Anasayfa / Köşe Yazıları / İsrail, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine saldırıyor

İsrail, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefine saldırıyor

Siyonist soykırımcı İsrail, Suriye’ye saldırmaya devam ediyor. Şimdi de, Suriye’nin güneyinde Dürziler ile Arap aşiretleri arasındaki gerilimi bahanesiyle Suriye’ye Süveyda yerleşmesine saldırmakla yetinmeyip, Suriye’nin başkentine Başkanlık ve Genelkurmay Başkanlığı binalarını da bombaladı.

İsrail’in bu refleksi aslında yeni bir gelişme olarak görülemez. Esasen Suriye’de halk devrimiyle Esad rejiminin yıkılmasından sonra, Suriye’ye yönelik yaklaşımını her daim dışa vurmaya başladı. Esad döneminden geriye kalan askeri kapasitesini hedef aldı. Bir çok yeri hava saldırılarıyla imha etti. Bir yandan da Esad döneminde onu koruyup kollamanın kanıtı olacak ne varsa istihbarat binası gibi onları da yok etmekle meşgul oldu. En büyük kaygısı; Suriye’de tüm toplumsal ve siyasi kesimleri sentezleyerek, bütünleştirerek, herkesin toplumsal ve siyasi taleplerini harmanlayabilmiş kalıcı, sağlam bir halk iktidarının oluşmasıydı. Başta Suriye ve Türkiye olmak üzere tüm bölgenin güvenliğine ve huzuruna katkı sağlayacak bu hedef İsrail’i huzursuz ediyordu. Bu huzursuzluk hali her daim diri ve canlıydı. Bugün huzursuzluğunu daha da katmerli hale getiren gelişme ise Türkiye’nin terörsüz Türkiye hedefinde başarıya ulaşmasıdır. Zira ilk günden beri ifade ettiğimiz gibi; terörsüz Türkiye, terörsüz Suriye, terörsüz Irak, terörsüz bölge demektir. Siyonist, işgalci, soykırımcı İsrail için bu hedef, şer heveslerini de hedef almaktadır ve bu yüzden de Suriye’de iç karışıklık, iç çatışma sürekli beslenmeli, Şam yönetimi yıpratılmalıdır. Suriye’de halk devrimi sonrası bu köşede yazdığımız bir çok yazıda devrimin çalınma riskinden söz etmiş ve bunun için çok titiz, çok kapsamlı ve çok da gecikmeden iç bütünleşmenin adımları atılmasının altını çizmiştik.

Ayrıca İsrail’in daha doğrusu siyonist, soykırımcı Netanyahu’nun nükleer konusunu gerekçe göstererek, İran cephesini açma çabası, terörsüz bölge hedefini baltalamak içindi. Bunun işin de Trump’un Suriye, Irak, İran ve Ortadoğu yaklaşımını değiştirmek ve kendi zeminine çekmesi gerekiyordu. Kısmen başardığını söylemeliyiz. Bölgedeki ABD derin devletinin CENTCOM komutanlığı ve başındaki Kurilla’nın Trump’a rağmen Netahyahu ilişkisi, aynı Kurilla’nın bölgedeki tüm terör örgütleriyle olan saminiyetiyle bağlantılıdır. Suriye’de PKK-PYD-YPG/SDG zeminine, ABD’nin başta parasal olmak üzere desteğinin hala sürüyor olması, bugünlerde yaşanan iç gerilimde pozisyon almasının sağlanması. İsrail’in Suriye’ye yönelik şer heveslerine hizmet etmeye devam ediyor. İsrail için Suriye bir devlet, bir ülke falan değil, istediği gibi kullanabileceği bir tampon coğrafyadır. Onun için Suriye; 1967 yılından beri işgal ettiği Suriye toprağı olan Golan’ı genişletebileceği, Suriye’nin Güneyinden uzanarak Hayfa’ya açılacak Davud koridorunu açabileceği, bu koridoru, PKK eliyle Kuzey ile bütünleştirebileceği bunun içinde de asla toprak bütünlüğüne kavuşamayan ve asla sağlam, kalıcı bir halk iktidarını ve devlet yapılanmasını gerçekleştiremeyen bir yerdir.

Bu durum Türkiye’yi tehdit eden son derece ciddi bir güvenlik sorunudur. Türkiye için Suriye 911 kmlik sınırla sınırlı olmayan bir güvenlik konusudur. Suriye’nin güvenliği, Türkiye’nin güvenliğidir.

Geçmişte denenen çözüm sürecini baltalayan en önemli sebep, Suriye’nin üzerine yerleştirilen ve bir ucuna DEAŞ diğer ucuna PKK terör örgütünün konulduğu terör tahterevallisi düzeneğiyle Suriye’nin terör tarlası haline getirilmesidir. Suriye’de halk devriminin gerçekleşmesi ise şimdi terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleşmesinin destekleyici iklimidir. Ancak İsrail şimdi de bu iklimi bozmanın şer hevesindedir.

Sonuç olarak bugün artık Türkiye’ye rağmen Suriye’de şer planıyla sonuç alınamaz, alınmamalıdır…

Önerilen Haber

Ahmet Şara-Trump Görüşmesine Dair

Suriye geçici cumhurbaşkanı Ahmet Şara, 10 Kasım’da ABD başkanı Donald Trump’la Washington’da Beyaz Saray’da görüşme …