Terörsüz Türkiye hedefinin ete kemiğe bürüneceği son aşamada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde(TBMM) kurulan komisyon çalışmalarına başlıyor.
Komisyona İyi Parti(İP) dışında TBMM’de temsil edilen tüm siyasi partiler üye verdi ve böylece Millet iradesinin tecelligahı Gazi Meclisin tamamına yakını komisyonun içindedir.
Bu komisyona üye vermeyen İP, şimdilerde yoğun bir komisyon ve süreç karşıtlığını ortaya koymaktadır. Bu konuda bilhassa MHP’ye yönelik çabası dikkat çekicidir. Yıpratıcı, itham edici bir üslubun karşılığında MHP’den de sert açıklamalar geldi.
MHP Lideri Dr.Devlet Bahçeli’nin dün yaptığı açıklamada bu duruma da değinerek;”
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan, bilahare partimizin dört milletvekiliyle temsil edileceği “Milli Birlik ve Dayanışma Komisyonu”na katılmayan, bununla da kalmayıp asılsız, haksız ve hayasız eleştirileri sıralayan ipsiz sapsızların “biz komisyoncu değiliz” zırvasına sığınmaları ciddiyetsiz ve değersiz bir açıklamadır.
Gazi Meclis’in işleyiş ve işlevselliğinde, aynı zamanda demokratik mekanizmaların ikmal ve ilerleyişinde mühim mevkii bulunan komisyonları “komisyonculukla” bir ve eşit görenlere tutarlılık gereğince düşecek ahlaki sorumluluk İçtüzükte tanımlanmış bütün komisyonlardan da derhal çekilmektir.
“Bizim komisyonumuz Türk milletidir” sözü işin özünde mazisi ve mesleği komisyonculuk olanların hezeyan ve hezimetinden başka bir şey değildir.
Hayatının her diliminden hesap yapan, menfaat peşinde koşan, satış ve dönüş ustası bir devşirmenin millet adına bizden hesap sorma beyanı sadece akıl kaybı değil, cambazlık yaptığı ipte nasıl bir küstahlığın ve kifayetsiz muhterisliğin esiri olduğunu da belgelemiştir.
Vakti ve zamanı geldiğinde tarih ve millet huzurunda kimin kimden hesap soracağını herkes görecektir.
Bu ise sadece sabır ve zaman meselesidir” ifadelerine yer vermiştir.
Gelinen aşama bilinmelidir ki, en zorlu aşamadır. Sonuca ulaşma aşamasını baltalamaya çalışacak şer güçlerin varlığı da melanetleri de herkesce malumdur. Onlara rağmen terörsüz Türkiye hedefine ulaşacağımızın kararlılığı esastır.
Komisyonu kötülemek, PKK terör örgütünün tasfiye edilemeyeceğini ifade etmek, emperyalizme karşı ezikliğin resmidir ki, bu tutum teslimiyettir. Emperyalizme, Siyonizm’e rağmen bu meseleyi çözebileceğimize önce inanmak sonra direnmektir esas olan.
Elbette çözülmesini istemeyecekler.Elbette baltalamak için her yolu deneyecekler. Ama emperyalizme karşı direnen kazanır. Bunun için esas olan kendimize güvenmek ve bu inançla mücadeleyi yükseltmektir.
Bugüne değin seçim hesabı, oy hesabı uğruna PKK’nın siyasi koluyla açık-kapalı kol kola girmekte sıkıntı görmeyenler ve onlara; “silahların, şiddetin, terörün gölgesinden, etkisinden uzaklaşmalısınız. Ancak o zaman sizinle ittifak, kent uzlaşısı, ortak adayda buluşma gibi adımları atabiliriz” çağrısını bir kaç milletvekili daha fazla çıkarmak uğruna yapmayanların, bir kaç belediye daha fazla kazanırız diye çekincelerini ortaya koymayanların, kendi içlerinden altılı masaya yönelik olarak; “terörün gölgesinin düştüğünü yerde olmayız” diyerek, tepki duyup istifa edenlere sessiz kalanların şimdi yapıcı eleştirileri, makul kaygıları aşan samimi olmayan, yıpratıcı tavırları maalesef yine seçim, yine oy hesabına dayalıdır.
Bugün verdiğimiz mücadele; Türkiye’nin tam bağımsızlık mücadelesidir ve oy hesabına kurban edilemez.
Prof. Dr. İ. Yaşar Hacısalihoğlu Resmi Web Sitesi