Anasayfa / Köşe Yazıları / FETÖ, PKK/PYD mücadelesinde merak ettiklerimiz

FETÖ, PKK/PYD mücadelesinde merak ettiklerimiz

Küresel şer odakları merkezli “Erdoğan’sız Türkiye” projesinde sonuç alabilmenin her yolu deneniyor. Türkiye’nin gerçek gündemini perdeleyebilmek için, yapay krizler çıkarmaya çalışmak en büyük arzuları. Özellikle bu sıralarda tutundukları alan ekonomi. Kur ve faiz baskısı üzerinden kriz çıkarabilmek, ülkeyi eskinin IMF vesayetine döndürebilmek en büyük emelleri. Yıllardır denedikleri sokak çatışmalarını yaygınlaştırarak, hakim kılmanın yeterince sonuçlarını alamayınca, topyekun saldırıya geçerek 15 Temmuz kaos planını devreye soktular. Ondan da sonuç alamadılar. Ama pes etmediler ve tüm terör örgütlerinin kuyruklarını birbirine bağlayarak, Türkiye’nin istiklalini kastetmenin şerrine sarıldılar. Bu noktada bir kararlılık devreye girdi. Türk ordusu, Türk milletiyle bütünleşerek, içindeki ihanet şebekesini temizledikçe güçlenerek, siyasi iradenin kararlılığıyla, güçlü liderlikle küresel şer planlarını bozan adımlar attılar. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarıyla, emperyalizmin kirli oyunlarını bozarak, bu toprakların istiklal meşalesinin söndürülemeyeceğini dosta, düşmana bir kez daha hatırlattılar.

Bu süreç asla sonlanmadı. Ne FETÖ’sü, ne PKK/PYD’si arkasındaki küresel efendilerinin maşaları olarak bütünüyle körelmedi. Ama Türkiye’nin mücadele kararlılığı aynı inançla, aynı dirençle sürüyor. Mart ayında başlayan Kandil operasyonu olanca hızıyla sürüyor. Kandil’e ilerleyiş sürüyor. Terör örgütünün elebaşlarının derdest edilmesi için vakit daralıyor. Bu noktada seçim sürecinde iktidar alternatifi durumunda olan, olması gereken ana muhalefet partisinin sözcülerinden maalesef cevabını beklediğimiz sözleri duyamıyoruz. Ne seçim bildirgelerinde yazılı bir açıklamaya rastlıyoruz, ne de miting meydanlarında bu konuda hepimizi rahatlatacak bir söz, bir açıklamaya denk geliyoruz. Ne mi duymak istiyoruz?

FETÖ ihanet şebekesinin özellikle küresel ağı hâlâ diri ve canlı ise ve hâlâ Türkiye’nin yakın geleceğine ilişkin bir beklentisi var ise bu noktada CHP’nin bu yapıyla nasıl, hangi yöntemlerle mücadele edeceğini bilmek istiyoruz. 15 Temmuz’a “kontrollü darbe” diyen buna karşılık Meclis kararıyla OHAL’in ilan edildiği 20 Temmuz’u “asıl darbe” gören bir siyasi çizginin FETÖ’ye umut olacağı kaygısıyla bu çizgiden vazgeçip geçmediğini merak ediyoruz. Özellikle parti yönetiminde olmadığı için CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin özellikle bu konudaki görüşünü merak ediyoruz. Sosyalist enternasyonale üyesi olan bir partinin Avrupa’daki muhataplarına 15 Temmuz gerçeğini, FETÖ melanetinin nasıl bir şey olduğunu, herkesten çok daha fazla onların nasıl mücadele edeceklerini anlatıp, onlardan destek isteyip istemeyeceklerini merak ediyoruz.

Öte yandan PKK/PYD terör yapısına yönelik gelinen noktaya ilişkin nasıl bir tavır alacaklarını da merak ediyoruz. “Afrin’e girmeyin” , “PYD’nin terör örgütü olup olmadığını kesin olarak bilemeyiz”, “sınırımızda başkası olacağına PYD olsun” diyen parti genel başkan ve üst düzey yöneticilerinin benimsediği dilin ve yaklaşımın sürüp, sürmediğini merak ediyoruz. Yine cumhurbaşkanı adayı İnce’nin parti yönetiminden ayrı olarak, bu konudaki görüşlerini merak ediyoruz. Apolet sökme tehdidinin bu çizgiyle ilişkisinin ne olduğunun açıklanmasını istiyoruz. Seçim tarihi belli olmadan önce başlayan Kandil’e yönelik operasyonu ısrarla seçimle ilişkilendirerek, operasyonun seçim sürecinde durmasının arzulanmasının gerçek nedenlerini merak ediyoruz. HDP’nin hiçbir şekilde PKK’dan bağımsızlaşmayan çizgisinin başta Kürt halkının terörden, terör örgütünden özgürleşebilmesinin önündeki en temel engel olduğu gerçeğini neden göremediklerini merak ediyoruz. Demirtaş’ın terör örgütün elebaşı için “alışsanız iyi olur biz daha onun heykelini dikeceğiz” meydan okumasına ve hâlâ HDP sözcülerinin hendek terörünü aklama çabalarına rağmen CHP’nin bir adres olmak yerine HDP’yi koruyup kollamalarının nedenlerini merak ediyoruz. Bölgede AK Parti’nin önünü kesmek için, PKK/PYD terör anatomisinden kopmayan HDP’ye kol kanat germek yerine kendilerinin bir parti olarak neden umut olamadıklarının cevabını merak ediyoruz.

Seçimlerde HDP’ye oy devşirmeye çalışarak, terörden usanmış, vicdanı körelmemiş, zihni ele geçirilememiş, küresel sömürü ve terör baronlarına maşa olmamış Kürt halkının PKK’dan özgürleşmesinin yolunu niye tıkadıklarının cevabını merak ediyoruz.

Türkiye’nin bu temel sorunlarına niçin ısrarla değinilmediğini de çok merak ediyoruz. Biz de cevapları var ama yine de onlardan istiyoruz…

https://www.aksam.com.tr/yazarlar/prof-dr-yasar-hacisalihoglu/feto-pkkpyd-mucadelesinde-merak-ettiklerimiz-c2/haber-744388

Önerilen Haber

ABD’nin zamana oynaması

Türkiye açısından Suriye’deki gelişmeler hayati önemini korumaya devam ediyor. Bir yandan Soçi mutabakatı kapsamında İdlib’e …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir