Anasayfa / Köşe Yazıları / 4.yılında 15 Temmuz bilinci

4.yılında 15 Temmuz bilinci

15 Temmuz destanının 4. Yılındayız. 15 Temmuz gecesinin duyguları, kararlılığı, inancı, direnci bugünde yüreğimizde ve zihnimizde. Şehitlerimizi rahmetle anıyor, Gazilerimize minnet duygularımızı sunuyoruz.

Onlar ki, o gecenin karanlığını aydınlığa çevirenlerdir. Hiçbir engeli gözetmeden, şahsi çıkar, ikbal düşünmeden, canı pahasına, tankların altına yatan, mermilere göğüslerini siper eden, korkmadan, yılmadan o geceyi aydınlığa çıkaranlar Onlar. Onlar kahramanlarımız.

Bu toprakların yılmaz evlatları olarak, istiklalin değerini bilen, ülke, millet sevdalıları olarak tereddüt etmeden ihanet şebekesine karşı zaferin sahibi oldular.

Onlar da bazıları gibi gecenin rengini bekleyebilir ve ona göre saf tutabilirdiler. Onlar da bazıları gibi saklandıkları kovuklarında, olan olsun sonrasına bakalım diyebilirdiler. Demediler. Saflarını hemen belli ettiler. Elleriyle tankları durdurmaya kalktılar, pes etmediler yılmadılar. 15 Temmuz kahramanlarımıza ne kadar dua etsek azdır.

Hepimize büyük bir tarihi sorumluluk yükledir. Unutmayın dediler. Unutulan ihanet tekrarlanır dediler. Yaşananları bilinç düzeyinize kazıyın dediler.

Evet 15 Temmuz bilinci yaşıyor, yaşayacak. Bilinenleri bilince taşımaya devam edeceğiz.4 yıl değil 100 yılda geçse, bu ihanet unutulmayacak.

Zira bilmeliyiz ki, FETÖ ihanet şebekesi, hala umut peşinde. Yargılanıp, birkaç kez ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar bile serbest kalacaklarına inanıyorlar. Neye, kime güveniyorlar? Nedir onların umutlarını diri, canlı tutan?

Cevabı çok açıktır. Arkalarındaki küresel efendilerinin eksilmeyen desteği ve canlılığını koruyan kurdukları küresel ağın varlığıdır onları umutlandıran.

Türkiye içinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sarsılmaz iradesi ve kararlılığıyla büyük ölçüde ihanet şebekesinin belli kırılmıştır ama küresel desteği devam ettikçe umutları tükenmemiştir. Ancak küresel desteğin de Türkiye içinde tekrar başarılı olabilmesinin tek imkanı vardır. O da ihanet şebekesinin ülke içinde bir siyasi kulvarla iç içe geçebilme imkanıdır. Bu imkanı yakalayabilmek için bugün büyük çaba içindeler.

Bunun için Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığına dayalı siyasi cephe kurmak ve genişletmek istemekteler. Cumhur ittifakının mümkünse dağılması, değilse karşı ittifak desteklenerek, siyasi bir umut beslemek istiyorlar.

Yaptıkları kötülüklerden, ihanetten aslan pişmanlık duymayanların yeni şer umudu buna dayalıdır. Bu umudu onlara aşılayan küresel efendileridir. ABD’den peş peşe raporlar yayınlanmaktadır. RAND Corporation gibi CIA kontrolündeki ABD’nin strateji kuruluşları, Türkiye-ABD ilişkilerindeki sorunların çözümünü bu şer beklentisine bağlamış durumdadırlar. Nitekim RAND’ın son yayınladığı raporda olduğu gibi, Türkiye’nin Türkiye’den kararlılıkla yönetilmesi anlamına gelen milliyetçi rotasından açıkça rahatsız olduklarını beyan etmektedirler.

Türkiye’nin tüm terör örgütlerine karşı verdiği mücadeledeki kararlılık, rahatsızlıkların odağıdır. Zira bizzat kendileri hem maddi hem manevi kayba uğramaktadırlar.

Bu yüzden de asla unutulmamalıdır ki; Türkiye’nin iç politikası, ABD’ nin dış politikası olmaya devam ettiği sürece, FETÖ için nefes kanalları tesis edilebilir, bunun için bir siyasi kulvar ortaya çıkartılabilir veya var olanları desteklenebilir.

15 Temmuz şanlı destanını gölgelemek, karalamak için; “kontrollü darbe, tiyatro “yakıştırmalarını yapanlar, FETÖ ve tüm terör örgütleriyle daha etkin mücadele etmek için OHAL’in ilan edildiği 20 Temmuz’u, ”asıl darbe budur” diyerek dilinden düşürmeyenler dün de, bugün de FETÖ’ ye umut olmaya devam ediyor.

Türkiye Sevdalıları da; 15 Temmuz bilinciyle bugüne de, geleceğe de inançla, dirençle sahip çıkmaya devam ediyor…   

Önerilen Haber

Ayasofya’yla Dertlenenlerin Hazımsızlığı

Ayasofya’nın ibadete açılması konusunda Danıştay’ın kararını açıklamasını bekleyen Hükümet, kendi kararını yakında verecek. Bu arada …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir