Anasayfa / Köşe Yazıları / Suriye’de Maskeli Balo Sürüyor

Suriye’de Maskeli Balo Sürüyor

Suriye’de Duma’da yaşanılan katliama yönelik ABD, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin liderlerinden yükselen sözde tepkilere bakınca insanın yüreği ve zihni arasında bağlantı harekete geçiyor.

Sanırsınız ki bu zatların Suriye’de duydukları, gördükleri ilk katliam, ilk kimyasal silah vahşeti ve her şey ilk defa şimdi yaşanıyor. Bugüne değin Rusya’nın ve İran’ın koruyup kollandığı Şam rejiminin Suriye’nin çoluk çocuk, kadın demeden binlerce masum insanı vahşice katledilişine seyirci kalanlar sanki onlar değildiler.

O zaman da kirli ve karanlık çıkarlarının gereği neyi öngörüyorsa onu yaptılar bugün de yine aynı refleksle ve anlayışla davranıyorlar. Her şey Suriye’nin üzerine düğümledikleri çıkar kördüğümleriyle şekilleniyor. Bu şekillenişte ne yüreklerinde en ufak insanı bir kıpırdanış ne zihinlerinde insanlık adına güçlü bir inisiyatif yer almıyor. Amaçları Suriye’nin huzuru ve barışı olsaydı, terör tarlalarına, yuvalarına ve kuluçka merkezlerine dönüştürülmüş Suriye topraklarında kötülüklerin perde arkasındaki asıl müsebbipleri olmazdılar.

Suriye’de bugüne değin en haysiyetli adımı atan Türkiye’dir. Fırat Kalkanı ve Afrin Zeytin Dalı harekatlarıyla attığı tarihi adımlarla Suriye’deki tüm aktörleri gerçeklerle yüzleştirdi. Ya parçalanmış, ufalanmış, çevresi için tehdit yuvaları üreten terör coğrafyasına dönüşmüş, küresel sömürü baronlarına hizmet edecek bir garnizon devletçiğine razı olacaksınız ya da bu karanlık, kanlı ve kirli projeyi yerle bir edip, başta Suriye olmak üzere bölgenin tüm ülkelerinin toprak bütünlüğüne sımsıkı sarılacaksınız. Ankara’daki üçlü zirve bu iki seçenek arasında kalanların kararlılığını yansıtıyordu. Bu üç ülke için ortak çıkar, Suriye’nin toprak bütünlüğüdür.

Türkiye-Rusya ve İran Soçi’de başlayıp, Ankara’da süren ve yakında Tahran’da yaşanacak olan üçlü zirvelerle Suriye konusunda sahada varlığı tamamen ortadan kalkmamış olan aralarındaki çelişkilerini önemsizleştirerek, ortak çıkarlarının ağırlığında buluşmuşlardır.

Bu tablodan rahatsız olanlar ne hikmetse ancak şimdi, birden Esad’ın yaptıklarının ne denli katlanılmaz olduğunu anlamışlardır. Bu tam bir maskeliliktir, ikiyüzlülüktür. Üçlü zirvenin mutabakatının hiçbir yerinde yer bulamayan, hatırlanmayan Esad bir anda gündeme taşınarak, bu üç ülke arasında en temel çelişkiymiş gibi sunulmaya başlanmıştır. Oysa sahadaki gerçekler bu üç ülke arasındaki ortak çıkarların ağırlığı karşısında Esad’ın artık aşılacak bir figüre dönüştüğünü, Rusya’nın bu yükü daha fazla taşımasını gerektirecek gerekçelerinin olmadığını ortaya koyuyor.

Esad denilen kuklanın bugüne değin gerçek bir vatanperver gibi davranmadığını, topraklarını işgale eden terör örgütlerine karşı hiçbir etkili refleks göstermediğini, bu işgallere seyirci kalarak, parçalanmış Suriye’de hiç değilse kendisine ait butik bir Nusayri devletiyle yetinmeye razı olduğunu görmek gerekir. Bu zatın; ülkesinin topraklarını işgal eden hem PKK/PYD terör yapısıyla hem de DEAŞ terör örgütüne karşı sahici ve samimi hiçbir davasının olmadığını sahada yaşananlar ortaya koymuştur. Esad parçalanmış Suriye’de kendisi için bir parça devletçiği garanti eden herhangi bir aktöre kolayca biat edecek bir çizgidedir. Bu yapısıyla kullanılmaya hazırdır.

Ayrıca unutmamak gerekir ki, Ankara’daki üçlü zirveden mutlu olmayacak başka biri daha varsa o da Esad’dır. Türkiye ile Rusya yakınlaşmasının sebep olabileceği muhtemel Rusya için Esad soğuması hiç de arzu etmediği bir durumdur.

Sonuç olarak, başta ABD olmak üzere Batı için geç kalan kimyasal silah duyarlılığının zamanlaması manidardır… Yine de bu zatları gelin insanlığa davet edelim ve diyelim ki; Suriye’de ayrımsız tüm terör örgütlerinin kökünü kazıyarak, meşruiyetini yitirmiş ve açık olarak insanlığa karşı suç işlemiş olan Esad’dan arınmış, Suriye’nin tüm mazlum halklarının geleceklerine sahip çıkma zeminin üretildiği, toprak bütünlüğü ve egemenliği korunmuş bir Suriye için geç kalan duyarlılığınızı ve çabanızı bekliyoruz… Bu sizin için geç de olsa bir insanlık sınavıdır… Bilesiniz…

Önerilen Haber

ABD’nin zamana oynaması

Türkiye açısından Suriye’deki gelişmeler hayati önemini korumaya devam ediyor. Bir yandan Soçi mutabakatı kapsamında İdlib’e …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir