Anasayfa / Köşe Yazıları / Trabzonspor üzerinden Berat Albayrak neden hedef?

Trabzonspor üzerinden Berat Albayrak neden hedef?

Bazı çevreler ısrarla damat vurgusundan ve karalama çabasından vazgeçmiyor. Siyasi pozisyonundan, kişisel yaşamına hemen her fırsatta onu yıpratmanın gayretindeler. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’tan söz ediyoruz.

Şimdi de onu spor alanında hedef haline getirmenin şer çabasındalar. Kendi başarısızlıklarını, basiretsizliklerini örtme çabasının yanı sıra küresel bir ağa takılı olanların gayreti de gözden kaçmıyor.

Maçlarda tribünlerde sloganlara taşıyanlar, Trabzonspor üzerinden hem kulübü, hem de Bakan’ı yıpratma gayretleriyle neyi hedefliyorlar? Nedir dertleri? İçi boş, dayanaksız ithamlarla, sporu siyasete bulaştırarak ne elde etmek istiyorlar? Sahadaki spor başarısına odaklanmak yerine takım başarısızlığında türlü mazeretler üreterek, kendi hatalarını örtmenin çabasından öte hangi anlamlar içeriyor?

Fenerbahçe gibi köklü ve bir büyük kulübün başkanı olmanın sorumluluğunu unutarak, meseleleri siyasete taşımanın özel bir durumu mu var? Bilmek istiyoruz. Son yapılan Beşiktaş Trabzonspor maçında Beşiktaş tribünlerinde bir ülkenin Hazine ve Maliye Bakanı’nın ismini bağırtarak, yıpratma çabalarından kim çıkar umuyor? Kim adına umuyor?

Kuşkularımız büyük. Zira hedef aldığınız bir ülkenin Hazine ve Maliye Bakanı. Üstelik bu ülke Türkiye. Unutmayınız ki, Soğuk Savaş dönenimin blok bağımlılığının kurumsallaştırılmak istenen en önemli hususlardan biri de, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın milli karakterinin olmamasıdır. Nitekim o yıllarda piyasa araçlarıyla istenildiğinde istikrar bozucu yöntemlerle hazine ve maliye dışa bağımlı hale getirilmiştir. Piyasa oyunlarına açık, kırılgan, savunmasız ve edilgen kılınmıştır. Faiz-döviz-borsa sarmalı üzerinden siyasi sebeplerle, stratejik hamlelerle istenildiğinde dizginlenmesi ve bağımsız davranma yeteneğinin köreltilmesi için özel çabalar sarf edilmiş büyük ölçüde de başarılı olunmuştur. Bu çabaların küresel sermaye çevrelerinden geldiğini, bu çevrelerin taşeronluğunu da içimizdekilere yaptırdıkları tarihe işlenmiş yaşanmış olaylardır.

IMF vesayeti de tüm bu ilişki ağının teminatı olarak yıllardır Türkiye’yi dizginlemenin düzeneğini, atmosferini oluşturmuştur. Tüm bunları büyük ölçüde aşmış Bir Türkiye olarak yol alırken, her fırsatta yine aynı kulvardan ataklar gelişmeye çalıştıkları da aşikardır. Nitekim en son olarak Ağustos 2018 yılında kur saldırılarıyla, Türkiye’nin siyasi çizgisini, rotasını değiştirmenin ve hedeflerini köreltmenin çabasına girilmişti. Ama başaramadılar.

Teknik çalışmalarla, kararlı tutumlarla, cesaretli adımlarla, Yeni Merkez Başkanı başta olmak üzere geniş ve güçlü bir ekip kenetlenmesiyle ve her şeyden önemlisi sarsılmaz ve kararlı milli duyarlılıkla bu saldırılara karşı hem başarı elde edildi hem de kalıcı bir dayanıklılık oluşturuldu.

Bu sürecin mimarı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’tır. Sessiz, sedasız, reklamsız sadece mücadele kararlılığına odaklı ve her şeyden önemlisi kendisine yönelen tüm yıpratma ve yıldırma çabalarına asla aldırmadan, boyun eğmeden yoluna devam etmiş ve büyük ölçüde hedeflerinin ilk bölümlerini başarmıştır. Şimdi gerisi gelecektir.

Mesele, ülkenin elini koluna bağlayacak tek yanlı ekonomik bağımlığının olmamasıdır. Mücadele bunun içindir. Bu mücadele beka mücadelesidir, İstiklal mücadelesidir. Bu uğurda gecesini gündüzüne katarak, ülkesine, milletine ve liderine mahcup olmamanın ve şer odaklarına karşı ülkesi ve milleti adına yenilmemenin yemininde olan bir Bakan’ı kolayca, keyfice ve üstelik kanıtsız, dayanaksız karalamaya çalışmak kabul edilebilir bir şey değildir.

Trabzonspor’a ve Hazine ve Maliye Bakanı’na yapılan bu saldırıyı daha fazla boyutlandırmadan, tribünlere taşımanın sorumsuzluğunun farkına vararak son verilmesi, kamuoyuna doğru bilgilerin verilmesi şarttır. Aksi halde yapılmak istenin ülkemizin birlik ve dayanışma iklimine bilerek, isteyerek zarar vermeğe yönelik olduğunu değerlendiririz ki, bunun da asla kazananı olmaz.

Önerilen Haber

“Bu Devlet Milletinin Mecnunudur”

Her türlü fitne çabalarına rağmen, Türkiye virüs salgınına karşı mücadelesinde olumlu bir sürecin içine girmiş …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir