütünün ihtiyaç duyduğu; insan, para ve silah üçlüsünün sınır aşabilme kabiliyeti ancak devletlerin iradeleriyle mümkündür. Bu iradeyi kullananların; hangi amaçla, hangi beklentiyle, ne uğruna pozisyon aldıkları, güç mücadelesindeki hedefledikleriyle ilişkilidir. Diğer bir ifadeyle terör, devletlerarası güç mücadelesinin kirli bir enstrümanıdır. Bu yönüyle de terör aslında; devletlerarası güç mücadelesinin silahlı diplomatik yoludur. Yıllardır bu durumun altını çiziyor ve meselenin özünün burada saklı olduğunu ifade ediyoruz. Baştaki soruların cevapları da bu gerçeklerde saklıdır.

Türkiye hedeftir. Zira sahip olduğu coğrafi konumun politik değeri yani jeopolitiği; küresel ve bölgesel güç mücadelesinin ilgi alanı, ayrıcalıklı sahasıdır. Bunun yanı sıra Türkiye’nin coğrafi konumunun politik değeri, tarihsel içerik taşır ve tarihsel sürecin unutulan ve unutturulan birçok denkleminin tetikleyicisidir. Bu yüzden de küresel egemenliğini kalıcılaştırmaya çalışanlar, uluslararası ortama sürgit hükmetmeyi sürdürmek isteyenler için Türkiye; kontrol edilmesi gereken, kendi başına davranılmasına izin verilmemesi gereken, rollerini kendi hedefleri için belirleyemeyen, bağımlı kılınmış bir ülke olarak arzulanır.

Esasen her şey jeopolitik birikiminde düğümlenir. Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Orta Asya havzaları Türkiye’nin tarihsel ve kültürel hafızası ve birikim alanlarıdır. Bu birikim alanlarının Karadeniz–Akdeniz hatları, Türkiye’nin ana karasının ayrılmaz parçalarıdır. Yeryüzünün hiçbir yerinde Türkiye’nin coğrafi konumuna eş değer kıymette bir ülke yoktur. Türkiye üst ölçekte hem Avrupa, hem Asya ülkesi, alt ölçekte Afrika uzanımlı Akdeniz ve Karadeniz ülkesi, Kafkaslar, Bakanlar, Ortadoğu ülkesidir.

Bu sıfatlar onun emsalsizliğini tarifler. Diğer bir ifadeyle; Türkiye’nin jeopolitiğinin hem zenginliğini, hem güçlüğünü ortaya koyar. Güçlük içerir çünkü bu emsalsiz jeopolitiğin zenginliğini yönetebilmek güçtür ve her daim güçlü olmayı zorunlu kılar. Bu güçlüğü başarıyla yönetmenin sonucu kaçınılmaz olarak zenginliğe ve güçlülüğe erişimdir.

Türkiye’nin jeopolitiğinin bu emsalsizliğini çok iyi bilenler için Türkiye, güç mücadelesinde hep hedef olmuştur. Daha açık ifadeyle; terör ve terör örgütlerinin arkasına kümelenen küresel güçlerin eksilmeyen emperyalist emellerinin hedefi olmuştur.

Türkiye’yi hedef alan terörün jeopolitiği, meselenin esasını ortaya koyar. Irak’ın ve Suriye’nin kuzeyinden terör örgütleri eliyle Türkiye’yi sıkıştırma çabaları, Türkiye’nin jeopolitiğinin emsalsizliğinin gücünü kırma çabalarıdır.

Akdeniz’de de aynı refleks işlemektedir. Son yıllarda Doğu Akdeniz’in yükselen enerji jeopolitiğinin değeri, terörü araç olarak kullananların yeni sahnesi olmasına yol açmıştır. Suriye’nin ve Irak’ın yaşadığı tüm karmaşanın, iç gerilimlerin, çatışmaların, dağınıklığın düğümü, esasen enerji içeriklidir ve bu yönüyle de Doğu Akdeniz’in yeni enerji jeopolitiği, bu iki ülkenin geleceğini mıknatıs gibi kendine çekmektedir.

Bugünlerde PKK/PYD terör örgütünün Güney Kıbrıs Rum kesiminde ofis açması, bu mıknatıs işlevinin bir yansımasıdır. Diğer bir ifadeyle; Suriye ve Irak uzanımlı terörün jeopolitiğinin bir yansımasıdır ve Türkiye’nin jeopolitiğinin değerini, emsalsizliğini tehdit eden bir hamledir.

Türkiye’nin tam bağımsızlık mücadelesi, aynı zaman da Türkiye’nin jeopolitik değerinin korunması ve kıymetlendirilmesi mücadelesidir. Haklarına, hukukuna, bugününe, geçmişine ve geleceğine sahip çıkma mücadelesidir.

Türkiye sevdalıları, terörün jeopolitik ajandasının kirli satırlarının şer yazıcılarına asla boyun eğmeyecek. Türkiye’nin emsalsiz jeopolitiği, sağlam iradeli güçlü liderliğiyle sarsılmaz inanç ve dirençle tüm mazlumlara nefes olmaya, yoldaş olmaya, önder olmaya devam edecek.

Önerilen Haber

Gezi kalkışması, 15 Temmuz’un önsözüdür

Gezi Davası’nda alt mahkeme kararını verdi. Şimdi de üst mahkeme süreci başlayacak. Alt mahkemenin kararı …