Anasayfa / Köşe Yazıları / Gönüllü sömürgeciliğe heveslenenler

Gönüllü sömürgeciliğe heveslenenler

“Post modern dünya çifte standarda alışmalı. Biz kendi aramızda, hukuk ve açık işbirliğine dayanan güvenlik ilkeleriyle ve kanunlarla hareket etmeliyiz; ancak post modern Avrupa kıtasının dışında kalan eski moda devletler söz konusu olduğunda, önceki çağın katı yöntemlerine geri dönmemiz gerekir: Güç kullanımı, önleyici saldırılar, hile gibi gerekli her yola başvurmalıyız.

Kendi aramızda hukuku korur, yasalara uyarız. Ama balta girmemiş ormanda mücadele ederken, orman kanununa göre davranmalıyız.”

Bu sözler, İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair’in dış politika danışmanlığını yapmış olan emekli diplomat Robert Cooper’a ait. 7 Nisan 2002 de The London Observer’da yayımlanan “Yeni Liberal Emperyalizm” (“The New Liberal Imperialism”) başlıklı makalesinde yer alan bu sözlerde bahsedilen “biz ve onların” kimler olduğu açıkça ortaya konuyor.

Dünyayı Batı’dan ibaret sayan, Batı dışında kalanları ise balta girmemiş orman olarak gören bir zihniyetin üretebileceği en ulvi çözümde, 21. yüzyılda bile olsa sömürgecilikten başka bir yöntem değildir.

Cooper’ın; “kendi içimizde hukuk ama kendi dışımızda hukuk dışılık” olarak tercüme edilecek olan fikrinin bugün fiilen yaşamadığını söyleyebilecek kim vardır? Vicdan ve akıl yoksunluğu yaşamadan bugün aynı zihniyetin geçerli olmadığını söyleyebilecekler kimlerdir?

Aynı makalesinde Cooper bakın başka neler söylüyor; Günümüzde yeni bir emperyalizme gerek vardır. Ancak bu, insan hakları ve kozmopolit değerlere uygun bir emperyalizmdir. Aynı zamanda bu emperyalizm, gönüllülük ilkesi temelinde yeni bir düzeni ve yükselen bir örgütlenmeyi getirecek bir emperyalizmdir.

Bu tarz emperyalizm, küresel ekonomide IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlarla gönüllü olarak yaşanmaktadır. Bu “gönüllü emperyalizmdir”. Bu uluslararası kurumlar küresel ekonomiye, yatırım ve refahın işleyişine katılmak isteyen devletlere yardım etmektedirler. Bunun karşılığında ise yardım ihtiyacı duyulan siyasi ve ekonomik başarısızlıkları tedavi edecek taleplerde bulunurlar:”

Emperyalizme yeni bir çehre çizen, sömürgeleştirmeyi olağanlaştırarak, IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlar eliyle yürütüldüğünü belirten Cooper’a karşın, bugün uluslararası ortamda farklı bir durumun olduğunu söyleyebilecekler var mıdır?

Yani; “ne sömürgeciliği, ne post modern emperyalizmi nereden çıkarıyorsunuz bunları. Batı kendisi dışındakilere hak hukuk adalet için canını vermeye, malını, servetini paylaşmaya hazırken nereden çıkarıyorsunuz bu yakıştırmaları. Batı demek; eşitliği, hukuku, insan haklarını, demokrasiyi, refahı hiçbir karşılık beklemeksizin yeryüzüne yayabilmek için helak olmak demektir.” Bu sözleri; vicdanı çoraklaşmadan, zihni işgale uğramadan söyleyebilecek birisi var mıdır?

Kim varsa bilinsin ki, bu tezgahın içindedir. Ya maskelidir av aramaktadır. Ya da açık bir sömürge misyoneridir. Bugün de bu düzeni bizlere dayatmak isteyenlere karşı direncimiz sürüyor. Ama kabul edelim ki, “gönüllü sömürgeciliğe” razı içimizden yeni devşirmelerin de sahaya sürülme süreci de sürüyor. Demokrasi, barış, insan hakları maskeleriyle gönüllü sömürgeciliğin payandası olanları ve olmaya can atanları çok iyi tanıyoruz. Kimlerin bu toprağın mahsulü olduğunu, kimlerin küresel efendilerinin sahte yüzleri, plastik suretleri olduğunu da çok iyi biliyoruz…

Boyun eğmeyeceğiz…

Önerilen Haber

Hendek terörünü unutturmaya çalışanlar (1)

PKK’nın siyasi ayağı olarak varlığını korumak isteyen HDP’ye, ısrarla taşıyıcı annelik yaparak, sözde demokrasi havarisi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir