Anasayfa / Köşe Yazıları / Suriye PKK’sının son durumu

Suriye PKK’sının son durumu

PKK terör örgütünün tasfiye sürecinde gözler Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kurulacak komisyon çalışmalarına yönelirken, örgütün diğer kollarının durumu belirsizliğini koruyor.

Özellikle Suriye’de PKK’nın ayak diremesi giderilemedi. Suriye Demokratik Güçleri(SDG) kamuflajı içindeki PKK yani PYD/YPG yıllardır ABD-İsrail’in emrinde hareket etti ve Suriye’yi bölmek için çaba sarf etti. İşgal ettiği topraklarda kamu hizmetinden, kaynakların işletilmesine varana kadar ayrı bir devlet gibi davrandı. Bir yandan da Türkiye’ye yönelik terör saldırılarına girişti. ABD’nin, Doğu Akdeniz, İsrail ve tüm Ortadoğu’dan sorumlu Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yıllardır Suriye’de tüm terör örgütleriyle içiçeliğini sürdürdü.

CENTCOM’un başındaki Orgeneral Michael Kurilla bir ayağı Telaviv’de siyonist çeteyle işbirliğinde bir ayağı Suriye’de terör örgütleriyle kol kola. CENTCOM komutanları yıllar içinde PKK’ya Suriye’de tatbikat adı altında terör saldırılarına yönelik eğitim verecek kadar, alenen faaliyet gösterdiler. ABD , PKK’ya Suriye’deki kara gücüm dedi, İsrail PKK’yı müttefik tayin etti. Esad döneminde kurdukları terörün tahterevallisiyle bir yandan DEAŞ diğer yandan PKK Suriye’de şer heveslerinin emanetçi işgalciler rolünü üstlendi. DEAŞ, Suriye’de PKK varlığını meşrulaştırmak için kullanıldı. Esad da bu tezgahın bir parçası yapıldı.

Ancak şimdi yeni bir Suriye var. Halkın iktidarının başarıyla ve kalıcı olarak tesis edileceği, edilmesi gereken yeni Suriye var. Yeni Suriye toplumsal, siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlayabilirse, huzur bulur ve halk devrimi kalıcı istikrara adım atmış olur. Aksi durum Suriye’yi çok kötü günlere sürükler.

Türkiye içinde aynı kaygı yeniden başlar. O yüzden Suriye’nin güvenliği, Türkiye’nin güvenliğidir. Bu jeopolitik durumun kaçınılmaz yansıması da, ilk günden beri ifade ettiğimiz gibi terörsüz Türkiye, terörsüz Suriye’dir.

Suriye’de PKK’nın başındaki Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin’in, CENTCOM’un altında korunup, kollanarak terörsüz Türkiye hedefinin baltalanmasının piyonu olduğu açıktır. Örgüt içinden bile saldırıya uğrama korkusuyla ABD’li askerlerin korumasındadır. Suriye geçici Cumhurbaşkanı Ahmet el- Şara ile imzaladıkları Suriye’nin bütünlüğüne dayalı 8 maddelik anlaşmadan sıyrılmanın çabasındadır. Soykırımcı, siyonist terör karakolu İsrail’in, soykırımcı Netanyahu’nun Dürziler üzerinden Suriye’ye yönelik şer hamlelerinden cesaret bulmaktadır. Aynı cesaretlenme İsrail’in, İran saldırısı sonrası İran PKK’sı PJAK’da da görülmektedir.

Tüm bu yaşananların düğümünün çözümünde ABD Başkanı Trump’ın alacağı tavır önemli olacaktır. Bir tarafta derin ABD devleti ve onun desteğindeki Netanyahu ve CENTCOM, öte tarafta ilk başkanlık döneminden bugüne defalarca anarak, dilinden düşürmediği, “deep state”( derin devlet) vurgularıyla Trump.

Epstein dosyasıyla da, 2016 ara seçimleriyle köşeye sıkıştırılmaya çalışılan Trump bakalım, Suriye-Irak ve Türkiye’ye yönelik tutumunu koruyabilecek mi?

Yakında daha net anlatacağız.

Önerilen Haber

Ahmet Şara-Trump Görüşmesine Dair

Suriye geçici cumhurbaşkanı Ahmet Şara, 10 Kasım’da ABD başkanı Donald Trump’la Washington’da Beyaz Saray’da görüşme …