Anasayfa / Köşe Yazıları / CHP içi savaşın gölgesinde olağanüstü kurultay

CHP içi savaşın gölgesinde olağanüstü kurultay

CHP olağanüstü kurultaya gidiyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel kurultay kararını duyurduğu anda genel başkanlığa aday olacağını da duyurdu. Ayrıca kurultayda iradesinin tazeleneceğini ifade etti. Bu sözler esasen bir noktaya işaret ediyor. Özgür Özel’in asıl şimdi herkesten bağımsızlaşmasının imkanı doğmuş oldu. Özellikle de Ekrem İmamoğlu’dan. Peşinden gözyaşı döktüğü Kemal Kılıçdaoğlu’nun karşısına aday olarak çıkan, “hahçerleme” suçlamasına muhatap olan Özgür Özel’in, şimdi de Ekrem İmamoğlu’nun peşinden ortaya koyduğu siyasi performansın varacağı son noktanın ne olacağı merak konusu. “Şaibeli” kurultay iddialarıyla üzerine gölge düşen genel başkanlık seçimi sonrası Özgür Özel’e yakıştırılan “eş başkan”, “emanetçi başkan” gibi sıfatlardan sıyrılmak, Özel’in çok isteyeceği bir durum. İşte yarın yapılacak olan bu olağanüstü kurultay Özel’e bunun yolunu açacak. “İşte şimdi lider oldu” sözlerinin daha fazla duyulmasının zemini oluşacak. Bunu yaparken İmamoğlu üzerinden kitlesel desteği artırmak, bunun için tercih ettiği çok agresif yöntemlerle dikkatleri üzerine çekmek ve böylece kişisel hedefine daha zahmetsiz ulaşmayı başarmak arzusu dikkat çekmeye başlayacak. Bu noktada iki forvet dediği sözler akla gelecek ama diğer forvet yani Mansur Yavaş’ın forma giyemeden, kadro dışı kalma riski öne çıkacak.

Yarınki kurultay CHP için derlenip, toparlanmanın, birlik ruhuyla bütünleşmenin sağlanacağı bir kurultay olması çok güç. Zira genel başkanlık yarışı olmasa da parti meclisi üzerinden liste yarışı olacak ve bu yarış “hançerlenme” metaforunun varlığını, etkisini yitirmediği bir atmosfer içinde yaşanacak. Ancak Özgür Özel’in 1368 kurultay delegesinin tamamının oyunu alması durumunda “şaibeli kurultay” iddialarının hukuken olmasa da siyasetten geçerliliği çok zayıflayacak. Aksi durumda “şaibeli kurultay” iddialarına ilişkin yürütülen yargı sürecinin sonucu sadece hukuken değil siyaseten de yeni derin tartışmaları, gerilimleri, ayrışmaları büyütecek.

Bu arada yarınki kurultayda aday olmayacağını açıklayan Kemal Kılıçdaroğlu, açıklamasında yer alan çarpıcı cümleler dikkat çekiciydi; “Partimizin bu hafta sonu yapacağı olağanüstü kurultayında Genel Başkan adayı olmayacağım. Aday olmam için imza toplayan, ısrar eden ve çalışan bütün kardeşlerime teşekkürlerimi iletiyorum. Aday olmama kararımın nedeni; “Aday olursan yüzüne tükürürler.” diyen siyasetçilerin tehditleri değildir çünkü çalanların yüzüne tükürülür ve ben çalmadım.”

Bu sözler, gerek “şaibeli kurultay” gerekse İBB soruşturması zemininde oldukça çarpıcıydı. Bu durum net olarak ortaya koymaktadır ki, Kılıçdaroğlu’nun sırtındaki hançer, şimdi elindedir. Nasıl ve ne zaman kullanacağını zaman ve buna bağlı olan şartlar belirleyecektir.

Görünen o ki, CHP içi dağınıklık, çekişmeli atmosfer, yıpratıcı hamleler kolay kolay sonlanmayacaktır.

Esasen uzun zamandır devam eden parti içi çekişmelerin sonucu yargıya yansımıştır. Soruşturmalarında, diploma iptalinin de besleyici kaynağı CHP içi çekişmeler, parti içi savaştır. 31 yıl önceki diplomayı da eşeleyen ve sürekli gündemde tutan yine CHP’nin içidir. Şimdi parti içi bu savaşın geldiği noktada Ekrem İmamoğlu’nun siyasetten etrafında kenetlenmek yerine, zaman içinde kişisel hırs, hedef ve mücadelenin baskın hale gelmesine bağlı olarak, İmamoğlu hassasiyetinin azalmasına ve giderek unutulmasına yol açabilir. Ekrem İmamoğlu’nun bunun farkında olmaması mümkün değildir. Bu yüzden yarınki olağanüstü kurultayın sonuçları ve bu sonuçların seyri CHP yönetimi açısından yeni bir fazın içine girilmesinin başlangıcı olacaktır.

Önerilen Haber

Ahmet Şara-Trump Görüşmesine Dair

Suriye geçici cumhurbaşkanı Ahmet Şara, 10 Kasım’da ABD başkanı Donald Trump’la Washington’da Beyaz Saray’da görüşme …