Anasayfa / Köşe Yazıları / İslam coğrafyasının münafıkları

İslam coğrafyasının münafıkları

Bayramın manevi atmosferindeyiz ama yüreğimiz yanıyor. Gazze’de, Filistin’de katliam, vahşet, soykırım sürüyor. Bir an için bile Gazze’de yaşananları unutmak, insanlığımızı unutmak anlamına geliyor.

Bayram sevincini yok eden Gazze acısı insanlığımızın sınavı haline geliyor. İnsanlığın katledildiği bir atmosferde hiçbir şeyin değeri yoktur. Zira değerler insanlığın eseridir ve insanca yaşam için kıymetlidir. Hak, hukuk, adalet, insan hakları, barış, sömürüsüz, zulümsüz bir düzen insan olanın sahip çıktığı, insan olanın yücelttiği, insan olanın ürettiği değerlerdir.

İnancımız kulun kula kulluğunu reddeder. Zulümle abad olunmaz der. Zulmedene kul köle olanlar, zulme sessiz kalanlar, zulmün ortaklarıdır. İnsanlık tarihinin kara lekeleridir. İslam coğrafyasının kuklaları, sömürgeci, işgalci emperyalizmin küresel efendilerinin kulu kölesi olanlar, Gazze’ye sırtını dönenler, yıllardır Filistin’i Siyonist çetelerin zulmüne terk edenler, İslam dünyasının yüzkaralarıdır. Bayramın manevi atmosferini zedeleyenler onlardır. Onlar ki, İslam dünyasının münafıkları, maskeli kuklalarıdır. İslam dünyası onlardan kurtulmadıkça, sömürgeci, bölücü, işgalci Hıristiyan, Siyonist emperyalizmin zulmünden kurtulamaz. Zenginliklerini, ellerindeki imkanlarını Müslüman kardeşlerinin yoksulluğuna, çaresizliğine, mazlumluğuna derman olarak kullanmayan, küresel efendilerinin korkusundan sıyrılamayanlar İslam dünyasının temsilcisi olmaya değil, lanetlileri olmaya layıktırlar.

O yüzdendir ki, acı gerçek şudur; İslam’ın harici düşmanlarından daha çok dahili düşmanlarının varlığıdır. Onlar fitne kaynağıdırlar, harici düşmanların dahili uzantıları olarak, zulmün sınır tanımazlığını cesaretlendirenlerdir. Onlar ki; bazen “ılımlı İslam” bazen “radikal İslam” adıyla Hıristiyan-Siyonist emperyalizmin İslam coğrafyasındaki mızrak uçlarıdır. Zira ne “ılımlı İslam” ne de “radikal İslam” sıfatları İslam’ın eseri değildir. Onlar emperyalizmin siyasi laboratuvarında yine emperyalizm tarafından kullanılmak üzere üretilmiş yapay sıfatlardır. İslam, önüne sıfat konulamayacak kadar sarihtir. İslam hiç kimsenin oyuncağı olamaz.

İçindeki cevherin işlenmesine engel olmaya çalışanlar, İslam coğrafyasının üzerine örtü çekip, bir ucuna “radikal İslam” diğer ucuna “ılımlı İslam” diyerek kontrolü ellerinde tutup, İslam’ın tüm dünyaya hakkın, adaletin sağlanmasını sağlayacak cevherinin işlenmesini engelleyenlerdir.

İslam birliğini zedeleyenlerin korkusu; sömürü düzenlerinin yıkılmasıdır. Bu korkuyu büyütmek ve sonunda korkularıyla boğmak da insanlığın insan olma görevidir. Umut ediyor ve diliyorum ki, insanlık bu insani görevini günün birinde tarih yazarak yerine başarıyla getirecek. İşte o vakit, insanlığa musallat olan sömürgeci, bölücü, işgalci emperyalizm ve soykırımcı Siyonizm’in kökü kazınacaktır…

Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazze, Filistin olmak üzere, yeryüzünde zulme uğrayan tüm Müslümanların huzura kavuşmalarını Allah’tan niyaz ediyor, bayramınızı tebrik ediyorum…

Önerilen Haber

Ahmet Şara-Trump Görüşmesine Dair

Suriye geçici cumhurbaşkanı Ahmet Şara, 10 Kasım’da ABD başkanı Donald Trump’la Washington’da Beyaz Saray’da görüşme …