Anasayfa / Köşe Yazıları / Karanlıktan aydınlığa…; 15 Temmuz Direnişi

Karanlıktan aydınlığa…; 15 Temmuz Direnişi

15 Temmuz’un 2. yılındayız. Karanlıktan aydınlığa dönüşen o gecenin büyük direnişi tarih sayfalarına altın harfleriyle işlenmiş durumdadır. Hiçbir kuvvet bu gerçeği değiştiremez.

15 Temmuz gecesi karanlık bir geceydi. 40 yıldır ülkenin tüm kurumlarına sızmış bir ihanet şebekesinin, emperyalist efendilerinden aldıkları cesaretle ülkeyi kaosa, iç çatışmaya, işgale yeltendiler. Yeni bir Suriye üretmeyi hesapladılar. Tüm terör örgütleriyle ittifak içinde gecenin seyrine göre onların da devreye girmesini planladılar. Başaramadılar…

Bugüne değin hiçbir sömürgeci güce boyun eğmemiş Türk Milleti canını verdi, istiklalini teslim etmedi. Karanlığı aydınlığa çevirdi. Korkuyu öldürdü, ihaneti püskürttü. Tüm dünyaya demokrasi dersi verdi. Küresel şer odakları, sömürü baronları, emperyalist merkezler ve maşaları böyle bir bilinçle, böyle bir inançla, böyle bir dirençle karşılaşacaklarını hiç hesap etmediler. Tüm planları bozuldu. Maskeleri düştü. Piyonları deşifre oldu.

O gecenin sabahı küresel efendileri çok ağlaştılar. Atlantik ötesinden “muhataplarımızı kaybettik” itirafları duyuldu. İçimizdeki bir başka devletin derin yapılanmasının çöküşüne tanık olundu. Türk Milleti geleceğine sımsıkı sarıldı. O gece yeni bir Çanakkale direnişi yaşandı. O gece yeni bir milli mücadele yaşandı. Yeniden İstiklal yürüyüşünün meşalesi ateşlendi. O gece yeniden Kuvva-i Milliyi uyandı. Halkıyla güçlü ve yılmayan bir lider buluşmasına, devletine, toprağına, bayrağına ölümü pahasına sahip çıkan kocaman bir yürekliliğe şahit olundu.

15 Temmuz tarihe buW+ gerçeklerle işlendi. Bundan rahatsız olanlar, o gece kalkışmanın başarılı olmasını isteyenler, 15 Temmuz’u hiç benimsemediler. 15 Temmuz’la hep kavgalı oldular. Ama 15 Temmuz gerçeğini hiçbir şekilde değiştiremediler.

Ancak bunun için çok çabaladılar. Bilerek, isteyerek o gecenin direniş ruhunu köreltmeye yeltendiler. İlk geceden itibaren o gecenin rengine göre pozisyon alanlar, dillerine doladıkları “kontrollü darbe” , “tiyatro” yakıştırmalarıyla, o gecenin yaşanan gerçeklerini çarpıtmaya, FETÖ ağzıyla konuşmaya ısrarla devam ettiler.

FETÖ ihanet şebekesi ve kuyrukları birbirine bağlı diğer tüm terör örgütleriyle en kapsamlı hukuki ve kurumsal mücadele için OHAL’in ilan edildiği 20 Temmuz ‘u asıl darbe olarak niteleyerek, 15 Temmuz kalkışmasını, kaos planını aklamaya cüret ettiler.

Bu yaklaşımlar FETÖ mahsulüdür ve bu topraklarla hiçbir ilişkisi yoktur. Bu yaklaşımı sergileyenlerin FETÖ’ye sürekli umut olmaları, nefes kanalı olma çabaları, esasen bu kirli örgütün arakasındaki küresel efendilerine duyulan ilgiden, onlardan beklenen destekten kaynaklanmaktadır.

İktidar- muhalefet ilişkisini ve siyasetini, FETÖ gerçeğinden ve bu örgüte karşı verilmesi gereken amansız, tavizsiz, soluksuz mücadeleden bağımsız değerlendirilemez. Seçim süreci boyunca ağızlarında net bir terör mücadelesi ajandası, açık bir FETÖ mücadelesi hedefleri çıkmayanların muhtemel iktidarında FETÖ’nün beklentilerinin devreye girmesi kaçınılmazdı.

Seçimler sonuçlanmış olsa da FETÖ’ye bu umudu verenler, beklentiye sevk edenler tarih önünde sorumludurlar. Zira bu örgütün ülke içinde büyük ölçüde beli kırılmış olsa da dış bağlantıları, küresel ağı ve onların arkasındaki küresel şer odaklarının desteği diri ve canlıdır. Bu nedenle 15 Temmuz bilinci, tarihe işlenmesi ve her daim diri ve canlı tutulması gereken vatan görevidir.

23 yıl önce Bosna’da Srebrenitsa’da yaşanan soykırıma ilişkin Bosnalı Müslümanların bilge lideri, Aliye İzzetbegoviç demişti ki; ”unutulan soykırım tekrarlanır”. Şimdi biz de diyoruz ki, unutulan ihanet de tekrarlanır.

15 Temmuz bilincini yerleşik kılmak hepimizin boynunun borcudur. Bu borcumuz vatan borcudur. 15 Temmuz’un 250 şehidine olan borcumuzdur. Onlar ve sokaklara dökülen tüm gazilerimiz. Kışlarında, görev yerlerinde direnen Mehmetçiklerimiz, güvenlik güçlerimiz. Allah tümünden binlerce kez razı olsun. Onların varlığıyla bu toprakların istiklal meşalesi söndürülemedi. Allah tüm şehitlerimizin üzerinden rahmetini esirgemesin.

15 Temmuz’u unutturmaya çalışanlara karşı bir kez daha haykırıyoruz; unutursak kalbimiz kurusun…

 

https://www.aksam.com.tr/yazarlar/prof-dr-yasar-hacisalihoglu/karanliktan-aydinliga-e2-80-a6-3b-15-temmuz-direnisi/haber-754307

Önerilen Haber

ABD‘yi yönetenlerin sancısı

Derin ABD’nin hezeyanlarıyla bir kez daha karşı karşıyayız. Adalet ve İçişleri bakanlarımız hakkında verdikleri karar, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir