PKK terör örgütünden beklenen açıklama geldi. Sonunda örgüt fesih kararını vermiş oldu.
Beklenilen açıklama için ölçü, MHP Lideri Bahçeli’nin tarihi çağrısına karşılık, örgüt elebaşı Öcalan’ın yaptığı açıklamayla çelişmeyen, diliyle zıtlaşmayan ve koşul cümlelerinin olmamasıydı. Bunun sağlandığı söylenebilir.
PKK’nın yaptığı açıklama oldukça uzun olarak kaleme alınmış. Açıklamada geçen bazı ifadeler bazı kesimler tarafından derhal tartışma konusu yapıldı. Kabul edilmelidir ki, örgütün kendi terminolojisiyle yaptığı açıklama tek taraflı beyandan ibarettir. Anlaşma metni değildir. Bağlayıcılığı yoktur. Dolayısıyla asla pazarlık zemini değildir. Örgüt kendini feshederken kendince analiz yapmıştır. Esas olan fesih kararıdır ve silahların teslimidir.
Yoksa PKK’nın yapacağı açıklamada;” bizler emperyalizmin ve siyonist çetelerin maşası ve piyonuyduk. Onların çıkarlarını önceleyerek, terör saldırıları yapan bir terör örgütüydük. Artık bu durumumuzu sonlandırıyoruz” demelerini mi bekliyorduk? Elbette hayır. Kendilerince ifade ettikleri hususlar örgütün feshedilmesi kararının devlet nezdinde bağlayıcı niteliklerini asla oluşturmaz. Sonuçta örgüt kendini feshetmiştir. Esas olan budur. Bu arada bir başka sorgulamada, örgütün üst yapılanmasının KCK olduğu ve PKK’nın sadece onu bağlı bir kol olduğu ve dolayısıyla verilen fesih kararının dar bir yapıyı kapsadığı hususudur. Bu yaklaşımda eksiktir. Zira KCK denilen yapı örgütün sözde devlet yapılanmasına sözde anayasa çerçevesine verdiği isimdir. Yoksa örgütün kuruluşundan bugüne adı PKK’dır ve her kolu onun aslında onun uzantısıdır. Başka üç harfli örgüt isimlerinin varlığı bu gerçeği ortadan kaldırmaz. Devlete, MİT’e rağmen bu kelime oyununa gelinmesi mümkün değildir. Kaldıki PKK odaklı tüm bölgesel unsurlar için örgüt lideri Öcalan’dır. Öcalan’ın çağrısı da, örgütün yaptığı açıklamada, PKK’nın her yerdeki kollarını da kapsamaktadır.
PKK’nın açıklamda geçen; ” Yaşasın Türk-Kürt Halklarının Kardeşliği ve Tam Bağımsız Türkiye” vurgusu da önemlidir. Yıllardır esas olan kardeşliğimiz ve hep birlikte tam bağımsız Türkiye hedefimizdir diyorduk. Esas olan mücadelemizin; güçlü, müreffeh ve tam bağımsız Türkiye davasının zedelenmemesidir.
Bu hedefte yol alırken, siyasetin, demokrasinin, seçmenlerin hukukunun korunup kollanmasıdır. Silahın, şiddetin, terörün en ufak izinin siyasette olmamasıdır. Terörsüz Türkiye hedefinin esas özü de bu noktadır. Bunu başarmamız yepyeni yeni dönemin başlangıcı olacaktır.
Tarihi bir eşik aşılmıştır. Şimdi yeni düzlükte Türkiye’nin bütünlüğünü derinleştirecek, gücüne güç katacak olan siyasi ve hukuki reformları yaparak, demokrasimizi yüceltmektir. Bu çabamız sadece Türkiye’ye değil, bölgenin, mazlum coğrafyaların tüm mazlum halklarına umut olacak, nefes olacaktır. Gelinen noktada emperyalizm ve tüm uzantıları yenilmiştir. Selahattin Eyyubi ve Sultan Alpaslan’ın torunları, sömürgeci haçlı emperyalizme boyun eğmemiştir. Topraklarımız kir, pas tutmamıştır. Harman yerimiz dağıtılamamış, kardeşliğimiz yok edilememiştir. Yıllardır her fırsatta diyorduk ki; Çanakkale ruhuyla yoğrulmuş benim yiğit Kürdüm, ABD emperyalizminin, siyonist çetelerin piyonu olamaz. Oluyorsa da onun Kürtlüğünde sorun vardır. Şimdi kenetlenme zamanıdır. Birlik içinde geleceğe sahip çıkma vaktidir.
Yaşasın 1000 yıllık kardeşliğimiz…
Yaşasın tam bağımsız Türkiye…
Prof. Dr. İ. Yaşar Hacısalihoğlu Resmi Web Sitesi